77 result(s) in 8 page(s)
Previous Page
-
1 /
8 -
Next Page
07/05/2008, Wednesday - 01:18
Pardus'un bu yılki staj başvuruları sonuçlandı bir kısmınızın bildiği gibi. Her ne kadar bu defa değerlendirme ekibi içerisinde değildiysem de staj başvuruları geneli ile ilgili -geçen sene yaptığım gibi- bir takım genel bilgiler vermek istedim.
Geçen sene 170 civarında değerlendirmeye değer başvuru varken bu sene değerlendirmeye giren başvuru sayısı 114'te kalmış. Bununla beraber bu rakama ve buradaki bilgilere GSoC başvurularının dahil olmadığını belirtmek isterim.
Elbette başvuruların çok büyük bir kısmı üniversite öğrencilerine ait:
Cinsiyet dağılımı ne yazık ki geçen seneden pek farklı değil. Geçen seneki gibi kadınların erkeklere oranı yüzde on civarında.
Aşağıdaki grafik gönderilen başvurulara eklenen dosyalar için hangi formatların tercih edildiğini gösteriyor. Geçen seneki durumla karşılaştıracak olursanız Doc formatını tercih edenlerin sayısındaki hazin düşüş dikkatinizi hemen çekecektir. Bu arada evet, yanlış görmüyorsunuz: ABW.
Başvuru ile beraber örnek çalışma (kod, tasarım v.s.) göndermenin ne kadar önemli olduğunu tahmin etmek zor değil. Bu sene geçen seneye nazaran örnek çalışma gönderenlerin sayısında muazzam bir artış göze çarpıyor. Bu durumun, bu sene staj başvurusunda bulunan adayların geçen sene başvuranlara nazaran daha bilinçli ve kararlı olduklarına delalet olduğunu düşünmek yanlış olmaz sanırım.
Aşağıdaki grafik adayların bildiklerini söyledikleri programlama dillerini gösteriyor. Dağılım neredeyse geçen senenin aynı. Bununla beraber ODTÜ'de fonksiyonel programlama dilleri anlatan ve materyal olarak Haskell kullanan bir hocamız var sanırım başvurularda gördüğüm kadarı ile, kendisine teşekkür ediyor saygılar sunuyorum. Bunun yanında söylenecek pek çok şey var genel durum ile ilgili, fakat söylemeye gerek yok.
Pardus stajı için hangi üniversiteden kaç başvuru geldiği de aşağıdaki grafikte yer alıyor.
Aşağıdaki isimler değerlendirme sonunda staja kabul edilen başvurulara ait:
- Ahmet Emre Aladağ (Işık Üniversitesi)
- Burak Alkan (Kocaeli Üniversitesi)
- Çağlar Kilimci (Anadolu Üniversitesi)
- Ender Demirkaya (Bilkent Üniversitesi)
- Fatih Arslan (Hacettepe Üniversitesi)
- Fatma Ekici (Boğaziçi Üniversitesi)
- Fethican Coşkuner (İzmir Ekonomi Üniversitesi)
- Furkan Çalışkan (Sakarya Üniversitesi)Hakan Kaynar (Sabancı Üniversitesi)
- Hüseyin Berberoğlu (Ege Üniversitesi)
- Mehmet Akmanalp (Worcester Polytechnic Institute)
- Mehmet Özgür Bayhan (Ege Üniversitesi)
- Mustafa Çolpan (Balıkesir Üniversitesi)
- Okan Türkeş (Yeditepe Üniversitesi)
- Sami Arpa (Bilkent Üniversitesi)
- Tolga Günkut (Kocaeli Üniversitesi)
- Uğur Tutar (Anadolu Üniversitesi)
Umuyorum Pardus için en az geçen seneki kadar verimli bir staj dönemi olur. Umuyorum kabul edilen bu isimler bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirir ve en az geçen seneki arkadaşlarımız kadar faydalanırlar. Hepsine başarılar, başvuran herkese teşekkürler.
Tags:
pardus
haber
istatistik
geliştiriciler için
15/03/2008, Saturday - 03:09
Durdum durdum, 2004 yılının Mayıs ayından bu güne değin Pardus hata takip sistemi nde neler olup bitmiş diye merak edenler için bir şeyler yapayım dedim
Bugzilla'dan verileri toplayacak sonra da güzel güzel plot'lar oluşturacak bir betik yazdım üstün körü, ortaya aşağıdaki grafikler çıktı. Geliştiriciler ve takipçiler grafikleri okuyup kendi yorumlarını getirecektir muhakkak, fakat ben Bugzilla'nın durumunun fena olmadığını düşündüm grafikler gelince karşıma. Pardus 1.0 Alpha'nın duyurulmasından sonra meydana gelen 250 hatalık sıçramayı çok iyi kotarmış olmamıza rağmen Pardus 1.0'ın çıkışının ardından ipin ucunu biraz kaçırmışız, sonra da yakamız pek bir araya gelmemiş, olur, icabında hepsi çözülür.
İlk grafik raporlanan, kapanan ve açık kalan hataların aylara göre gidişatını gösteriyor:
Aşağıdaki arkadaşımız ise hataların kapatılma nedenlerine dair:
Tabi hataların bir de şu aşağıdaki aylara göre bar gösterimi var ki açılan ve kapatılan hataların değişimini daha net bir şekilde görmek için ideal. Her sürümün ardından hata takip sistemine raporlanan hataların artışını görmek sürpriz değil elbette, bununla beraber Pardus 2007'nin Alpha'sının duyurulmasından Pardus 2007'nin tam sürümünün duyurulmasına kadar geçen süreçte ay içerisinde çözülen/kapatılan hataların raporlanan hata sayısından fazla olduğunu görmek, bir noktada o dönemin pek verimli geçtiğini gösteriyor.
Merak edenler için dipnot: Doktora tarafında işler pek leziz. Yakında nanomanipulation / biosensing konularına da değinen bir makale yayınlamayı planlıyoruz; bir sonraki aşama da küçük askerle .. neyse. Siz bu adamları izleyin, bu konu hiç açılmadı sayalım.
Edit: Evren Esat Özkan, yukarıda bağlantısını verdiğim ve şu sıralar Türkiye'deki Internet kullanıcılarının tıklasalar da ne yazık ki ulaşamayacakları video'yu bir diğer video paylaşım sitesinde bulmuş.
Tags:
ben meren bey nasılım
pardus
istatistik
geliştiriciler için
23/08/2007, Thursday - 15:15
Dördüncü Pardus Geliştirici toplantımızı nihayet dün yapabildik. Haliyle biriken konular yüzünden toplantı biraz uzun sürdü. Dileyenler toplantı özetini bu adresten okuyabilirler.
KDE4 geçişinden Contrib deposuna, Wiki sorumluluğundan GPLv3 tutumumuza, 2007.3'ten beklediklerimize kadar bir çok konuda tartıştık, uzlaşmaya varmaya ve kararlar almaya çalıştık.
Fakat hiç bir toplantıda çözemediğimiz bir konu vardı ki dünkü toplantıda da bu konu ile ilgili bir sürpriz yaşanmadı. Bu meşhur konu nitelikli geliştirici sayımızın azlığı, bu sayının Pardus'un bilinirliği ve kullanılırlığı ile orantılı şekilde artmayışı. "Nitelikli" kelimesinin önceki cümlede geliştiricinin sadece teknik bilgi birikimini işaret eden bir sıfat olmadığını, onunla beraber ya da onsuz, "sorumlu geliştirici", "etkin geliştirici", "tuttuğunu koparan geliştirici" gibi kavramları da kapsadığını farz edin.
Selim Ok'un toplantının sonuna doğru 700 küsur açık hatamız olduğunu, bununla beraber hata sayımızın artış trendi gösterdiğini söylemesinin ardından bir önceki paragraftaki gerçeğe bir kez daha ulaştık: 710 açık hatamız var, çünkü bir kısım geliştirici işlerin yolunda gitmesi için sabah GUI programlamak, akşam ise kernel ile uğraşmak gibi gerçekçi olmayan bir efor ortaya koymak zorunda, paketlere atanan hataların üstesinden gelinemiyor çünkü geliştiricilerin çoğunun üzerinde onlarca, kimilerinin üzerinde ise güncellemeleri takip etmenin, hataları çözmenin insan üstü bir efor gerektireceği kadar fazla sayıda paket var, projeye yabancı katkıcı çekmekte güçlük çekiyoruz çünkü İngilizce belgelerimizin sayısı çok sınırlı, Türkiye'den katkıcı bulmakta güçlük çekiyoruz, çünkü, çünküsünü bilemediğim bir takım sebepler söz konusu.
Öte yandan elbette hiç yeni, nitelikli geliştirici projeye katılmıyor değil. Fakat artan bilinirliği ile beraber Pardus'tan beklenenlerin zamana bağlı artış eğrisi ile Pardus'un geliştirici sayısının zamana bağlı artış eğrisi neredeyse birbirleri ile 90 derece yapacak.
Bir özgür yazılım projesi olarak belgelendirme, çeviri, paketlere ilgi alaka, var olan hataları çözmeye çalışma gibi noktalarda faaliyet gösterecek insanları bulmakta neden bu kadar güçlük çekiyoruz? Toplantıda bunlar konuşulurken Erkan Tekman'ın aklına güzel bir fikir geldi ve "geliştirici sayımızı artırmak için aklınıza gelen fikirleri uygun bir zamanda listeye gönderebilir mi herkes?" dedi... Eh, neden olmasındı, belki gerçekten güzel bir fikir çıkardı..
Ben de buradan şansımı deniyorum: Nitelikli geliştirici sayımızı arttırmak için aklınıza gelen fikirleri paylaşır mısınız?
Tags:
pardus
27/05/2007, Sunday - 18:23
Didem, Doruk ve Koray ile beraber çıktığımız Artvin yolculuğundan 8 gün sonra döndük. Çok enteresan şeyler yaşadık, harika insanlarla tanıştık, sohbet ettik. Hiç hesapta yokken planlanan bu yolculuk Amerika'ya gitmeden önce hiç beklemediğim bir sürpriz idi kesinlikle. Yolculuğun bir yerinde Koray'la Anadolu'nun bir insan ömrü boyunca dolaşmak ve anlamak için çok büyük ve zengin olduğunu bir kez daha tasdik ettiğimizi konuştuğumuzu hatırlıyorum..
Böyle bir tatil tek başına da çok keyifli olabilirdi, fakat bize bu yolculuğun en anlamlı anlarını yaşatan Borçka Ticaret Meslek Lisesi ve Borçka Anadolu Meslek Lisesi'nin ilerici öğretmenlerine, okul müdürü Aslan Atan hocamıza ve Borçka Kaymakamı Hüseyin Gökdemir'e gönülden teşekkür ederim. Seminer salonunu dolduran öğrencilerin yoğun ilgisi ve sıcakkanlılıkları bizi o kadar şaşırttı ki her birimiz daha evvel onlarca seminerde konuşmuş insanlar olarak "heyecanlandık" ve neredeyse "konuşamadık". Borçka'nın derelerini tepelerini aşıp gelen ve salonu dolduran -tahminimce- 400'den fazla öğrencinin bir tanesine dahi özgür yazılımı, Pardus'u ve neden önemli olduklarını anlatmayı başarabildiysek gönül rahatlığı ile onca yola değdi diyebilirim. Daha önce de söylemiştim, tekrar ediyorum: liselere daha fazla ehemmiyet göstermek gerekli (Necdet Yücel ve çalışma arkadaşlarının projesi çok önemli bir boşluğu doldurarak materyal eksiğinin tamamlanmasında rol oynayacak diye umuyorum). Mümkün olsa tüm liselere tek tek gitmek gerekli. Öte yandan liselerde görev yapan genç ve dinamik bir öğretmen kadrosu ile açık fikirli yöneticilerin nelere vesile olabileceğini gördükten sonra "darısı her lisenin başına" diyorum.

Borçka semineri vesilesiyle çıktığımızı seyahat boyunca Ankara - Kırıkkale - Çorum - Tokat - Ordu - Giresun - Trabzon - Rize - Artvin - Erzurum - Erzincan - Sivas - Yozgat - Kırıkkale - Ankara patikasından geçtik. Tokat'ta -ayıptır söylemesi- Tokat Kebabı, Erzurum'da Cağ Kebabı, Artvin'de Kuymak, Barhal'da Civil ve Siron yedik. Hopa'ya kadar gelmişken Gürcistan sınırına gidip "biz içeriden anlayamadık, bir de dışarıdan bakalım bakalım" dedik, Artvin'in doğasını katleden utanç abidesi barajlar silsilesinin ilk adımı olan Borçka Barajına taş attık, Trabzon'da Serbülent Ünsal'ı yanımıza katıp Sümela Manastırı'na gittik, Tortum şelalesinin buharında ıslandık. Sarı Ahmet Oğlu Bekir Dede ile sohbet ettik. Keşke tek tek anlatmak mümkün olsa.. Yolculuk boyunca benim objektifime takılanların bir kısmını -ruhumun kalan kırıntılarını da Google'a satıp- buraya koydum (Koray'ın çektiği Lomo'ları ise ayrıca görmelisiniz).
Çok şey yaşandı bu yolculukta, fakat benim açımdan en güzel tarafı 10 yıl sonra nüfus cüzdanımda yazan adrese, Artvin ilinin Yusufeli ilçesinin Barhal (Altıparmak) köyüne gitmiş olmak ve doğal güzellikleri ile bir günlüğüne de olsa özlem giderip üstüne üstlük Koray, Didem ve Doruk'a gösterme şansı yakalamış olmamdı. Bizi -kendilerini ne kadar özlediğimi ancak görünce anladığım- Ahmet Pehlivan ve Mustafa Pehlivan, Maçkatlar'daki Marsis Pansiyon'da misafir ettiler, sağ olsunlar.
Yolculuk boyunca gördüklerim ve duyduklarım neticesinde yüreğimi parçalayan bir konu olan baraj projeleri ile ilgili bir yazıyı da Moleschino'ya yazacağım. Şimdi ise rüyadan uyanma ve realiteye konsantre olmaya çalışma zamanı...
Tags:
seminer
şehirler arası
ben meren bey nasılım
pardus
süper olay
fotoğraf
etkinlik
eş dost ekip kümesi
17/05/2007, Thursday - 19:58
Snakefood'a YALI ve PiSi'nin modül bağımlılıklarının haritasını hazırlattım (süper uygulama). Az sonra yola çıkacağım için ayrıntılı inceleyemedim henüz, siz bakarsınız artık.
- KPdf en fazla %400'e kadar büyüttüğü için -özellikle PiSi'ye- KGhostview ile bakmanızı tavsiye ederim. %800'e büyütüp beklemeye başlayın (5 dakikadan fazla sürerse korkmayın).
- Bu entry ilerleyen tarihlerde güncellenebilir (böyle bırakmak için değil hakkında bir şeyler yazmak için hazırladım graph'ları, fakat yalan oldu, Ankara'ya gidiyorum)..
- 10 saat sonra Ankara'dan gelen edit: Arkadaşlar neden kimse bana dur demedi? Ben yarın gidecektim ya hani Ankara'ya? Perşembe değil Cuma gidecektim hani? Bakın aynen şöyle oldu: Meren Perşembe Perşembe terminale gidip Varan bilet satış noktasındaki beyefendiye şöyle der:
- Merhabalar Internet'ten bilet almıştım, biletin orjinalini alabilir miyim.
- Tabi, isim ne idi?
- A. Murat Eren.
- (bir süre bakındıktan sonra) Murat Bey, bu akşama bilet almamışsınız.
- Aldım, eminim, Internet'ten aldım, referans numaram yok yanımda ama, aldım yani. Eminim.
- Hayır bileti almışsınız da, bu akşama değil, yarın akşama almışsınız.
- Nasıl olur... (Meren o sırada saatine doğru bir bakış atar, "Cuma" değil, "Perşembe" yazmaktadır).
- ...
- Ee peki bu akşama yeriniz var mı? :(
- Var :)
Bu da doğru tarihe bilet alıp yanlış tarihte evden çıkma mevzusuna bir örnek teşkil etsin. Senin de boynun altında kalsın Meren Faktörü.
Tags:
pardus
meren faktörü
geliştiriciler için
13/05/2007, Sunday - 20:39
İlki bir incelemeden ziyade bir makale ve doğrudan Pardus ile ilgili değil aslında, sadece içinde Pardus'taki Python kullanımına çeşitli atıflar bulunuyor: Rethinking the Linux Distribution. George Belotsky tarafından yazılmış, O'Reilly'de yayınlanmış, ardından Slashdot'ta da haber yapıldı. Eren Türkay ulaştırmıştı.
İkincisi ise Steven York tarafından yazılmış bir inceleme yazısı: Review: Pardus Linux 2007.1. Steven'ın incelemesini, okurlarına "bana incelemek için bir Linux dağıtımı önerin" diye sorduktan sonra gelen Pardus önerileri üzerine yazmış olması da Pardus'un bilinirliğinin yavaş yavaş artmaya başladığını gösteriyor. Bunu da Fatih Aşıcı haber verdi.
Bu da "ama bu haksızlık" bonusu:
Tags:
pardus
haber
geliştiriciler için
12/05/2007, Saturday - 20:17
Önceki günlük girdimde de bahsettiğim gibi sevgili Faik Uygur ile beraber Ege Üniversitesi'ndeki I. BÖTE Kurultayı'nda bir Pardus semineri verdik. Bir çok üniversiteden gelen BÖTE öğrencileri ve öğretim üyeleri ile sohbet etme ve fikir alışverişinde bulunma imkanı yakaladık.
BÖTE'ler Türkiye'nin bilişim geleceğinin kaderini etkileyecek bir öneme sahip olan insanları yetiştiren bölümlermiş de haberim yokmuş. Kendileri de doğru şekilde tanınmadıklarından muzdariptiler. Ben bile bu işlerin nispeten içinde bir insan olarak BÖTE'lerin ilk ve orta öğretim için "bilgisayar öğretmeni" yetiştiren bölümler olduğunu düşünüyordum. Cahilliğime doymayayım.
BÖTE'nin açılımı "Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi" (="Computer Education and Instructional Technologies"). İdeal dünyada bir BÖTE mezununun vazifesi görev aldığı ilk veya orta öğretim kurumundaki derslerin bilgisayar desteği ile nasıl daha etkin bir şekilde verilebileceğini araştırmak ve planlamak olması gerektiğini anladım konuşulanlardan (bir analoji ile zenginleştirmek gerekirse, bir FRP partisindeki Bard gibi düşünebilirsiniz kendilerini). Örneğin Anadolu Üniversitesi'nin BÖTE Bölümünün araştırma konuları bu konuda daha net bir fikir verecektir:
- Bilgisayar destekli eğitim,
- Bilgisayar destekli yabancı dil eğitimi,
- Eğitim ve okul sistemlerinde bilgisayar kullanımı,
- Internet ile öğretim,
- Eğitim yazılımları,
- İstatistik.
Bu şekilde incelendiğinde BÖTE bölümlerinin mezunları gittikleri okullardaki öğrencilerin ve öğretmenlerin bilgisayarla doğru bir şekilde tanışmalarını sağlayan, bilgisayardan nasıl faydalanabileceklerini gösteren bilge kişiler pozisyonundalar. Katıldığım oturumlarda edindiğim izlenime göre Milli Eğitim Bakanlığı ve Okullardaki anlayış ve beklenti bundan bir miktar farklı; yine katıldığım oturumlarda edindiğim izlenime göre BÖTE'ler hali hazırda, mezunlarının sadece birer "bilgisayar öğretmeni" olmadıklarını anlatma savaşını veriyor ve vazifelerinin doğru şekilde anlaşılması için çabalıyorlar. Bu savaş bizim katkıda bulunabileceğimiz bir şey değil. Fakat bunun dışında, bizim de yapmamız gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.
BÖTE'ler bulundukları konum itibarı ile özgür yazılım ve faydalarının ilk ve orta öğretim kurumlarında eğitim gören genç dimağlara ulaşmaları noktasında kilit bir rol oynayabilirler. Fakat gördüğümüz kadarı ile bırakın gittikleri yerde bahsetmeyi ve kullanmayı, şu anda tabi oldukları eğitim sistemi dolayısıyla kendilerinin tanışmaları dahi olsa olsa rastlantı olarak nitelendirilebilir.
Biz de bu noktada Ege Üniversitesi'nde bir kaç ilerici öğrencinin atılımı ile gerçekleştirilen BÖTE Kurultayı'na özgür yazılımı, Linux'u anlatmaya, önemlerini vurgulamaya, kendilerini Pardus'tan haberdar etmeye ve Pardus'tan neler bekleyebileceklerini öğrenmeye gittik. Temelde amacımız "elimizde bunlar var, sizin neye ihtiyacınız var?" sorusunu sormak, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaktı. Öncesinde Faik'le beraber aşağıdaki sunumu hazırlamıştık (hatta daha sonrasında bu alışılmadık sunum tekniği ile ilgili olumlu eleştiriler aldık):

Faik sunumun bir bölümünde Kdeedu paketi içerisinde gelen uygulamaların bazılarını tanıttı. Bu uygulamaların verimli görünüp görünmediğini öğrenmek istedik. Gelen tepkiler fena değildi, Türkçe ve Türkiye ile ilgili eksiklerinin kapatılması halinde kullanışlı göründüklerini söylediler. Belki bu konuda BÖTE öğrencilerinin de katılarak destek ve önerileri ile yönlendirecekleri bir "yerelleştirme/uyarlama projesi" başlatmak ve bunu duyurmak, daha sonrasında çalışma sonuçlarını tüm BÖTE bölümlerinde tanıtmak gerçekten gerekli.
Öte yandan BÖTE öğrencilerinin bir diğer isteği de işlerinin bir kısmını oluşturan "eğitim yazılımı geliştirme" ortamını tanıtan materyaller. Örneğin görsel, interaktif eğitim uygulamalarının açık sistemler üzerinde nasıl oluşturulabileceğine dair bir NASIL belgesi (HOWTO), onların takip edip öğrenerek kendi işlerini Linux üzerinde de görebilmelerini sağlayacaktır. Bu NASIL belgesi içerisine web sayfası hazırlamak için gerekenler de, görsel programlama dilleri ve geliştirme ortamlarının tanıtılması da giriyor.
Bir süre aklımızın bir köşesini bu konularda neler yapılabileceğini düşünmek için kullansak harika olur. İlk proje (yerelleştirme/uyarlama) için de ikinci proje (yazılım geliştirme ortamı ve araçlarının tanıtımı/anlatımı) için de sonuçlarını hemen hayata geçirip önlerine koyabileceğimiz, yol haritası bizim kontrolümüzde olan bir işletim sistemi ortamının elimizin altında olması da çok büyük bir avantaj bence.
BÖTE'leri özgür yazılım ile tanıştırmak, onları bu sistemler üzerinde etkin üretim yapan ve bu sistemleri kullanan insanlar haline getirmek Türkiye'ye, sonuçlarını hemen göremeyeceğimiz bir avantaj sağlayacak diye düşünüyorum. Kimse, BÖTE öğrencileri de, bu bölümlerin öğretim üyeleri de özgür yazılım ve Linux'un felsefi temellerinin gücüne ve kullanılmalarının gerekliliğine muhalefet etmiyor; herkes "keşke kullanabilsek" diyor. Onlara yardımcı olmaya çalışmak, sorunlarını çözmek için uğraşmak bu ülkedeki özgür yazılım bilişimcilerinin ve savunucularının görevlerinden birisi bana kalırsa. İnanıyorum ki eğer organize olup başlayabilirsek, bu çalışmalar hep bahsettiğimiz özgür yazılım ve Linux kullanımının önündeki "kırılamayan alışkanlıklar" problemini bertaraf etmiş olmak gibi bir sonucu bir kaç yıllık süreçte beraberinde getirebilir.
Tags:
seminer
pardus
etkinlik
bu senin kendi düşüncen hocam
geliştiriciler için
bunarı biliyor muyuz
makale tandansı
08/05/2007, Tuesday - 22:23
Pardus geliştiricileri olarak üçüncü IRC toplantımızı Şenlik dolayısıyla hatırı sayılır bir geliştirici kitlesinin Ankara'da olacağından hareketle ODTÜ kampüsünde faaliyet gösteren Çatı Kafe dolaylarındaki bir ağacın gölgesine denk gelen çimenlerin üzerinde gerçekleştirdik. Toplantıda tartışılan konular ve alınan kararlar, gelişmeleri takip eden ve olacakları merak edenler için burada yer alıyor.
Toplantı esnasında Ekin'e güncellemelerin takibi ve depolara ilişkin duyuruların hazırlanması işini kolaylaştırmak için destek olabilecek bir gönüllüye ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. "Ben bu işi kıvırırım" diyenlerin bu konuda desteğini bekliyoruz.
Oğuz Yarımtepe bu günlerde http://paketler.pardus.org.tr adresinde çalışacak ve depolar ile ilgili istatistikleri tutacak, django çatısını kullanan bir web uygulaması üzerinde çalışıyor. Hazır olduğunda kolaylıkla "şu tarihten bu güne depoya eklenmiş paketleri göster", "şu tarihten bu güne değin depoda güncellenmiş paketleri -güncelleme tipine göre- göster" benzeri sorguları da iki tıklama uzaklıkta olabilecek muhtemelen. Dolayısıyla gönüllü olacak ve bu işin sorumluluğunu alacak kişi yüksek olasılıkla bir süre sonra takip etme konusunda epey rahatlayacak.
BÖTE Kurultayı:
Bu arada 10 Mayıs'ta Faik ile beraber, bu yıl ilki Ege Üniversitesi'nde düzenlenen ve açılış konuşmasını Mustafa Akgül hocanın yaptığı BÖTE Kurultayı'nda 2 saatlik bir konuşma yapacağız. Etkinlik ile ilgili bilgi kendi web sayfasında ayrıntıları ile verilmiş (emeği geçenlerin ellerine sağlık). Sayıları 1000'e yaklaşan BÖTE öğrencisi arkadaşımız ile buluşacağımız için biraz heyecanlıyız. Kendilerini özgür yazılımlar ve Pardus ile tanıştırmayı, özgür yazılımların onların işlerini yapmalarını nasıl kolaylaştırabileceğini karşılıklı konuşmayı düşünüyoruz. Umarım verimli geçer. Fikir alışverişimizin sonuçları muhtemelen buradan paylaşacağım.
Faik ile beraber biraz radikal bir sunum tekniği üzerinde uzlaştık. Hayat kurtarıcı, gönüllerimize sarsılmaz bir taht kurmuş müthiş uygulama FreeMind'ı, doğrudan sunumu gerçekleştirmek için kullanacağız.

Eğer bu yolla aklımızdakileri aktarmakta gerçekten umduğumuz kadar başarılı olursak bundan sonra ne OpenOffice.org'un ne de Beamer'ın yüzüne bakarım sunum hazırlamak için.
Tags:
seminer
pardus
haber
süper olay
geliştiriciler için
24/04/2007, Tuesday - 22:46
Yarın Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi'nde saat 13:30'da başlayan iki adet Pardus semineri var. Belki gelmek isteyebileceklere haber vermek istersiniz diye hatırlatayım dedim.
Bu arada ilgisiz bir konu, NASA'nın ikiz Solar Terrestrial Relations Observatory (STEREO) isimli uzay araçları Güneş'in ilk üç boyutlu görüntülerini bilim insanlarına sağlamış. NASA'daki arkadaşlar 3D imajları görünce eminim sevinçten çıldırmışlardır, fakat ben iki boyutlulardan daha çok etkilendim ("o kadar masrafa gerek yokmuş, bence 2D imajlar da çok güzel" diye e-posta attım kendilerine, yanıt bekliyorum). "Bir bakayım" diyenler buyursunlar: http://www.nasa.gov/mission_pages/stereo/news/stereo3D_press.html.
Tags:
seminer
pardus
haber
24/04/2007, Tuesday - 15:58
Yaklaşık bir ay süren ve 20 Nisan'da sona eren staj başvuru sürecinin ardından staj başvurularını sonuçlandırdık. Değerlendirme süreci Barış'ın da söylediği gibi hayli yoğun ve yorucu oldu. Kimi adayların fikirlerini ve motivasyonlarını defalarca okuduk, gönderdikleri örnek projeleri inceledik, insanların kendilerini ifade etmekte güçlük çekebileceğini de hesaba katıp Internet'ten kendileri hakkında fazladan bilgi bulmaya çalıştık ve 170 başvuru arasından adil bir seçim yapmaya gayret ettik.
Gelen başvuruların çok büyük bir kısmı zaten daha öncesinde de tahmin ettiğimiz gibi üniversite öğrencilerine aitti. Bununla beraber bir miktar lise öğrencisi de stajı başvuruları ile ilgi gösterdi. Öğrenciler adına gelişmeleri takip edip onları yönlendirmeye çalışan Lise öğretmenlerine kendi adıma teşekkür etmek istiyorum. Salihli Kız Anadolu Meslek Lisesi, St. Georg Avusturya Lisesi, Beyoğlu Teknik Lisesi, Robert Koleji, Tuzla Anadolu Teknik Lisesi, Trabzon Yomra Fen Lisesi ve Çankaya İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nden birer, Bucak Endüstri Meslek Lisesi'nden iki, Lüleburgaz Anadolu Teknik Lisesi'nden ise üç başvuru elimize ulaşan tüm başvurular arasından değerlendirmeye alınmıştı.

Cinsiyet dağılımı beklediğimiz gibi erkek baskın idi. Bu konuda olsa olsa pozitif ayrımcılık yapacak insanlar olduğumuz için ve değerlendirme açısından neredeyse hiç bir etkisi olmamasına rağmen sadece istatistiksel bir bilgi olarak not almayı uygun görmüştüm.

Gelen başvuru e-postaları çoğunlukla CV, kaynak kod ve niyet mektubu gibi ek materyaller içeriyordu haliyle. Dosya formatlarına gösterilen itinanın belirleyiciliği başta bir tartışma konusu idi. Örneğin "doc" uzantılı başvuruları değerlendirmeye dahi almaksızın geri çevirmek bile gündeme gelmişti. Sonuçta Pardus'un savunduğu değerler ve amaçları hakkında bu kadar bilgisiz olan ve en ufak araştırma yapmadan başvuru yapan kişiler ile ilgili ön yargısız davranmak pek kolay olmayacaktı. Fakat neticede bu başvuruları da kabul etmeye ve böyle bir sebeple insanları elememizin doğru olmayacağına kanaat getirdik. Yine de tablo son derece hazin idi.

Kimi zaman bir satır kodun bin satır kelimeden daha belirleyici olabileceği mottosundan yola çıkarak başvuru sahiplerinin daha önce yaptıkları projelere ilişkin örnek kodlar göndermelerini bekledik. Bizce bu hem bir cesaret örneği hem de başvuru sahibinin kendine güvenini gösteren bir nokta idi. Kod örneği göndermeyenleri elemedik ya da bu durum onlar hakkındaki değerlendirmemize büyük bir eksi olarak yansımadı, fakat başvurular arasında sadece gönderdiği kod örneğinin bize anlattıkları, cümlelerinin önüne geçenler oldu. Çoğunluğu bilgisayar mühendisliği 2 ve 3. sınıflardan olan bu kadar öğrencinin daha fazla örnek kod göndermesini beklediğimizi ve sonucun bizi bir miktar hayal kırıklığına uğrattığını da ifade etmeliyim.

Elbette başvuru sahipleri başvuruları içerisinde hangi programlama dillerini bildiklerinden de bahsetmişlerdi. Belli programlama dillerine dair bilginin belli üniversitelerden gelen öğrencilerle bağdaşması bir süre sonra o üniversitelerde bir sorun olduğuna dair bir his ile dolmamıza yol açmadı değil. Bu yıl olmuş ve öğrencilerine "Pascal" öğretmeye devam eden, "Visual Basic", "Delphi" ile ödev veren öğretim elemanlarına/öğretim üyelerine söyleyecek pek bir söz bulamıyorum açıkçası. Muhtemelen işleri başlarından aşkın olduğu için içine eleman yetiştirdikleri meslek dalının sunduğu ve beklediği yeni şeyleri bir 10 yıldır filan takip edememişler.
Bu öyle bir kısır döngü ki "Bu programlama dilini özellikle tercih etmenizin sebebi nedir?" diye sormayan öğrenciler, daha sonra başka öğrencileri yetiştiriyor, kimse kimseye "ya yol al, ya da çekil başkaları geçsin" demiyor. Asıl üzüntü verici olan ise bir noktada öğrenciler dışında herkesin haklı olması (çünkü onlar halâ gençler ve önlerinde Internet var; çok doğru olmayan bir şeyi bilmeyerek öğrenmeye devam ediyorlarsa bu gerçekten onların suçu). Her neyse. Bu apayrı bir konu. Başka bir zaman.
Hangi programlama dillerinin eğitimini aldıklarını ya da kendi başlarına öğrendiklerini ya da ödevlerinde kullandıklarını başvuru sahipleri şu şekilde ifade etmişlerdi:

Başvuruları değerlendirmeye alınan üniversite öğrencileri toplam 46 faklı üniversiteden geliyorlardı. Üniversitelerin isimleri ya da statüleri hiç bir şekilde değerlendirmelerimiz esnasında pozitif ya da negatif bir etki ile gündeme gelmedi.
Yaklaşık 250 başvuru arasından seçilen 170 başvurunun 2 günlük değerlendirmesinin ardından şu on isim üzerinde uzlaştık:
- Fatih Aşıcı (İstanbul Teknik Üniversitesi)
- Gökçen Eraslan (Anadolu Üniversitesi)
- İşbaran Akçayır (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)
- Uğur Çetin (Yıldız Teknik Üniversitesi)
- Aslı Okur (Münih Teknik Üniversitesi)
- Bertan Gündoğdu (Bilkent Üniversitesi)
- Ozan Çağlayan (Galatasaray Üniversitesi)
- Murat Ongan (Ortadoğu Teknik Üniversitesi)
- Denis Kürov (Yıldız Teknik Üniversitesi)
- Zeynep Sağar (Galatasaray Üniversitesi)
Ekip olarak kendilerine başarılar diliyoruz ve her birinin güzel işler çıkaracağını ümit ediyoruz :) Umarım bu staj onlar için özgür yazılım dünyasına açılan bir kapı vazifesi görür ve her biri ilerleyen yıllarda isimlerini özgür yazılım camiamızda sık sık duyacağımız geliştiriciler olurlar.
Diğer taraftan başvuran tüm adaylara ilgilerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Umarım bu sonuç onlara özgür yazılım konusunda daha çok çalışma ve daha çok öğrenme isteği olarak geri döner.
Son olarak bu kadar çok başvuru olması belki Türkiye'de hali hazırda özgür yazılım konusunda çalışan ya da bunun üzerine yatırım yapmak isteyen şirketlere de stajyer alımı konusunda cesaret verir diye ümit ediyorum. Eğer stajyer almayı düşünürseniz bu konudaki deneyimlerimizi paylaşmaktan keyif duyarız.
Tags:
pardus
haber
süper olay
istatistik
geliştiriciler için