61 result(s) in 7 page(s)
Previous Page  - 2 / 7Next Page
Meren New Orleans'tan Bildiriyor.. 24/04/2006, Monday - 18:44

Evet. Bir kısmınızın zaten bildiği gibi, eşim ile beraber yaşamak ve bir takım planlarımı hayata geçirmek üzere Türkiye'den ve çok sevdiğim arkadaşlarımdan ayrıldım (entry uzun, şimdiden duygusallaşacaksan bu işi erteleyelim meren). Uzun lafın kısası, 19 Nisan'dan bu yana Amerika'dayım.

Görüşemeden ayrıldığım arkadaşlarımın hepsini teker teker öpüyor, haberdar edemediğim ve gidişimi bu entry sayesinde ya da şans eseri duymuş olanlardan ise özür diliyor, beni anlayacaklarını ümit ediyorum.

Türkiye'den uzakta geçireceğim sürenin ne kadar olacağı buradaki işlerimin nasıl gideceğine bağlı olarak değişecek olsa da, hiç geri dönmemek gibi bir alternatifi aklım(|ız)a bile getirmiyor olduğumu(|zu) yinelemek isteri(m|z).

Planlarımdan bahsetmeye şimdilik niyetim yok, eğer işler beklediğim gibi giderse gelişmeleri elbette yazacağım :) Pardus'tan miras kalan bir stil. Süper.

Pardus demişken. En çok özleyeceğim insanların büyük kısmını oluşturanların var etmeye devam edecekleri bu projenin bir parçası olmaya elbette devam edeceğim --tabi dizüstü bilgisayarım da dahil olmak üzere bilimum elektronik eşyalarımı çalıştırabilmek için gerekli dönüştürücü ve kabloları temin ettikten hemen sonra :)

Elbette beni tanıyanların hiç şaşırmayacakları gibi, yolculuk esnasında başıma bir sürü saçma sapan şey geldi. Uzun uzun yazacak kuvveti 22 saatlik yolculuk ve ardından gelen jetlag yüzünden şu anda bulamıyor olsam da, aklımda kalanlardan bir kaçı şöyle:

- İstanbul - Frankfurt arasında sakinleşmek için bir kadeh kırmızı şarap içtim (alkol ile aram olmasa da ne kadar dayanıklı bir bünyeye sahip olduğumu hekes bilir [Çağlar'ın kahkahalarını duyar gibi oluyorum]) ve biraz da bu bir kadehin etkisi ile sanırım, Frankfurt'ta Alman bir güvenlik görevlisi ile tartıştım (adamın sorduğu bir soruya 'bu sizi ilgilendirmez' dedim desem yeter sanırım), buna rağmen elinde tutuğu pasaportumu geri alabildim ve uçağa binmeyi başardım.

- Frankfurt - Washington arasında 11 saat boyunca Kostas isimli bir Yunan amca ile beraberdim. Kendisi sağolsun bana sırası ile Güllüoğlu, Baklava, Türk Kahvesi, Mersin, İzmir (dedesi zamanında ordaymış), Adana Kebap, Çanakkale, Sakız Adası, Baklava, Mersin ve tekrar Güllüoğlu mevzularından uzun uzun bahsetti.

- Washington DC'de yanıma oturan Norveçli bir amca, bir kaç dakika içinde tükettiği 4 kutu biranın ardından camdan gördüğü kara parçalarının şekillerini havaya çizmek ve benden de kendisine katılmamı istemek sureti ile yolculuğumun içine etti. Son kutu birayı bitiremedi ve koltuğun arkasındaki bez cebin içine attı. Kendisine 'beni rahat bırakmadığı taktirde hayalarına ve kulunçlarına tekme atmaktan çekinmeyeceğim' izlenimi veren bir şekilde baktıktan sonra biraz duruldu (o yorgunlukla kime nasıl baksam bu izlenim oluşurdu zaten sanırım). 5 dakka kadar sonra da akşam onunla French Quarter'da bir şeyler içmek isteyip istemediğimi sordu, kendisine aynı şekilde tekrar baktım.

 

İlk izlenimlerim New Orleans'ın çok leziz bir yer olduğu yönünde (mesela bu hafa sonu Jazz barları ile ünlü French Quarter'da sağlam bir Jazz festivali var).

İki gün sonra gelen edit: Jazz festivalinin bir kısmını izledik, bir kaç da fotoğraf çektim hem New Orleans'taki down town hem de Jazz festivalinden, bu bağlantı vasıtası ile ulaşılabilir durumdalar (Entry'de ne değişmiş diye şaşkın şaşkın bakan akregator'culara selam ederim ;)).

Eğer bir gün buralara gelirseniz asırlık ağaçların iki tarafını süslediği St. Charles caddesinden yürüyün:

 

Lowerline yazan şu tabelayı gördüğünüz yerden içeri girin:

 

Biraz ilerledikten sonra şu evi göreceksiniz:

 

İşte o apartman içerisindeki dairelerden birisinde de biz yaşıyoruz, bekleriz :)

PS 1: E-postalarımı kısa bir süreliğine alamayacağım.
PS 2: Ben bu satırları yazarken burada çok sağlam bir yağmur başladı, ve bu satırı yazarken bitti. Hayat ne garip.
PS 3: Mevzu ile ilgili bir kahraman olarak, Düygü yenge.



Tags: ben meren bey nasılım  haber  fotoğraf  new orleans  Comments: 2
Sylvia.. 27/03/2006, Monday - 14:39

Dün gece İstanbul'a Erdinç geldi. Hoşgeldi kendisi.

Kendisi ile berebar bir de arkadaşını getirmiş. O kadar çekmeyeceğim diyorum. Fakat yok böyle bir güzellik (şu Wolverine sakallara dikkatinizi çekerim).

 

Başka yok. Bitmiştir.



Tags: fotoğraf  Comments: 0
Özgür Yazılım ve Açık Günler '06 Fotoğrafları.. 28/02/2006, Tuesday - 13:25
On Monday 27 February 2006 19:28, Arda Çetin wrote:
> Merhaba,
>
> Bilgi'de çektiğin fotoğrafları gönderir misin?
> Penguence'deki etkinlik haberi için kullanacağım da..

Burada bulabilirsin:

http://cekirdek.uludag.org.tr/~meren/photos/


Tags: fotoğraf  etkinlik  Comments: 2
Open Days ve Extremadura 25/02/2006, Saturday - 00:09

Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Günleri bu gün başladı. Şiddetli bir rahatsızlık geçirmeme rağmen katılmayı başardım. İyi de etmişim.

Yarın da olay mahalinde olacağız, potansiyel Pardus geliştiricileri için atölye etkinliğimiz de olacak. Keyifli geçeceğine inanıyorum.

Bu gün katıldığım seminerlerden birisi de taa İspanya'lardan gelmiş olan Manon van Leeuwen'in verdiği Linux Extremadura semineri idi. Hem anlatıcının performansına hem de olayın tatlılığına diyecek şey yoktu. Seminer İspanya'nın en fakir, Avrupa'nın da beşinci en fakir bölgesi olan Extremadura'nın açık yazılımlar sayesinde bilişim konularında yapıtığı atılımı ve geldiği muhteşem nokta ile "bilgi toplumu" olmayı nasıl da başardığını anlatıyordu. Gösterdiği Extramadura görüntüleri arasında iki öğrenciye bir bilgisayarın düştüğü okullar, ödevlerini Internet'ten araştıran öğrenciler filan vardı.

 

Leeuwen bunları anlatırken, özgür yazılımların gücünü zaten bilen insanlar sevinç ile, bilmeyenler ise ilgi ile dinliyorlardı. Fakat elbette herkesin aynı motivasyonu ortaya koymasını beklemek haksızlık olurdu (Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Yener gibi ;)). Toplam sahip olma maliyeti filan..

 



Tags: süper olay  fotoğraf  etkinlik  Comments: 0
Pardus Masaüstü Çalışmaları 15/02/2006, Wednesday - 03:48

Bir süredir Pardus ekibinin bir kısmı, "masaüstü" kavramını Pardus özelinde yeniden gözden geçirmek için Myra'nın yaratıcı bir ekibi ile çalışıyor.

Şu ana kadarki gelişmeler kesinlikle ümit verici.

Teknik konularda kaygı duymayan, teknik imkanların koyduğu sınırlara karşı sergilediği umursamazlık ile zoraki materyalist bir düşünce yapısına hapsolmamış, yaratıcılığını sonuna kadar kullanabilen yetenekli ve üretken beyinlerden çıkan fikirler üzerinde çalışmak gerçekten zevkli oluyor :)

 

(Yukardaki fotoğrafın yapılan gerçek iş ile çok fazla ilgisi yok, sadece bu gün gözüme çarpan hoş bir enstantane idi, kendisi bir türlü anlam veremediğim "yazılarımızda görsel materyal olsun ki okunurluğu artsın" konseptine binaen eklenmiştir. Herneyse.)

Gözünüz bizde olsun, birileri Pardus için yine hoşunuza gidecek şeyler yapıyor diye haber vereyim dedim :)



Tags: pardus  süper olay  fotoğraf  geliştiriciler için  Comments: 1
Pardus 1.0 Geliyor.. 27/12/2005, Tuesday - 00:13

Bu da Pardus 1.0'ın olmadığı bir dünyaya yazdığım son blog girdisi olsun..

 

Bir dahaki görüşmemizde onun vasıtasıyla yazıyor olacağım.. Az sonra Acıbadem'den Gebze'ye doğru yola çıkacak ve FTP sunucularımızı şenlendireceğiz.

Emeği geçen herkese çok teşekkürler, hepinizi çok seviyoruz.



Tags: süper olay  pardus sürüm  fotoğraf  Comments: 1
Acıbadem Ofisi On-Line 25/12/2005, Sunday - 21:21

Uludağ Projesi'nin Acıbadem Ofisi halâ on-line. Pardus 1.0'a saatler kala sıcak sıcak görüntüler:

 

 

Geliyoruz ;)



Tags: pardus  süper olay  pardus sürüm  fotoğraf  Comments: 3
Timescape.. 23/12/2005, Friday - 01:57

Son zamanlarda olanları yakalamak hayli güç oldu. Bildiğiniz gibi Pardus'un RC1 sürümünü FTP sunucumuza koyduk. Şu sıralar da ekip olarak Acıbadem ofisimizde toplanmış 1.0'a, yani 26 Aralık'a hazırlanıyoruz. Umuyoruz ki her şey güzel olacak ve beklentileri karşılayacak bir 1.0 ile çıkış yapacağız.

Geçenlerde, pesimist olduğunu söylemenin haksızlık olacağına inandığım, fakat optimist olduğundan da bahsedemeyeceğimiz kadar realist olan Doruk'un "Özgür yazılım sürümü 2.0, Pazarlama sürümü 1.0 olan sağlam bir dağıtım geliyor" dediğini gördüm blog'unda, pek bir hoşuma gitti nedense ;) Şu anda gerçekten iyi durumdayız, 1.0'ında "iyi durumda" olan bir dağıtımın sunduğu altyapı üzerine bir kaç yıl sonrası ile ilgili hayaller kurmak fazla vakit harcanmadığı taktirde gayet keyifli bir aktivite (bu arada hemen aklıma gelmişken bu parantez içinde Barış Özyurt ve Bahadır Kandemir'in kıvrak zekalarını öpmek istiyorum).

Barış ile beraber geçen akşam Teknoloji TV'de Serhat Ayan'ın yönettiği yaklaşık iki saatlik bir canlı yayına katılıp Pardus hakkında sohbet ettik, insanların çeşitli şekillerde ulaştırdıkları sorularına yanıt vermeye çalıştık. Bu gün de benim Doğuş Üniversitesi'nde bir seminerim vardı. Pek keyifli idi, yüksek bir katılımla geçen seminerin ardından yaptığımız ayaküstü sohbetler neticesinde bundan sonra seminer konusunda Linux Kullanıcıları Derneği'nin yakasını bırakmayacaklarına dair söz aldım denilebilir. Serhat Altıntaş ve Mehmet Ali Ertürk'e güzel organizasyon ve ilgilerinden ötürü teşekkür ederim; seminerin notları da buradan temin edilebilir. Bu da seminer sonrasından bir fotoğraf:

 

Yine geçenlerde, ne zaman olduğunu tam olarak kestiremediğim bir akşam Kadıköy'de Passiflora isimli cici grubun konserinde idim Duygu ve Duygu'nun jazz gitaristi yetenekli kardeşi Fatih ile. Davul'da Volkan Öktem, bass'ta Eylem Pelit, piyanoda Serkan Özyılmaz, tenor saksafon ve yan flüt'te Levent Altındağ, gitarda da Erdem Sökmen üstad vardı. Bir sürü pasaklı eleştiri ile Duygu'cuğun kafasını konser boyunca şişirdiysem de ortaya yaptıkları Latin-Jazz karışığı gerçekten daha fazla insan tarafından dinlenmeyi hakeden bir kalitede idi bence.

Daha sonrasında bir akşam da Eylem Pelit ve Volkan Öktem ile Barınak Gönüllüleri'ne destek için düzenlenen bir organizasyonda karşılaşmak çok hoştu, aynı organizasyonda bir de İstanbul Drum Circle'ı dinlemek tek kelime ile süper bir raslantı idi; kesinlikle müthişlerdi.

Bu arada diskimi karıştırırken yıllar önce Özer Özgeneci ile bunu kayedettiğimiz sıralarda kaydettiğimiz bir diğer minik çalışmamızı buldum, haydi paylaşayım dedim. Hakikaten yıllar olmuş ve artık "yaşlanıyoruz" muhabbetleri geyik olmaktan çıkmaya başlamış. Süper adaletsiz. Neyse.



Tags: seminer  ben meren bey nasılım  fotoğraf  Comments: 2
Pardus 1.0 Beta Anları.. 01/12/2005, Thursday - 23:53

Derin bir uykuya dalmadan evvel dün gece çekilen fotoğrafları paylaşmasam, rahat edemezdim.

 

 


Ve evet, Pardus 1.0'ın beta sürümünü duyurduk. Tüm geliştiricileri ve katkıcıları alınlarından öpüyor, kendilerine teşekkürler ediyorum açizane. Farkında olduğumuz ufak tefek sorunlar yok değil, onlarla ilgili tüyoları geliştiricilerin blog'larından takip edebilir ilgilenenler.

Şimdi önümüzde sizlerin hata raporları ile daha stable bir hale getirilmiş olacak olan bir RC sürümü var. Yardımlarınız ve desteğiniz için şimdiden teşekkürler.



Tags: süper olay  pardus sürüm  fotoğraf  geliştiriciler için  Comments: 1
Pardus Beta Öncesi.. 30/11/2005, Wednesday - 14:06

Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği, geceyarısı molası, sabaha karşı arası, sabah çorbası ve ertesi sabah kahvaltısı..

 

Beta öncesi son 100 metre. Dükkanı kapatıyoruz, bizi sorarlarsa yokuz.



Tags: pardus sürüm  fotoğraf  eş dost ekip kümesi  Comments: 2
Previous Page  - 2 / 7Next Page