23 result(s) in 3 page(s)
Previous Page
-
1 /
3 -
Next Page
27/05/2007, Sunday - 18:23
Didem, Doruk ve Koray ile beraber çıktığımız Artvin yolculuğundan 8 gün sonra döndük. Çok enteresan şeyler yaşadık, harika insanlarla tanıştık, sohbet ettik. Hiç hesapta yokken planlanan bu yolculuk Amerika'ya gitmeden önce hiç beklemediğim bir sürpriz idi kesinlikle. Yolculuğun bir yerinde Koray'la Anadolu'nun bir insan ömrü boyunca dolaşmak ve anlamak için çok büyük ve zengin olduğunu bir kez daha tasdik ettiğimizi konuştuğumuzu hatırlıyorum..
Böyle bir tatil tek başına da çok keyifli olabilirdi, fakat bize bu yolculuğun en anlamlı anlarını yaşatan Borçka Ticaret Meslek Lisesi ve Borçka Anadolu Meslek Lisesi'nin ilerici öğretmenlerine, okul müdürü Aslan Atan hocamıza ve Borçka Kaymakamı Hüseyin Gökdemir'e gönülden teşekkür ederim. Seminer salonunu dolduran öğrencilerin yoğun ilgisi ve sıcakkanlılıkları bizi o kadar şaşırttı ki her birimiz daha evvel onlarca seminerde konuşmuş insanlar olarak "heyecanlandık" ve neredeyse "konuşamadık". Borçka'nın derelerini tepelerini aşıp gelen ve salonu dolduran -tahminimce- 400'den fazla öğrencinin bir tanesine dahi özgür yazılımı, Pardus'u ve neden önemli olduklarını anlatmayı başarabildiysek gönül rahatlığı ile onca yola değdi diyebilirim. Daha önce de söylemiştim, tekrar ediyorum: liselere daha fazla ehemmiyet göstermek gerekli (Necdet Yücel ve çalışma arkadaşlarının projesi çok önemli bir boşluğu doldurarak materyal eksiğinin tamamlanmasında rol oynayacak diye umuyorum). Mümkün olsa tüm liselere tek tek gitmek gerekli. Öte yandan liselerde görev yapan genç ve dinamik bir öğretmen kadrosu ile açık fikirli yöneticilerin nelere vesile olabileceğini gördükten sonra "darısı her lisenin başına" diyorum.

Borçka semineri vesilesiyle çıktığımızı seyahat boyunca Ankara - Kırıkkale - Çorum - Tokat - Ordu - Giresun - Trabzon - Rize - Artvin - Erzurum - Erzincan - Sivas - Yozgat - Kırıkkale - Ankara patikasından geçtik. Tokat'ta -ayıptır söylemesi- Tokat Kebabı, Erzurum'da Cağ Kebabı, Artvin'de Kuymak, Barhal'da Civil ve Siron yedik. Hopa'ya kadar gelmişken Gürcistan sınırına gidip "biz içeriden anlayamadık, bir de dışarıdan bakalım bakalım" dedik, Artvin'in doğasını katleden utanç abidesi barajlar silsilesinin ilk adımı olan Borçka Barajına taş attık, Trabzon'da Serbülent Ünsal'ı yanımıza katıp Sümela Manastırı'na gittik, Tortum şelalesinin buharında ıslandık. Sarı Ahmet Oğlu Bekir Dede ile sohbet ettik. Keşke tek tek anlatmak mümkün olsa.. Yolculuk boyunca benim objektifime takılanların bir kısmını -ruhumun kalan kırıntılarını da Google'a satıp- buraya koydum (Koray'ın çektiği Lomo'ları ise ayrıca görmelisiniz).
Çok şey yaşandı bu yolculukta, fakat benim açımdan en güzel tarafı 10 yıl sonra nüfus cüzdanımda yazan adrese, Artvin ilinin Yusufeli ilçesinin Barhal (Altıparmak) köyüne gitmiş olmak ve doğal güzellikleri ile bir günlüğüne de olsa özlem giderip üstüne üstlük Koray, Didem ve Doruk'a gösterme şansı yakalamış olmamdı. Bizi -kendilerini ne kadar özlediğimi ancak görünce anladığım- Ahmet Pehlivan ve Mustafa Pehlivan, Maçkatlar'daki Marsis Pansiyon'da misafir ettiler, sağ olsunlar.
Yolculuk boyunca gördüklerim ve duyduklarım neticesinde yüreğimi parçalayan bir konu olan baraj projeleri ile ilgili bir yazıyı da Moleschino'ya yazacağım. Şimdi ise rüyadan uyanma ve realiteye konsantre olmaya çalışma zamanı...
Tags:
seminer
şehirler arası
ben meren bey nasılım
pardus
süper olay
fotoğraf
etkinlik
eş dost ekip kümesi
12/05/2007, Saturday - 20:17
Önceki günlük girdimde de bahsettiğim gibi sevgili Faik Uygur ile beraber Ege Üniversitesi'ndeki I. BÖTE Kurultayı'nda bir Pardus semineri verdik. Bir çok üniversiteden gelen BÖTE öğrencileri ve öğretim üyeleri ile sohbet etme ve fikir alışverişinde bulunma imkanı yakaladık.
BÖTE'ler Türkiye'nin bilişim geleceğinin kaderini etkileyecek bir öneme sahip olan insanları yetiştiren bölümlermiş de haberim yokmuş. Kendileri de doğru şekilde tanınmadıklarından muzdariptiler. Ben bile bu işlerin nispeten içinde bir insan olarak BÖTE'lerin ilk ve orta öğretim için "bilgisayar öğretmeni" yetiştiren bölümler olduğunu düşünüyordum. Cahilliğime doymayayım.
BÖTE'nin açılımı "Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi" (="Computer Education and Instructional Technologies"). İdeal dünyada bir BÖTE mezununun vazifesi görev aldığı ilk veya orta öğretim kurumundaki derslerin bilgisayar desteği ile nasıl daha etkin bir şekilde verilebileceğini araştırmak ve planlamak olması gerektiğini anladım konuşulanlardan (bir analoji ile zenginleştirmek gerekirse, bir FRP partisindeki Bard gibi düşünebilirsiniz kendilerini). Örneğin Anadolu Üniversitesi'nin BÖTE Bölümünün araştırma konuları bu konuda daha net bir fikir verecektir:
- Bilgisayar destekli eğitim,
- Bilgisayar destekli yabancı dil eğitimi,
- Eğitim ve okul sistemlerinde bilgisayar kullanımı,
- Internet ile öğretim,
- Eğitim yazılımları,
- İstatistik.
Bu şekilde incelendiğinde BÖTE bölümlerinin mezunları gittikleri okullardaki öğrencilerin ve öğretmenlerin bilgisayarla doğru bir şekilde tanışmalarını sağlayan, bilgisayardan nasıl faydalanabileceklerini gösteren bilge kişiler pozisyonundalar. Katıldığım oturumlarda edindiğim izlenime göre Milli Eğitim Bakanlığı ve Okullardaki anlayış ve beklenti bundan bir miktar farklı; yine katıldığım oturumlarda edindiğim izlenime göre BÖTE'ler hali hazırda, mezunlarının sadece birer "bilgisayar öğretmeni" olmadıklarını anlatma savaşını veriyor ve vazifelerinin doğru şekilde anlaşılması için çabalıyorlar. Bu savaş bizim katkıda bulunabileceğimiz bir şey değil. Fakat bunun dışında, bizim de yapmamız gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.
BÖTE'ler bulundukları konum itibarı ile özgür yazılım ve faydalarının ilk ve orta öğretim kurumlarında eğitim gören genç dimağlara ulaşmaları noktasında kilit bir rol oynayabilirler. Fakat gördüğümüz kadarı ile bırakın gittikleri yerde bahsetmeyi ve kullanmayı, şu anda tabi oldukları eğitim sistemi dolayısıyla kendilerinin tanışmaları dahi olsa olsa rastlantı olarak nitelendirilebilir.
Biz de bu noktada Ege Üniversitesi'nde bir kaç ilerici öğrencinin atılımı ile gerçekleştirilen BÖTE Kurultayı'na özgür yazılımı, Linux'u anlatmaya, önemlerini vurgulamaya, kendilerini Pardus'tan haberdar etmeye ve Pardus'tan neler bekleyebileceklerini öğrenmeye gittik. Temelde amacımız "elimizde bunlar var, sizin neye ihtiyacınız var?" sorusunu sormak, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaktı. Öncesinde Faik'le beraber aşağıdaki sunumu hazırlamıştık (hatta daha sonrasında bu alışılmadık sunum tekniği ile ilgili olumlu eleştiriler aldık):

Faik sunumun bir bölümünde Kdeedu paketi içerisinde gelen uygulamaların bazılarını tanıttı. Bu uygulamaların verimli görünüp görünmediğini öğrenmek istedik. Gelen tepkiler fena değildi, Türkçe ve Türkiye ile ilgili eksiklerinin kapatılması halinde kullanışlı göründüklerini söylediler. Belki bu konuda BÖTE öğrencilerinin de katılarak destek ve önerileri ile yönlendirecekleri bir "yerelleştirme/uyarlama projesi" başlatmak ve bunu duyurmak, daha sonrasında çalışma sonuçlarını tüm BÖTE bölümlerinde tanıtmak gerçekten gerekli.
Öte yandan BÖTE öğrencilerinin bir diğer isteği de işlerinin bir kısmını oluşturan "eğitim yazılımı geliştirme" ortamını tanıtan materyaller. Örneğin görsel, interaktif eğitim uygulamalarının açık sistemler üzerinde nasıl oluşturulabileceğine dair bir NASIL belgesi (HOWTO), onların takip edip öğrenerek kendi işlerini Linux üzerinde de görebilmelerini sağlayacaktır. Bu NASIL belgesi içerisine web sayfası hazırlamak için gerekenler de, görsel programlama dilleri ve geliştirme ortamlarının tanıtılması da giriyor.
Bir süre aklımızın bir köşesini bu konularda neler yapılabileceğini düşünmek için kullansak harika olur. İlk proje (yerelleştirme/uyarlama) için de ikinci proje (yazılım geliştirme ortamı ve araçlarının tanıtımı/anlatımı) için de sonuçlarını hemen hayata geçirip önlerine koyabileceğimiz, yol haritası bizim kontrolümüzde olan bir işletim sistemi ortamının elimizin altında olması da çok büyük bir avantaj bence.
BÖTE'leri özgür yazılım ile tanıştırmak, onları bu sistemler üzerinde etkin üretim yapan ve bu sistemleri kullanan insanlar haline getirmek Türkiye'ye, sonuçlarını hemen göremeyeceğimiz bir avantaj sağlayacak diye düşünüyorum. Kimse, BÖTE öğrencileri de, bu bölümlerin öğretim üyeleri de özgür yazılım ve Linux'un felsefi temellerinin gücüne ve kullanılmalarının gerekliliğine muhalefet etmiyor; herkes "keşke kullanabilsek" diyor. Onlara yardımcı olmaya çalışmak, sorunlarını çözmek için uğraşmak bu ülkedeki özgür yazılım bilişimcilerinin ve savunucularının görevlerinden birisi bana kalırsa. İnanıyorum ki eğer organize olup başlayabilirsek, bu çalışmalar hep bahsettiğimiz özgür yazılım ve Linux kullanımının önündeki "kırılamayan alışkanlıklar" problemini bertaraf etmiş olmak gibi bir sonucu bir kaç yıllık süreçte beraberinde getirebilir.
Tags:
seminer
pardus
etkinlik
bu senin kendi düşüncen hocam
geliştiriciler için
bunarı biliyor muyuz
makale tandansı
08/05/2007, Tuesday - 15:19
Daha önce de defalarca dile getirdiğimiz gibi neredeyse hepimiz sözümüzü tutmuştuk ve Ankara'da, ODTÜ'nün ev sahipliği ile gerçekleşen VI. Linux ve Özgür Yazılım Şenliği'nde idik. Çok daha geniş katılımlı bir fotoğraf vardı, fakat şenlik hatırasının hatırına bu fotoğrafa yer vermeye karar verdim:
Şenliğe gitmeden önce nasıl bir etkinlik olacağına dair bir takım tahminlerim vardı elbette. Bu tahminler ile ilgili yanıldığımı söyleyebilmeyi dilerdim, fakat neredeyse her şey benim açımdan beklediğim gibi idi. Önceki senelerde güzel yapılan şeylerin büyük bir kısmı yine güzel, önceki senelerde acemice yapılan işler yine acemice idi. Bu şenliği de biz bize geçen, amacını ortaya koyamamış bir diğer şenlik olarak bir kenara üzülerek not etmekte bir beis görmüyorum. Bununla beraber organizasyonun gerçekleşmesi için özveri ile çalışmış herkese teşekkür ederim. Umarım bir sonraki sene bu etkinliği yineleyecek olanlar bu şenliği beğenmemişlerdir.
Pratik bir faydası olmayan bir şeyin pratik bir zarara da neden olmayacağını düşünmek ve bunu sürdürme noktasında "zararı yok en azından" düşüncesinden kuvvet almak takdiri hak eden bir iyi niyet gerektirir; sonuçta herhangi bir sistemin varlığını sürdürmesi ancak başka bir şeylerin tükenmesi ile mümkündür.
LKD oturumunda da dile getirmeye çalıştığım gibi, savunduğu ve temsil ettiği değerlerin savaşını aktif bir şekilde veremeyen, duruşunu ortaya koyarken radikal olamayan bir oluşumun nitelikli popülasyonu çok doğal nedenlerle artış filan göstermez, en iyi ihtimalle yerinde sayar, çoğunlukla ise tükenenler yüzünden azalır. LKD'nin içerisinde bulunduğu durumun da bundan pek farklı olmadığını, etkinliklerinin de yine doğal bir şekilde bu halinden nasibini aldığını düşünüyorum. Çene yorgunluğu dışında katkımızın olmadığı üretimler etrafında biz bize toplanmamızda bence bir sakınca yok. Yine biz bize, birbirimize ödül vermemizde de bence bir sakınca yok... Fakat bunlara rağmen tatmin olmuş bir şekilde dağılıyor ve birbirimizi tebrik ediyorsak, işte burada bir sakınca olduğundan bahsedilebilir. Bu sakıncanın narin tarafı ise, bir sene sonra kendimizi aynı şeyleri aynı samimi ümitle tekrar eder bulduğumuzda kendisini çoktan unutacak oluşumuzda gizlidir. Bazılarımız yine özveri ile taşın altına elini sokarken bazılarımızın aklına Einstein'ın bir sözü geliverir: "Delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp her defasında farklı bir sonuç çıkmasını beklemektir".
Tags:
şehirler arası
didaktik ekol
fotoğraf
etkinlik
bu senin kendi düşüncen hocam
24/03/2007, Saturday - 02:15
Bu gecenin biraz daha erken saatlerinde, saat 20:30 gibi irc.freenode.net'teki #pardus-devel kanalında bir IRC toplantısı yaptık. Çağlar ne zamandan beri istiyordu, kırılsın istemedik.
Yaklaşık 1.5 saat süren ve 35 kişinin katıldığı toplantıya dair bir tutanak tutup şu adrese koydum, kaçırmış olup da neler olup bittiğine göz atmak isteyebilecekler için: http://tr.pardus-wiki.org/23-03-2007_IRC_Toplantısı
Bu işi bir rutine bağlamaya karar verdik. 15 günde bir görüşeceğiz gibi görünüyor. Bir sonraki toplantının ilk gündem maddesi ise bu:
Tags:
pardus
haber
etkinlik
geliştiriciler için
eş dost ekip kümesi
06/03/2007, Tuesday - 13:00
Evet. Pardus 2007.1 "Felis chaus"'un sürüm adayı duyuruldu. Test gönüllüleri, lütfen indirin, test edin ve http://bugs.pardus.org.tr adresine bildireceğiniz hata raporlarınızla bizi kendimize getirin. Daha fazla kişinin test etmesi için bu haberi günlüklerinizden duyurun ya da duyurulmasına yardımcı olun.
İndirmek isteyenler aşağıdaki bağlantılardan faydalanabilirler:
- ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2007.1-RC (Kurulan)
- ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/calisan/2007.1-RC (Çalışan)
Muhtemelen ilerleyen günlerde 2007.1'in "Felis chaus"'unu Ali Işıngör'den, sürüm notlarını ise Ekin Meroğlu'ndan keyifle dinleyeceğiz. Siz de sürümün test edilmesine yardım edin, Pardus bir kez daha tadından yenmesin.
Son olarak Linux ve Özgür Yazılım Günleri'nden bir kare, Ekin Meroğlu "Pardus Projesi'nin Anatomisi" seminerinde:
Tags:
seminer
pardus sürüm
fotoğraf
etkinlik
02/10/2006, Monday - 06:42
Lübnan'da yaşananlara tepki göstermek, eğer elinden gelirse biraz olsun yardım etmek isteyen bir grup fotoğrafsever Fotokritik'in bir forumunda buluştu ve 100 fotoğrafçının 100 fotoğrafından oluşacak "Çocuk" temalı bir sergi açmaya karar verdi.
2 aydan kısa bir zamanda her şeyi ile hazır olan sergi dün İstanbul'da Taksim Metro Sergi Salonu'nda sessiz sedasız açıldı.
Ayrıca ben de bu sergiye bir fotoğrafım ile katıldım. Fotoğrafımı görmek ve diğer ayrıntıları okumak isteyenleri şöyle alalım.
Fotoğraf sergisi 7 Ekim'e kadar sürecek. Fırsatınız varsa bir uğrayın derim.
Tags:
haber
fotoğraf
etkinlik
12/05/2006, Friday - 07:24
Tam "Bu biraz karavana olmuş hocam ha haaa" diyecektim, ki o sırada bakmış bulundum.
Neyse.
Tags:
etkinlik
12/05/2006, Friday - 06:33
Linux Kullanıcıları Derneği tarafından düzenlenen V. Linux ve Özgür Yazılım Şenliği yarın başlıyor. Linux Kullanıcıları Derneği şenlikleri arasında gidemediğim ilk şenlik olacağı için biraz hüzünlüyüm. Bu sene önceki senelere göre daha yoğun bir katılım olur diye umuyorum. Pardus'un 1.1 sürümünün Alpha'sının Şenlik Özel Sürümü'nü Internet Cafe'de, geliştiricilerinin de bir ton seminer ile şenlik alanında boy göstererceği şenliğin programına da buradan erişebiliyorsunuz (Gökmen, bir ara hatırlat Barış'tan seni bir silkelemesini rica edeyim). Ayrıca bu sene derneğin genel kurulu yapılacak, muhterem şahsiyet Barış Özyurt derneğin yönetim kurulu ile ilgili bilgilerimizi tazelemek için güzel bir yazı girmiş blog'una. Barış Özyurt dedim de aklıma geçen seneki şenlik geldi (öperim Barış'çığım). Ahaha ölüyorum. Ehem. Pardon. Ehehehe. Ay.
"New Orleans taraflarından ne haber, yok mu oralarda bir Linux Kullanıcıları Grubu filan? Sizin şenlik ne zaman?" dediğinizi duyar gibi oluyorum. Biraz araştırmadan sonra yaklaşık 20-30 kişi ile her ay buluşan ve seminerler düzenleyen güzel bir oluşumun var olduğunu ve fakat malum olaydan bu yana hiç bir faaliyette bulunmadıklarını fark ettim. Tabi hemen bir e-posta attım grup başkanına, "There is a new thumb in the town" dedim. Karşılıklı bir iki yazışmadan sonra aylık buluşmalara yeniden başlamaya karar verdik ve şu anda grubun eski üyeleri ile yer/tarih sohbetleri dönmekte. Pardus tanıtımı semineri için çok ısrar ettiler, ikinci buluşmada bir seminer vereceğim kendilerine diye tahmin ediyorum.
Ayrıca burada New Orleans Jazz and Heritage Festival vardı geçtiğimiz haftasonu ve önceki haftasonunda. Duygu çok güzel bir blog entry'si ile mevzuyu özetlemiş, ben pek bir şey yazmasam da olur. Fakat festivalde karşılaştığım bir yerlinin fotoğrafını koymadan edemedim; bu fotoğraf zencilerden ve yerlilerden çok hoşlandığını söyleyen İsmail'ciğime hediye olsun madem (İsmail, beyefendiye senden bahsettim, e-posta adresini istedi, verdim) (Ayrıca Gürer için çektiğim fotoğrafları da ona ulaştıracağım, kendisinin size uygun zamanlarda göstereceğinden eminim):
Barış Metin ve Mehmet D. Akın'dan sonra Çağlar da fotoğraf makinesi sahibi olmuş. Adamlar resmen fotoğrafa heves sarmak için gitmemi bekliyorlarmış. Bu mevzuyu daha sonra onlarla tartışacağız (Bu arada Mehmet harika fotoğraflar çekiyor, haberiniz olsun).
Bu arada Yazıcıoğlu'nu ve önündeki adamları özledim inanın resmen. Burada bir power supply, bir cdrom sürücü hatta bir UTP kablo dahi almak için tahmin ettiğiniz ve aşina olduğunuz çözümlerin hepsi geçersiz. Şöyle söyleyeyim, New Orleans 1.5 milyon nüfusa sahip, ve bilgisayar parçaları satın alabileceğiniz yer sayısı: 0.
Benden beklenmeyecek şekilde ufak tefek uyum sorunları yaşıyorum halen, bir çalışma temposu oturtamadım, commit'leri takip etmek ve e-posta okumaktan başka hiç bir şey yapmıyorum son zamanlarda.. Düzelecek tabi.
PS 1: Faruk, halâ New Orleans Faruk Eskicioğlu'ndan haberdar değil, fakat biliyorsun sözüm söz.
PS 2: Bu entry'i Linux Şenliği alanından okuyanlara selam ederim.
PS 3: Bu entry'deki 3. edit'in sorumlusu Gökmen'dir.
Tags:
süper olay
fotoğraf
etkinlik
new orleans
02/05/2006, Tuesday - 17:15
Gerçekten hoşbulduk!
Bu gün yukarda afişini gördüğünüz etkinlik kapsamında bir Pardus sunumu yapmak üzere Erkan Tekman ve Barış ile beraber Gölcük'te idik. Öncelikle bu harika etkinlik için başta TÜBİDER Kocaeli Şube yönetim Kurulu başkanı Fikret Bulat ve Sistem Bilgisayar Genel Müdürü Yusuf Koçak olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür etmek istiyorum.
Etkinlikte Gölcük Belediye Başkanı, askeri erkan, emniyet müdürlüğü personeli, öğretmenler, öğrenciler, bilgisayar sektörü insanları ve hatta Barış'la hazırladığımız sunum içerisindeki bir resimden dolayı duyduğu rahatsızlığı ayağa kalkıp dile getiren ilçe müftüsü bile vardı. Bu günün kısa bir özeti ve bize gösterdikleri ile ilgili blog entry'miz şu andan itibaren başlamıştır:
Fikret Bulat ile buluşup etkinlik alanına gittikten sonraki ilk işimiz Kongre ve Sergi Sarayı'nın ortasına konulmuş olan 8 adet bilgisayara hızlıca Pardus kurmak oldu. 700Mhz ve 128Mb bellek sahibi makineler, biz işe başladıktan 30 dakika sonra Pardus koşturmaya başlamışlardı bile.
Sonrasında seminer saatini beklemeye koyulduk ve salon yavaş yavaş dolmaya başladı. Salon hiç yer kalmayana kadar dolmakla kalmadı, bir çok öğrencinin ayakta kalmasına da neden olacak bir doluluğa ulaştı. Şu fotoğraf seminerin başlamasına 10-15 dakika kala çekildi (sonra bir daha çekmeye fırsatım olmadı):
Bu gün ne Linux Kullanıcıları Derneği şenliklerinde, ne Bilgi'nin etkinliklerinde, ne de herhangi bir üniversitede "bir seferde" yakalayamadığımız bir kalabalığa konuştuk: 400'e yaklaşan seyirci sayısı ile Gölcük bizi çok etkiledi, şaşırttı ve sevindirdi (bu yoğunluktan nasibini Linux Kullanıcıları Derneği etkinlikleri de Bilgi'nin etkinlikleri de alır, yoğunluktan yeni etkinliklere gerek bile duyulur umarım). Gölcük'te hep sorduğumuz standart sorularımıza gelen yanıtlar da hayli etkileyici idi, örneğin salonun neredeyse beşte biri daha önce Linux'u duymuş, dörtte biri de Pardus'tan haberdardı, hiç azımsanmayacak bir katılımcı da daha önce Pardus kurup denemişti.
Bu gün Fikret Bulat "Ekonomik Kurtuluş Mücadelesi'ni bu gün, Gölcük'te başlatıyoruz" dedi konuşmasının bir yerinde. Kendi kendine ve ismen ya da simâ olarak tanıdığımız açık kaynak kodlu camianın neredeyse tamamen dışında bir grup tarafından organize edilmiş olan bu etkinliğin profesyonelliği ve katılımın yüksekliği Pardus'un özgür yazılım kültürünü insanlara nasıl büyük bir hızla tanıttığının bir göstergesi. Bizlerin yıllardır değişik yöntemlerle yapmaya çalıştığımız şey şu anda kendi kendine büyüyor, kendi kendini tanıtıyor. Bunun, Türkiye'de özgür yazılımların yaygınlaşmasını hedeflemiş olan ve bunun için çalışan her tür oluşumun menfaatine olduğunu düşünüyor ve tüm özgür yazılım savunucuları adına çok seviniyorum. En başından beri hedeflediğimiz şey özgür yazılım kullanımının Türkiye'de yaygınlaşması değil miydi? Artık sevinebilirsiniz, çünkü şu anda bir yerlerde kendi kendine yaygınlaşıyor. Orta vadede Pardus'un, üzerinde yükseldiği değerlere olan borcunu ödemeye başlayacağına hep beraber tanık olacağımıza inanıyorum; Pardus'un yaygınlaşması ile ilgili herkesin farklı bir motivasyonu da olsa, nihayetinde kazanan özgür yazılım ve Türkiye olacak.
Proje şu anda çok hareketli. Aramıza her gün yeni geliştiriciler katılıyor, her gün Pardus Gönüllüsü Programı'na yeni insanlar başvuruyor, uzun zamandır hayata geçirme planları yaptığımız çizgi üstü projeler ayaklanıyor. Bizden bağımsız şekilde, dışarda şekillenen projeler de cabası (bir yerlerde birileri Pardus çözümleri sunuyor, birileri kendi işletmesini bu sisteme geçirmenin yollarını arıyor, kimi kurumlardaki ilerici insanlar entegrasyon projeleri yürütüyorlar).
1.0'dan, hatta Çalışan CD'den önce günlüklerimizde yazdıklarımıza şöyle bir göz attım. "Güven" dışında söylediklerimizi doğrulayıcı neredeyse hiç bir argüman sunmaksızın güzel günler göreceğimizi yinelemişiz. Bu proje içinde, herkesin gözü önünde, PiSi gibi bir paket yöneticisi, ÇOMAR gibi bir yapılandırma altyapısı geliştirildi, Türkçe ile ilgili kritik sorunlar giderildi, 600'den fazla uygulama paketlendi. Hepsinin bir arada çalıştıklarını gördüğümüz güzel günler, gerçekten geldi, insanlar Türkiye'de daha önce hiç duymadıkları kadar "Linux", "Özgür Yazılım", "GPL" lafı duydu. Şu andaki tabloya bakınca ve Gölcük'teki insanları düşündükçe gayet yineleyesim geliyor, çünkü bu gün gerçekten biraz daha iyi anladım ki -daha- güzel günler -de- göreceğiz.
Tags:
seminer
şehirler arası
pardus
didaktik ekol
süper olay
etkinlik
bu senin kendi düşüncen hocam
28/02/2006, Tuesday - 13:25
On Monday 27 February 2006 19:28, Arda Çetin wrote:
> Merhaba,
>
> Bilgi'de çektiğin fotoğrafları gönderir misin?
> Penguence'deki etkinlik haberi için kullanacağım da..
Burada bulabilirsin:
http://cekirdek.uludag.org.tr/~meren/photos/
Tags:
fotoğraf
etkinlik