Dördüncü Pardus Geliştirici toplantımızı nihayet dün yapabildik. Haliyle biriken konular yüzünden toplantı biraz uzun sürdü. Dileyenler toplantı özetini bu adresten okuyabilirler.
KDE4 geçişinden Contrib deposuna, Wiki sorumluluğundan GPLv3 tutumumuza, 2007.3'ten beklediklerimize kadar bir çok konuda tartıştık, uzlaşmaya varmaya ve kararlar almaya çalıştık.
Fakat hiç bir toplantıda çözemediğimiz bir konu vardı ki dünkü toplantıda da bu konu ile ilgili bir sürpriz yaşanmadı. Bu meşhur konu nitelikli geliştirici sayımızın azlığı, bu sayının Pardus'un bilinirliği ve kullanılırlığı ile orantılı şekilde artmayışı. "Nitelikli" kelimesinin önceki cümlede geliştiricinin sadece teknik bilgi birikimini işaret eden bir sıfat olmadığını, onunla beraber ya da onsuz, "sorumlu geliştirici", "etkin geliştirici", "tuttuğunu koparan geliştirici" gibi kavramları da kapsadığını farz edin.
Selim Ok'un toplantının sonuna doğru 700 küsur açık hatamız olduğunu, bununla beraber hata sayımızın artış trendi gösterdiğini söylemesinin ardından bir önceki paragraftaki gerçeğe bir kez daha ulaştık: 710 açık hatamız var, çünkü bir kısım geliştirici işlerin yolunda gitmesi için sabah GUI programlamak, akşam ise kernel ile uğraşmak gibi gerçekçi olmayan bir efor ortaya koymak zorunda, paketlere atanan hataların üstesinden gelinemiyor çünkü geliştiricilerin çoğunun üzerinde onlarca, kimilerinin üzerinde ise güncellemeleri takip etmenin, hataları çözmenin insan üstü bir efor gerektireceği kadar fazla sayıda paket var, projeye yabancı katkıcı çekmekte güçlük çekiyoruz çünkü İngilizce belgelerimizin sayısı çok sınırlı, Türkiye'den katkıcı bulmakta güçlük çekiyoruz, çünkü, çünküsünü bilemediğim bir takım sebepler söz konusu.
Öte yandan elbette hiç yeni, nitelikli geliştirici projeye katılmıyor değil. Fakat artan bilinirliği ile beraber Pardus'tan beklenenlerin zamana bağlı artış eğrisi ile Pardus'un geliştirici sayısının zamana bağlı artış eğrisi neredeyse birbirleri ile 90 derece yapacak.
Bir özgür yazılım projesi olarak belgelendirme, çeviri, paketlere ilgi alaka, var olan hataları çözmeye çalışma gibi noktalarda faaliyet gösterecek insanları bulmakta neden bu kadar güçlük çekiyoruz? Toplantıda bunlar konuşulurken Erkan Tekman'ın aklına güzel bir fikir geldi ve "geliştirici sayımızı artırmak için aklınıza gelen fikirleri uygun bir zamanda listeye gönderebilir mi herkes?" dedi... Eh, neden olmasındı, belki gerçekten güzel bir fikir çıkardı..
Ben de buradan şansımı deniyorum: Nitelikli geliştirici sayımızı arttırmak için aklınıza gelen fikirleri paylaşır mısınız?
Comments
Sn İlker İlgen,
Sorduğunuz sorulardan "Neden Pardus yeni baştan yazılıyor";, "İsim neden İngilizce?" sorularının yanıtları daha önce çeşitli mecralarda açıklanmış olan şeyler, bir daha yazmaya gerek yok diye düşünüyorum (öte yandan baştan yazılan *şey* Pardus olmadığı gibi isim de İngilizce değil).
"Bu proje neden bu kadar uzadı ve sonucları her geçen gün geriye doğru sayıyor?" demişsiniz. Pardus belirli bir tarihte sona erecek bir projeden ziyade sürekliliği hedeflenen bir dağıtım projesi. Sorunuzun ikinci kısmından Pardus'un geriye doğru saydığını düşündüğünüz anlamını çıkarıyorum, neden geriye doğru saydığını düşündüğünüzü açıklarsanız muhtemelen bu düşüncenizin doğruluğu üzerinde durmak isteyen birileri çıkacaktır.
Ubuntu projesinin başarısının arkasında pazarlamaya ayırdıkları çok büyük bütçe yatıyor. Siz farklı bir şey düşünüyorsanız lütfen paylaşın.
"Yüksek düzeyde yapılacak bir PARDUS toplantısında fikir ve düşüncelerimi açıklayaiblir ve bu projeye yön verecek fikirlerimi PARDUS ekibiyle paylaşabilirim" demişsiniz. Lütfen toplantıları beklemeyin, fikirlerinizi açıklayın. Açık bir proje olan Pardus'un 'yüksek düzeyde toplantıları' çoğunlukla IRC'de, blogların yorum kısımlarında yapılıyor.
Teşekkürler,
Selamlar.
Merhaba,
Nitelikli geliştiriciden kasıt dediğiniz gibi "sorumlu geliştirici", "etkin geliştirici", "tuttuğunu koparan geliştirici"; ise eğer, SVN hesabı olan geliştirici arkadaşların sorumlu oldukları paketler ile ilgili güvenlik veya versiyon güncellemelerini zamanında yapmaları, üzerinde fazla paket olan geliştiricilerin de paketlerinin bir kısmının sorumluluğunu _paket sayısı nispeten az ve vakit ayırabilecek_ diğer arkadaşlara devretmesinden geçiyor.
SVN hesabı alırken geliştirici adayları tarafından "yaptığım işin sorumluluğunu alıyorum" deniyorsa, hesabı aldıktan sonra da sorumluluk bilincinin gereğiyle hareket etmeleri şart diye düşünüyorum. Belki insanları zorlamaya yönelik bir düşünce olarak yorumlayabilirsiniz fakat, Pardus geliştiricisi olmak biraz da disiplinli çalışmayı gerektiriyor, sonuçta o SVN hesapları ömürlük verilmiyor. Şu anda her geliştirici _en fazla_ 2 gecesini ayırıp elindeki paketlerin güncellemelerini yaparsa depolarda eski sürüm paket kalmayacaktır. Şöyle bir gerçek de var, çekirdek ekibin paket güncellemeleri ile yakınen ilgilenememesi doğaldır, zaten İsmail elinden geldiğince bu durumu onarmaya çalışıyor.. Bu konu ile ilgili diğer geliştiricilerin de sorumluluk üstlenmesi gerekir diye düşünüyorum.
Bunun haricinde #pisidepo, #pardus ve #pardus-devel kanalları geliştirici olmak isteyen kişilerin her tür yardımı alabileceği bir "akademi" gibi oldu adeta.. Ekip, sürekli yeni paketçi kazanıyorsa bunun sebeplerinden en büyüğü, bu kanallarda yol gösterici durumdaki tecrübeli geliştiricilerdir. Şu anda sistem işliyor, elbette ayrılan geliştiriciler olacak, aslolan arkadan sistemin devamını sağlayacak geliştiricilerin yetiştirilebilmesi, hatta sırf paketçi adayları için yeni bir e-posta grubu kurulabilir.
Bu konudan başka "nitelikli geliştirici" kazanmanın yolu; sağlam ve potansiyeli olan özgür yazılımdan bihaber kişilerin Pardus'la tanıştırılmasından geçiyor, insanlar hala nasıl "Özgür yazılımda nasıl para kazanabilirim ki?\ şeklinde bir görüş içerisindeler. Bununla birlikte okulların özellikle bilgisayar mühendisliği bölümlerinin etkinliklerinde mutlaka Pardus ile ilgili bir söyleşi/seminer olmalı. Türkiye'nin her bölgesinden geliştiricimiz var, bölge etkinliklerinde bu geliştiriciler faaliyet gösterebilir pekala. Tamam Ubuntu pazarlamaya çok büyük bütçe ayırıyor olabilir, fakat bizim de ulaşabileceğimiz ve bölgesel faaliyetleri onların üzerinden götürebileceğimiz geliştiricilerimiz var.
Dediğim gibi "Nitelikli eleman nasıl kazanabiliriz?" ve "Nasıl daha çok kişiye ulaşabiliriz?" soruları aynı paralelde.. Ne kadar çok kişi Pardus'u tanırsa ve ikna olursa o kadar çok özgür yazılım için çalışacak "tuttuğunu koparan" kişi olur..
Murat'ın bu girdisini ilk gezegen.pardus'ta okuduğum için konuyla ilgili aşağıdaki yorumumu başta yanlış listeye göndermişim. Beni bu konuda uyardığı için sevgili Erkan'a teşekkür ederim. Pardus'ta nitelikli geliştirici sayısının artabilmesi konusuyla ilgili nacizane düşüncelerim şöyle:
Bana göre Türkiye'den nitelikli geliştirici ve Pardus'un bilinirliği ve yaygınlığı arasında önemli bir bağıntı artık bulunmuyor. Bilişimle ilgili kişiler zaten Pardus'u biliyor. Katkıda bulunabilecek kişilerin artması ise ancak uzun vadede ve bu konuda donanımlı, özgür yazılım konusunda bilinçli ve hassasiyet gösteren kişilerin artmasıyla mümkün olabilir. Böyle kişiler genel olarak sayıca az olmakla birlikte Türkiye'de ise ne yazık ki daha da nadir bulunan cinsten. Öyleyse burada iş tamamen eğitime ve zamana kalıyor. Ben ve eminim diğer öğretim görevlisi arkadaşlar üniversite ve diğer eğitim kurumlarında Pardus ve özgür yazılımın ne olduğu ve neden önemli olduğu konusunda öğrencileri bilinçlendirmek, öğretmek ve katkıda bulunmaya teşvik etmek için ellerinden geleni yapmaya devam ediyorlar. Daha önce de söylemişimdir ama yineliyorum. Burada Pardus'un yapması gereken ise özgür yazılım değerlerine daha bir sıkı tutunmak. Bence kısa vadede heyecan yaratıcı hedefler yerine daha orta ve uzun vadeli hedeflere ağırlık vermeli ve sadece Pardus değil, "neden Pardus?" konusunun bilinirliğine ağırlık verilmesi düşünülebilir diyorum.
(3000 harf sınırı yüzünden devamı aşağıda)
Birkaç öneri:
- Pardus İnternet sitelerinde "Linux nedir?" ve "Neden Pardus" gibi başlıklar dikkat çekici şekilde eklenebilir.
- Özgürlük İçin sayfasının ismi güzel ama konuyu bilmeyen çoğunluk için "Neden özgürlük için Pardus?" sorusuna cevap veren dikkat çekici bir bağlantı vesaire yok görebildiğim kadarıyla. Murat'ın "Neden Linux" girdisi biraz içerik ve daha çok da bir ilk adım girdisi olması yüzünden yeterli değil.
- Özgür olmayan video codec gibi bileşenlerin Yalı tarafından otomatik olarak değil de Pardus kurulumu tamamladıktan sonra Kaptan tarafından seçmeli olarak ve gerekli kısa açıklama yaptıktan sonra yüklenmesini önermiştim; bu vesile ile yineliyorum.
- Kaynaklarımız kısıtlı. İnsanlarda her yeni ara sürüm için harika yeni özellikler beklentisi yaratmak gibi bir lüksümüz yok ve zaten kullanıcıların da bu konuda gerçekçi olması gerekiyor. 2007.3 deki yeni özellikler beni de heyecanlandırıyor ama bence daha sonraki 2008 sürümü için öncelikli hedef yeni bileşenler eklemek yerine var olan bileşenlerin kararlılığının artırılması ve birikmiş hataların düzeltilmesi olmalı. Kullanıcılar hassasiyet gösterip, zamanlarını ayırıp, Uluzilla'ya üye olup 800+ hata girdisi ve bunlar için sayısız ek bilgi ve yorum eklemişler. Bunların hızla çözümlendiğini görebilmek kullanıcılarda daha büyük bir bağlılık ve ait olma duygusu yaratmakta olduğunu unutmadan konuya daha fazla eğilmek gerekiyor.
Bunlar benim kişisel düşüncelerim.
Tüm geliştirici arkadaşlara yılmadan ve sürekli bir şekilde gösterdikleri olağanüstü gayret için çok teşekkür ve saygılarımla.
A. Talha YALTA
Merhaba Murat Bey,
Geliştirici Toplantısı Notları başlıklı günlük yazınızın sonunda sorduğunuz soruya ufakta olsa belki bir çözüm bulunabilir diye naçizane fikirlerimi sizinle paylaşmak istedim. Öncelikle geliştiriciler ve internet üzerinden katkı sağlayan veya sağlamak isteyenler projenin uzağında kalıyor. Bu açıdan Ubuntu projesinde örneği bulunan LaunchPad gibi bir portal ingilizce ve türkçe şeklinde oluşturulup destekçilerin buraya yönlendirilmeleri iyi olur düşüncesindeyim. Geliştirme haberlerinin, kullanımla ilgili soru ve sorunlarının, çeviri ve yol haritası oluşmasında kullanıcıların fikirlerinin paylaşacağı bir portalın bulunması Nitelikli geliştirici sayısını arttıracağını umuyorum.
Saygılarımla,
Deran Delice
Her şeyden önce "free" kavramının bizim kültürümüzdeki yerini anlatmalıyız insanlara. Bedava / özgür ayrımını bir şekilde yapabilmeliyiz. Paylaşmanın ne olduğunu, paylaşınca eldekilerin uçup gitmeyeceğini, aksine artacağını/arttığını anlatmalıyız. Paylaşmanın sorumluluğunda olan bir komünitenin üyeleri olarak bunları örneklendirebiliriz, üç-beş kelam katarak renklendirebiliriz. Örneğin bugün google'da ismimi aratınca tesadüfen bundan 6 yıl önce geleceklinux listelerine attığım mesajı gördüğümde değişik duygulara kapıldım. Dün ekran çözünürlüğünü değiştirmesini bilmeyen, faresini tanıtmasını beceremeyen, Webmin diye ortalığı karıştıran ben, bugün açık kaynak bir projenin geliştiricisi konumundayım. Herhangi bir kurstan, üniversite eğitiminden bahsetmiyorum. Bilgi birikimini özgür yazılım adına paylaşan sizlerden edindiklerimle bugün bu bilgiye sahibim. Bugün biz bilgimizi paylaşmaya hazırız, paylaşımdayız, biz böyle öğrendik çünkü. Peki ya diğerleri? Burası bir kırılma noktası işte. Paylaşım felsefesine aşina olmayanlar Pardus projesini Tübitak'ın "kapalı" ürünüymüş gibi görüyorlar. Hani arada listelerde; "açık kaynak diyorsunuz ama kapalısınız, kapalı olduğunuz içinde bizim katkımız olursa komüniteye değil Tübitak'a olacak" görüşüne sahip olanlar görüşlerini dillendiriyor ya aynı şey işte. Bu felsefeyi anlamış olan nitelikli geliştiriciler zaten şu an sizlerle birlikte çalışıyor. Bu felsefeyi anlamaya çalışanlar, sizin çalışmalarınızı görünce ya da çalışmaların belirli bir ekip etrafında döndüğünü görünce zincire dahil olmaktansa yukarda belirttiğim "kapalısınız" görüşünü dillendiriyorlar. Siz içerde zaten zincirin bir halkası olduğunuz için belki bu kişinin/kişilerin duygularını anlayamayabiliyorsunuz, bazen sizinde ters bir anınıza gelip, projelerin svn adreslerini vererek "işte kodlar burada yeteri kadar açığız" cevabını veriyorsunuz. Birde bu felsefeyi hiç anlamak istemeyenler var (bilgisayarında korsan ürün kullanıp daha sonra "beleş" diye Linux yükleyenler de bence bu sınıfa dahildir) onlarla ilgili birşey yazmıyorum zaten.
(3000 karakter yoruma devam)
Diyeceğim şudur ki; siz geliştiricilerle, dışardan size bakan, çalışmalarınızı izleyen, "nitelikli" olmasa da "nitelikli" olmaya çalışabilecek geliştiriciler arasında iletişim yolları aranması lazım (voltaj düşürme meselesi). Özgür yazılım, paylaşmak, paylaşarak büyümek, özgürlük!="beleş"... Evet, bu kavramları bu insanlara anlatmalıyız, anlatırken de kuru kuruya değil, yaşadıklarımızı, gördüklerimizi, paylaşarak artırdığımız bilgi birikimimizi katarak aktarmalıyız. Ne kadar zor bir süreç gibi gözükse de, biz bir adım önde başlıyoruz; çünkü paylaşmak bizim kültürümüzde olan birşey. Ubuntu'dan bahsedilmiş, büyük reklam bütçeleriyle büyüdüğünden. Biz farklı olalım, büyük reklam bütçeleriyle herkes büyüyor zaten. Biz etrafımızda bizi izleyenleri büyüterek/geliştirerek onlarla paylaşarak büyüyelim.
Neler yapabiliriz? Neyimiz eksik?
Geliştirici seviyesinde Türkçe/İngilizce dökümanlar zayıf. Pardus’u ya da Pardus’un etrafında oluşan komüniteyi anlatmakta güçlük çekiyoruz. “Devlet destekliyor ya, benim yardımıma ne gerek duysun” zihniyetine bir şekilde cevap verebilmeliyiz. Şu anki geliştirici ekibin kapalı bir kutu görüntüsü çizip çizmediğini tartışmalıyız.
Asıl olan bir problem var ama bizim burada çözemeyeceğimiz bir şey; insanların karnı aç ve para kazanmak istiyorlar, yazdığı beş satır beş kuruş etmeli, aç kalmamak en doğal hak.
Söylenecek sözler burada biter.
Taha Özket
Sayın A.Murat EREN
Ulusal bir dağıtımda kısaltmaları Türkçeye denk gelen kelimelerin açılımı ingilizce. YALI. Yet Another Linux Installer.. Bunun açıklamasını yaptığınız önceki yazıyı lütfen ilkerilgen@gmail.com adresine e-posta olarak atarmısınız?
Bu proje neden bu kadar uzadıdan kastım Henüz bir masa üstünde yapılması gerekli uygulamaları yapamayan bir işletim sistemi. Son kullanıcı bazda yaptığım birçok denemede en başarısız linux dağıtımı PARDUS oldu. En başarılısı tahmininizcede UBUNTU ,Fedora ve Open Suse oldu. Tamam Fedora ve Open Suse yi geçiyorum. FReeBSD.
Pardus geriye doğru sayıyor çünkü yazılan paket sayısından daha fazla hata olduğunu ben söylemedim.Proje ilerlemeyi bıraktı yamaları çıkartmaya zamanı yetmiyor.Bu yüzden diğer linux dağıtımlarına göre geride kalıyor demek istemiştim.
http://gezegen.pardus.org.tr/rss20.xml şu RSS adresini mozillanıza kurun ve kaç tane işe yarar yazı içerdiğine bir bakın lütfen. Kaç tanesi bir insana birşeyler veriyor ? Bu kendi aranızda bir RSS ise bu söylediğimi önemsemeyin lütfen.
Gökmen Göksel: (Akıl,Mantık) == (0,0) (http://cekirdek.pardus.org.tr/~gokmen/za...), birşeyin aslını bilmeden fikir yürütmek doğrumu? (http://www.ilkerilgen.com/75/wordpressco...>
Uzun soluklu bir projeden benim anladığım sonuçlarının zamanla alınacağı bir durumdur. Mesela Tamamı Türkçe ve son kullanıcının alıp rahatlıkla kullanabileceği bir işletim sistemi ve özel istek ve uygulamalar için yazılmış bir kullanıcı el kitabı ve binlerce gerçek sorunun cevaplarının yer aldığı br wiki yada forum sayfası .
Pardus projesinin başlangıcından bu yana geçen zamanda kaç Linux uygulaması yazılırdı ? Kaç paket Türkçeleştirilirdi ? Debian yada Redhat Türevi kaç dağıtım çıkardı bu sürede ?
Yüksek düzeydeki bir toplantıdan kastım TUBITAK proje sorumlularının ve Pardus projesi sorumlularının olduğu sessiz bir odada yapılan toplantı. Benim yapacağım sunumu izleyip fikirlerini açıklarken sesini duyup el hareketlerini görebileceğim bir mekanda yapılan yüksek düzeyli bir toplantıdan bahsediyorum.Eski kafalımıyım ? Tamam kıyafet serbest olabilir .İsteyen mayosunu ve plaj havlusunuda alsın.Toplantıdan sonra havuza girmek isteyenler olabilir.
(devam ediyor)
(devamı)
Pardus şuankinden çok daha ilerde bir proje olabilirdi. .Farklı birşeymi yapacaksınız ? O zaman Dünya ile entegre olup birşey yapalım. Çünkü bizim Ülkemizin koşullarını şimdilik bunu gerektiriyor.Linux ile uğraşan kaç kişi var ülkemizde bunun sayısını biliyormusunuz ? Kaç tane ticari firma var Linux çözümü sunan ? Soru sorarak değilde araştırma yaparak sorularının cevabını bulan kaç insan var bu ülkede ? Yabancıların istilasına uğruyoruz.Neden ? Çünkü onlarla rekabet edecek güçte değiliz. Biz dünyayı takip etmiyoruz.Bir arabayı 40 sene üretip biniyoruz.Bu yüzden yeni bir dağıtım üretecek koşullara sahip değil bu ülke.
Bu ülkedeki insanların %70 i ne tarihten bir haber neden yakın geçmişten.
Pardus projesinin halka inebilmesi için öncelikle sizin halkı anlayabilmeniz lazım. Ülkemizin eğitim ve siyasi durumu ortada.Bu koşullarda Pardus'un bir kaç işi bilen insanın dışında kullanması gerçekten zor..
İlker İLGEN
İlker bey,
Öncelikle, Türkçemizin yazım kurallarına göre, soru eki "mi" bitişik yazılmaz.
Pardus projesi başarılı oldu. Yarattığı bilgi birikimiyle, topluma ve çeşitli kurumlara özgür yazılımı tanıtmasıyla, çok başarılı bulduğunuz diğer dağıtımların da faydalandığı, çeşitli özgür yazılım projelerine yapılan kod ve test katkılarıyla (kernel, kde, python, opensc, ve diğer çeşitli ufak projeler, şu anda aklıma gelmeyen başkaları da vardır), ve en önemlisi projeye yaptıkları yamalarla, paketlerle, yazdıkları belgelerle katkı sağlayan bir geliştirici topluluğu yaratmasıyla.
Bu topluluk gelecekte, şu anda uğraşılan basit işletim sistemi işlerini aşıp, kazandığı bilgi birikimiyle özgür yazılım dünyasında büyük bir üretim gücü haline gelecek potansiyele sahip. Ama bunun için daha da büyümesi ve nitelik kazanması gerekiyor. Bu bizim tek başımıza yapabileceğimiz bir iş değil, insanların da bunu istemesi, hazır bir şeyleri kullanıp tüketici olmak yerine, araştırmaya ve üretmeye çabalaması gerekiyor. İnsanları buna teşvik edebileceğimiz yollar arıyoruz. Murat arkadaşımın bu yazısı da, bu konuda insanların fikrini almak için yazıldı.
Böyle bir topluluk, başka bir sistemi taban alarak oluşturulamaz. Çünkü know-how denilen bilgi, ancak işin temeline girip elini kirleterek elde edilir. Başkalarının ürettiği bir şeyin sağı soluyla oynamakla, Türkçe çevirisini yapmakla yetinmiyoruz, böyle yaptıktan sonra Redhat, vb yerine pekala Windows da kullanabilirdik. Özgür yazılım projelerini öğreniyor, onlara destek oluyor, yanlış yaptıklarını gördüğümüz yerde de oturup doğrusunu yapıyoruz.
Bu ülke bir dağıtım üretemez gibi saçma sapan düşünceleri kabul etmiyoruz. Tübitak yöneticilerine çıkıp bunu mu söyleyeceksiniz? Sizin bir dağıtımın nasıl yönetileceğine, ya da dağıtımı geçtim, herhangi bir yazılım projesi yönetimine dair tecrübeniz nedir? Ülkelerin bilim ve teknoloji planları, bir gazete köşeyazısı üslubuyla yapılmaz.
Merhabalar,
İlker İlgen demiş ki,
"Son kullanıcı bazda yaptığım birçok denemede en başarısız linux dağıtımı PARDUS oldu. En başarılısı tahmininizcede UBUNTU"
Yaptığınız denemelerin kriterleri nelerdi, sonuçları neye göre değerlendirdiniz bilemiyorum. Fakat bunlardan bağımsız olarak bu cümlenizden Ubuntu'nun Pardus'tan çok daha başarılı bir dağıtım olduğu sonucuna vardığınızı varsayıyorum.
"Pardus geriye doğru sayıyor çünkü yazılan paket sayısından daha fazla hata olduğunu ben söylemedim."
Bu cümlenizden de Pardus'un yazılan paket sayısından daha fazla hatasının olmasının geriye doğru gittiğine dair bir gösterge olarak kabul edilmesi gerektiğini düşündüğünüz anlamını çıkarıyorum (bu arada "kim paket sayısından daha fazla hata olduğunu söyledi?" diye de sormuyorum).
Eğer Ubuntu'nun hata takip sistemine baksaydınız 31000'den fazla açık hatası olduğunu görebilirdiniz. Ubuntu'nun resmi depolarındaki toplam paket sayısı ise 19000 civarında. Bu durumda Ubuntu da geriye gidiyor olmalı.
Bir yerde "kısaltmaları Türkçeye denk gelen kelimelerin açılımı ingilizce" diyorsunuz, bir yerde "Dünya ile entegre olup birşey yapalım" diyorsunuz.
Ben geliştirici sayımızı arttırmamız için ne yapmalıyız diyorum, siz "Bu ülkedeki insanların %70 i ne tarihten bir haber neden yakın geçmişten" diyor, bu ülkenin yeni bir dağıtım üretecek koşullara sahip olmadığını düşündüğünüzü ifade ediyorsunuz.
Bu proje sağlıklı eleştiriye muhtaç. Fakat bir dayanağı olmadan, ezberden yapılan eleştiriler vakit kaybından öte bir işe yaramıyorlar, eleştiri yapmak ya da öneride bulunmak ciddi bir hazırlık gerektiriyor, bu yüzden eleştiri ya da öneri beklerken insanlardan zor bir şey istediğimizin farkındayım. Siz Pardus'a ve amaçlarına o kadar uzak görünüyorsunuz ki kendi adıma sizinle burada ya da sessiz bir odada daha fazla tartışmanın Pardus'a bir getirisi olacağına inanmıyorum. Bununla beraber ayırdığınız vakit için teşekkür ederim.
İlker İlgen gibi önerileri ve düşünceleri ile katkıda bulunan herkese tek tek teşekkürler, ilerleyen günlerde gelen tüm önerileri derleyip bir rapor hazırlayacağım.
Selamlar.
Bu blog girdisini okuduğumda ilk aklıma gelenleri yazmak isterim, naçizane bir biyologun Linux camiasına laflarıdır :) (ben ve benim gibileri buradan itibaren "kod yazamayan" olarak tanımlayacağım).
Benim gibi kod yazamayan fakat Pardus'a katkıda bulunmak isteyen insanların yapabileceği şeyler çok kısıtlı sanıyorum. (Eğer kısıtlı değilse, kod yazamayanların nasıl bir katkıda bulunabileceleri yeterince açık değil bence. Belki bu konuda bir şeyler yapılabilir, ama ben başka bir konuya parmak basmak istiyorum asıl).
Kod yazamayanların Pardus için yapabileceği işlerden biri Türkçe'den İngilizce'ye belge çevirisi. Yazıda Meren yeterince İngilizce belge bulunmadığı için yabancı geliştiricilerin Pardus'a çekilemediğini söylemiş. Demek ki çeviri işine ciddi bir hız vermek gerekiyor. İngilizce belge olunca yabancı geliştiricilerin sayısı da artmış olacak diye tahmin ediyorum.
Fakat burada problem şu ki, kod yazamayanlar, kod yazanların dünyasına girince afallıyorlar. Ben çeviri konusunda uzun zaman önce bir şeyler yapayım diye, bir e-posta listesine katılmıştım (hala ismini dahi hatırlayamıyorum bu arada, o bile karışık geldi :) ). Fakat bana anlatılanlardan, ya da okumamın önerildiği belgelerden hiçbir şey anlamadım. Çeviri yapmak için daha önce hiç kullanmadığım bir programı filan öğrenmem gerekiyordu. Sonuçta hayatta başka işlerle de meşgul olmak durumunda olan bir kişi olarak hevesimi kaybettim, ve hiçbir katkıda bulunamamış oldum.
Oysa ki şöyle olabilir: görev kademeleri yaratılır. Kod yazamayanlara belgenin text hali verilir, onlar güzelce çeviriyi yaparlar. Sonra kod yazabilen bir arkadaş alır bunları hangi programla ne yapılması gerekiyorsa yapar yükler eder. Benim gibi -aslında kodlu modlu şeyleri seve seve öğrenecek ama buna vakti olmayan- insanların kod yazanlar dünyasında kaybolmaları engellenmiş olur.
Ki bence bu durum sadece çeviri için değil, başka konularda da geçerli. Bir nevi mesleki deformasyon sanırım. Kod yazanlara elbette çok kolay görünen bazı şeyler, aptal olmadığı halde bu dünyanın içinde olmayan kişilere matematik olimpiyatı sorusu gibi gelebiliyor. Evde Pardus geliştiricisi bulunduran bir insan olmama rağmen ben böyle hissediyorum :), tek başına "yardım edeyim" diye maceraya atılanları siz düşünün.
(Konu ile doğrudan ilgili olmayan ve bir forum tadı yakalanmış son 4 yorumu (üçü İlker Bey'e birisi de bana ait) yayından kaldırdım)
Sevgili Meren;
Konuyu senin ve sanırım Erkan Tekman'ın da istediğin zemine çekecek; eğer şansımız varsa daha verimli geçmesini sağlayacak birkaç fikrim var. Okumayı ve üzerinde tartışmayı kolaylaştıracak şekilde madde madde gideceğim:
1) Son bir yıllık süreç içinde "dışardan" aldığımız en önemli katkının "Pardus Yaz Stajı" ile geldiğini düşünüyorum. Nitekim, son geliştirici toplantımızda 2007.3 için gündeme gelen yeni işlev setlerinin hatırı sayılır bir kısmı, bu genç arkadaşların staj projeleri ile geldi. Bu yaz stajları sadece dağıtım açısından değil, bu genç arkadaşlar açısından da çok önemli olduğunu düşüüyorum. Bu genç arkadaşlar, gerçek bir yazılım geliştirme ortamında bulunarak bu süreçten bilgi/deneyimlerini artırmış olarak çıkacakları gibi; sanırım aralarından bazıları staj sonrasında ekibe katılmış olacak.
Yaz Stajları ile başlayan sürecin, okul döneminde, özellikle de meslek liseleri ve üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilerin son eğitim yılı sürecince (yani kış ve sonbahar) yapmak zorunda olduğu zorunlu staj dönemlerine yayabileceğimizi düşünüyorum. Geliştirici bulmak bunun için zor ve mevcut işgücünden de çalan bir yöntem olduğunun farkındayım, ancak bana uzun vadede elle tutulur geri dönüşler elde edebileceğimiz bir yöntem gibi geliyor stajlar.
2) Aklıma gelen bir diğer katkı şekliyse, "Summer of Code"a benzer bir şekilde, yaptığı iş dolayısıyla TÜBİTAK UEKAE içinde yer alamayacak olan ya da coğrafi uzaklık/okul durumu nedeniyle Gebze'de çalışamayacak olan geliştiricilere yönelik bir "uzaktan çalışma" yönteminin yaratılması olabilir. Çok "gerçek dışı" bir senaryo değil bu; varsayalım ki eşinin işi dolayısıyla hayatına Kayseri'de devam etmek zorunda olan bir geliştirici olsun ve elimizde de "90 x geliştirici işgünü" bedelinde bir proje/bileşen bulunsun... SOC projelerinde olduğu gibi, yapılan işi çeşitli Milestone'lara bölerek, dışarıdaki geliştiricilere bu işi paslayacak/bedeli karşılığında yaptırtacak bir mekanizma kurgulanamaz mı?
3) Bu topraklarda geliştirici yetişmesi için önce bu geliştiricileri besleyecek dokümantasyona, belgelere, Pardus bileşenlerinin mimarisini anlatacak yazılara ihtiyacımız var. Hem Türkçe hem İngilizce, mümkün olursa başka dillerde de... Bu eksiğimizi acilen kapatmamız gerekiyor.
(...)
Şimdilik aklıma gelenler bunlar...
İşin PR, topluluk yaratma, bu topluluğu yönetme/yönlendirme kısmında yapılabilecekleri, konuyu çok dağıtmamak adına şimdilik gündeme getirmiyorum. Bu tarafta bir süreç sürmekte, sanırım ekim ayının ortasından itibaren hareketlilik de inşallah başlayacak.
pardus-devel kanalının konu ile ilgili önerileri de şu şekilde sıralanıyor:
- Sadece yeni geliştiricilere yardım etmek için bir "akademi" e-posta listesi açılsın. Paket yapımı, hata düzeltme gibi konularda yardım alsın adaylar.
- Sadece "kullanıcılarla konuşmak için" IRC'de toplantılar yapılsın.
- Paket yapma/hata kapatma videoları hazırlanabilir.
- Üniversitelerde seminer/söyleşi gibi etkinlikler arttırılabilir.
Akademi e-posta listesi açılması, daha önce IRC ile tanışmamış ya da kullanma gereği hissetmemiş fakat, temel teknik bilgiye sahip olmasının yanı sıra ekip için de faydalı olabilecek etkili geliştirici adayları ile kuvvetli iletişimin sağlanması açısından faydalı olacaktır.
Ülkenin her yanında geliştiricilerimiz mevcut. Üniversite/liselerdeki etkinlikler bu kişilerin organizatörlüğünde arttırılabilir, hatta haftada bir seminer hedefi bile koyabiliriz.
Önceki yazımda geliştirici adayları için IRC'nin önemli olduğuna değinerek, bir kısmının IRC'den yetişerek bu yerlere geldiğini belirtmiştim. Meren'in isteği üzerine http://tr.pardus-wiki.org/Pardus:Gelişt... adresinde listelenmiş, subversion depolarına yazma hakkı bulunan geliştiricilerden _ulaşabildiklerimden_ 14 tanesinin bu yoldan yetiştiğini belirtmek isterim. Sayısal veri olarak buraya iliştirmekte fayda var.
Öncelikle Pardus'un sevilmesi için daha çok çalışılmalı :) Mesela grafik olsun font olsun 3d desktop yada kde4 gibi yenilikler çok hızlı adapte edilmeli ve görselliği iyileştirilmeli... Ben şahsen Pardusun yenilikler karşısında gerie kaldığını görüyorum bir çok insan bu yenilikleri denemek yada sahip olmak için başka dağıtımları kuruyor ve kullanıyor, daha sonrada oluşan bir gönül bağı ile o dağıtımlara destek veriyorlar.
Neden görsellikten başladığıma gelecek olursak. Bir dağıtımın yayılması ve sevilmesi için o dağıtımın yeni özelliklerle beraber görselliği de sunması gerekir yoksa 100lerce dağıtımın arasında çok ileri gidemez. Pardus'u daha fazla yaymadan nitelikli geliştirici sayısında artış beklemek çok doğru değil.
Diğer bir neden ise Pardus'a ait resmi bir forum bulunmaması... Pardus'a ait Türkçe ve İngilizce resmi forum gerekli.. Ubuntu'nun izlediği yol bu konuda çok iyi sorunlar anında çözülüyor ve kullanıcılar memnun kalıyor.
Yurt içinde veya yurt dışında Pardusa destek olacak nitelikli yazılımcılar istiyorsanız Pardusu daha fazla sevdirmeliyiz, zaten sevildikçe nitelikli yazılımcılar sıraya girecektir yardım etmek için.
Diğer bir önerimde nitelikli yazılımcılara Pardus'a yardım etmeleri karşılığında bir ücret verin mesela sonuca ulaşan her bug için 1usd gibi (bug ın önemine göre bu ücret belirlenir) :) Böylece dünyanın her köşesinden yardıma koşacak bir çok nitelikli yazılımcı olacaktır.. hatta 715 bug ın hepsini bi kişi bile çözmek isteyecektir :)
Pardus'a bağış sayfası ilede nitelikli yazılımcı olmayıp nitelikli kullanıcı olanlardan da bağış yöntemiyle bu paraların bir kısmı karşılanabilir. Gerçi Türkiye kanunlarında internet üzerinden bağış toplamanın zorlukları olduğu gerçeğide var.
Özgür bir yazılıma para konusunu dahil etmek nekadar doğrudur bilemem ama sonuçta insanlar emeklerinin karşılığında ufakta ola bir kazanç elde ederlerse dahada iyi işler çıkarırlar.
Bence Pardus'a nitelikli geliştirici isteniyorsa, Pardus projesi, şirketler için de sunucu amaçlı kullanılabilir hale getirilmeli. Böylece yazılım şirketlerinde en azından sunucularda kullanılacak şekilde Pardus'un farklı bir sürümünü kullandırmak, daha en başta Türkiye'ye belli oranda Sistem Yöneticisi kazandıracaktır ki, gerisinin de geleceğini düşünüyorum. Şu an kendi çalıştığım şirket LINUX temelli çalışma kararı aldı ve yeni gelen sunucularda, veritabanı programları LINUX sistemler üzerine kuruluyor. Pardus henüz deneniyor ve bu işi bilen arkadaşlar sayesinde, haberini aldığım kadarı ile henüz fire vermedi. Pardus'un kurumsal ihtiyaca yönelik sürümü çıkarsa, şirketler de yazılım geliştirirken çalıştıkları platformu bilen personeller tahsis edecektir. Bunun yanında stajyerler de gelecek ve gençlerin de ilgisi otomatik olarak Pardus, LINUX, Özgür Yazılım'a çekilecek.
Bu dediğim çözüm çok kısa vade de Pardus projesine bir katkı sağlamayacaktır. Bence şirket yöneticileri ve teknik elemanları ile Pardus hakkında toplantılar yapılmalı, hatta ücretli/ücretsiz eğitimler verilmeli. TUBİTAK kurumu, konumu ve adını kullanarak, bir sempozyum halinde bunu düzenleyebilir, bu gücü var. Bu noktada Pardus geliştirici ekibinin, çok acil olarak nitelikli geliştiriciler beklememesi gerektiğini düşünüyorum. İçinde yaşadığımız toplumun da, yaşam standardı ve bu işe olan merakı belli. İnşallah her şey daha iyiye gider.
Şirketler açısından bakıldığında, yeni geçecekleri bu sistem için kendi hali hazırdaki elemanlarını kullanmak isteyeceklerdir. Çünkü eğitim kurumlarımızın bu konulardaki tutumu da belli. Bu noktada, Pardus'un kişiselleştirilmesi veya iş kullanımı için özel bir şekilde kurgulanmasını anlatan Türkçe dökümanlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Şu da yapılabilir. Pardus için ayrı bir eğitim ekibi var mıdır, veya bir kursu var mıdır çeşitli illerde, burada profesyonel eğitim ve destek alınarak şirketlerin eğitim ihtiyacı kapatılabilir. Üniversiteler ile de iş birliği içerisinde bu çalışmalar yürütülebilir. Keza çalıştığım şirket çoğu çalışmasını öğretim üyeleri ile birlikte yürütüyor.
Velhasıl kelam, sırf masaüstü kullanıcıları değil de, şirketler de hedeflenir ise, Pardus projesi istemeden nitelikli geliştirici, hata bildirici, raporlayıcı şahsiyetlere sahip olacağı inancındayım. Saygı, sevgi, yapıcı yorum ve LINUX :)
Öncelikle selamlar;
Nitelikli geliştirici sayısını arttırmak anlamında olmasa bile en azından var olan nitelikli geliştirici üzerinde yer alan ağırlığı azaltacak bir önerim var. Yani sanırım...
Bu da bilgi bakımından daha az nitelikli -toy ya da tecrübesiz de denebilir- geliştiricilerin şu an nitelikli geliştiriciler üzerinde olan ağır yükü azaltmalarını sağlayacak ekipler kurmak.
Tabi bu söylediklerim svn ya da maintain kurallarına kesinlikle aykırı fakat aklımda olan şöyle bir fikir var. Bir paket yapıldıktan sonra bunun bakım işleri o paketi ilk yapana değil de bir bakım/onarım/güncelleme ekibine bırakılsa. Zira paket güncellemeleri genelde pspec.xml dosyasının yeni pakete göre düzenlenmesi işinden daha fazlasını kapsamıyor. Bu güncelleme işini zamanını örneğin YALI ya da Çomarın geliştirilmesine ayırması gereken daha nitelikli geliştiriciye vermek ve ona zaman kaybettirmek yerine bunu tüm işi bu olan bir ekibe vermek bence daha iyi olur. Örneğin sevgili ninjamızın verdiği seminere bakacak olursak günlük trafiğinden 1000 rss mesajı ve 3000 e-posta şeklinde bahsediyor. Zaten bunlar sağlıklı bir insanı hayata küstürebilecekken bir de paket güncelle demek bence biraz haksızlık.
İşte bu noktada dört ya da beş kişilik bu ekip rss üzerinden paket güncellemelerini takip edip müsait oldukları anda güncellemeyi yapabilir. Eğer bir sorun çıkması halinde belki asıl paketçiye dönüp yardım isteyebilirler. Böylece hem paket güncellemeleri daha çıktıkları anda yapılabilir hem de az olan nitelikli geliştirici üzerinde olan yük azaltılabilir.
Aynı şeyi bugzilla için de yapabiliriz. Selim Ok artık bir hata takip sisteminden çok abi şunu nasıl yapacaktık temalı bir forum sistemine dönüşen bugzillada harikalar yaratmasına rağmen ufak tefek sorunları çözecek bir geliştirici ekibin de bugzillaya konsantre olması durumunda basit hatalar / wontfixler / invalidler asıl geliştiricilerin ilgisini beklemeden halledilebilir.
Bu uygulamanın çalışması için çok iyi bir eş güdüm gerektiği gerçek ama bu durumda liste üzerinden sürekli haberleşilerek halledilebilir diye tahmin ediyorum.
Nitelikli geliştirici ağaçta yetişmediğine göre şimdilik en azından elimizdekileri elden geldiğince "verimli" kullanalım derim
uzun zamandır sizi izliyor ve her yeni pardusu hemen indiriyor büyük bir heyecanla kuruyorum evimde iki bilgisayar var ekran kartının biri agp leadtek 6600 hala başlangıçta takılıp kalmaya devam ediyor ama olsun öbür bilgisayara geçip bende ona kuruyorum. bir fikir istediniz bende acizane şu anda bir fikir geldi rahmetli turgut özal her ülkeye gidişinde bir sürü işadamını yanında götürür onların önünü açmada büyük katkıları olurdu şu andaki başbakana öcü gibi bakmıyorsanız (intel başkanıyle bazı girişimleri-bil gate le başarılı veya deyil buluşmaları oldu) niye ona derdinizi anlatmıyosunuz en azından üretici firmalar(hp intel leadtek avermedia kingston phılıps vs) firmalara başbakan vasıtasıyle tanıtımlarınızı yapıp suyu ta başından yani üretici bazında işi bitirebilirsiniz. en içten duygularla teşekkür eder allahtan başarılarınızın devamını dilerim.




Nitelikli geliştirici sayısının artması yerine elinizdekilerin niteliklerinin artması ve kibirlerinden kurtulması nasıl olur?
Pardus projesine en başından beri inanan ve destek vermeye çalışan linux'u halkın anlayabileceği düzeye indirmeye çalışan ve kurup anlatan bunun için zaman emek ve para harcayan biri olarak PARDUS görevlilerinin ve yöneticilerinin ne yaptıklarına bakmaları gerekmektedir.
Neden PARDUS yeni baştan yazılıyor? Neden kısaltması Türkçe bir kelimeye denk gelen kelimelerin açılımı INGILIZCE?
Bu proje ne için yapılmaya başlandı ne noktada?
Bu proje neden bu kadar uzadı ve sonucları her geçen gün geriye doğru sayıyor?
Ubuntu projesi nasıl başarılı oldu ?
Bu ve bunun bir birçok sorunların kaynağını bulmaları gerekmektedir.
Yüksek düzeyde yapılacak bir PARDUS toplantısında fikir ve düşüncelerimi açıklayaiblir ve bu projeye yön verecek fikirlerimi PARDUS ekibiyle paylaşabilirim.
Saygılarımla
İlker İLGEN