Yaklaşık bir ay süren ve 20 Nisan'da sona eren staj başvuru sürecinin ardından staj başvurularını sonuçlandırdık. Değerlendirme süreci Barış'ın da söylediği gibi hayli yoğun ve yorucu oldu. Kimi adayların fikirlerini ve motivasyonlarını defalarca okuduk, gönderdikleri örnek projeleri inceledik, insanların kendilerini ifade etmekte güçlük çekebileceğini de hesaba katıp Internet'ten kendileri hakkında fazladan bilgi bulmaya çalıştık ve 170 başvuru arasından adil bir seçim yapmaya gayret ettik.
Gelen başvuruların çok büyük bir kısmı zaten daha öncesinde de tahmin ettiğimiz gibi üniversite öğrencilerine aitti. Bununla beraber bir miktar lise öğrencisi de stajı başvuruları ile ilgi gösterdi. Öğrenciler adına gelişmeleri takip edip onları yönlendirmeye çalışan Lise öğretmenlerine kendi adıma teşekkür etmek istiyorum. Salihli Kız Anadolu Meslek Lisesi, St. Georg Avusturya Lisesi, Beyoğlu Teknik Lisesi, Robert Koleji, Tuzla Anadolu Teknik Lisesi, Trabzon Yomra Fen Lisesi ve Çankaya İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nden birer, Bucak Endüstri Meslek Lisesi'nden iki, Lüleburgaz Anadolu Teknik Lisesi'nden ise üç başvuru elimize ulaşan tüm başvurular arasından değerlendirmeye alınmıştı.

Cinsiyet dağılımı beklediğimiz gibi erkek baskın idi. Bu konuda olsa olsa pozitif ayrımcılık yapacak insanlar olduğumuz için ve değerlendirme açısından neredeyse hiç bir etkisi olmamasına rağmen sadece istatistiksel bir bilgi olarak not almayı uygun görmüştüm.

Gelen başvuru e-postaları çoğunlukla CV, kaynak kod ve niyet mektubu gibi ek materyaller içeriyordu haliyle. Dosya formatlarına gösterilen itinanın belirleyiciliği başta bir tartışma konusu idi. Örneğin "doc" uzantılı başvuruları değerlendirmeye dahi almaksızın geri çevirmek bile gündeme gelmişti. Sonuçta Pardus'un savunduğu değerler ve amaçları hakkında bu kadar bilgisiz olan ve en ufak araştırma yapmadan başvuru yapan kişiler ile ilgili ön yargısız davranmak pek kolay olmayacaktı. Fakat neticede bu başvuruları da kabul etmeye ve böyle bir sebeple insanları elememizin doğru olmayacağına kanaat getirdik. Yine de tablo son derece hazin idi.

Kimi zaman bir satır kodun bin satır kelimeden daha belirleyici olabileceği mottosundan yola çıkarak başvuru sahiplerinin daha önce yaptıkları projelere ilişkin örnek kodlar göndermelerini bekledik. Bizce bu hem bir cesaret örneği hem de başvuru sahibinin kendine güvenini gösteren bir nokta idi. Kod örneği göndermeyenleri elemedik ya da bu durum onlar hakkındaki değerlendirmemize büyük bir eksi olarak yansımadı, fakat başvurular arasında sadece gönderdiği kod örneğinin bize anlattıkları, cümlelerinin önüne geçenler oldu. Çoğunluğu bilgisayar mühendisliği 2 ve 3. sınıflardan olan bu kadar öğrencinin daha fazla örnek kod göndermesini beklediğimizi ve sonucun bizi bir miktar hayal kırıklığına uğrattığını da ifade etmeliyim.

Elbette başvuru sahipleri başvuruları içerisinde hangi programlama dillerini bildiklerinden de bahsetmişlerdi. Belli programlama dillerine dair bilginin belli üniversitelerden gelen öğrencilerle bağdaşması bir süre sonra o üniversitelerde bir sorun olduğuna dair bir his ile dolmamıza yol açmadı değil. Bu yıl olmuş ve öğrencilerine "Pascal" öğretmeye devam eden, "Visual Basic", "Delphi" ile ödev veren öğretim elemanlarına/öğretim üyelerine söyleyecek pek bir söz bulamıyorum açıkçası. Muhtemelen işleri başlarından aşkın olduğu için içine eleman yetiştirdikleri meslek dalının sunduğu ve beklediği yeni şeyleri bir 10 yıldır filan takip edememişler.
Bu öyle bir kısır döngü ki "Bu programlama dilini özellikle tercih etmenizin sebebi nedir?" diye sormayan öğrenciler, daha sonra başka öğrencileri yetiştiriyor, kimse kimseye "ya yol al, ya da çekil başkaları geçsin" demiyor. Asıl üzüntü verici olan ise bir noktada öğrenciler dışında herkesin haklı olması (çünkü onlar halâ gençler ve önlerinde Internet var; çok doğru olmayan bir şeyi bilmeyerek öğrenmeye devam ediyorlarsa bu gerçekten onların suçu). Her neyse. Bu apayrı bir konu. Başka bir zaman.
Hangi programlama dillerinin eğitimini aldıklarını ya da kendi başlarına öğrendiklerini ya da ödevlerinde kullandıklarını başvuru sahipleri şu şekilde ifade etmişlerdi:

Başvuruları değerlendirmeye alınan üniversite öğrencileri toplam 46 faklı üniversiteden geliyorlardı. Üniversitelerin isimleri ya da statüleri hiç bir şekilde değerlendirmelerimiz esnasında pozitif ya da negatif bir etki ile gündeme gelmedi.
Yaklaşık 250 başvuru arasından seçilen 170 başvurunun 2 günlük değerlendirmesinin ardından şu on isim üzerinde uzlaştık:
- Fatih Aşıcı (İstanbul Teknik Üniversitesi)
- Gökçen Eraslan (Anadolu Üniversitesi)
- İşbaran Akçayır (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)
- Uğur Çetin (Yıldız Teknik Üniversitesi)
- Aslı Okur (Münih Teknik Üniversitesi)
- Bertan Gündoğdu (Bilkent Üniversitesi)
- Ozan Çağlayan (Galatasaray Üniversitesi)
- Murat Ongan (Ortadoğu Teknik Üniversitesi)
- Denis Kürov (Yıldız Teknik Üniversitesi)
- Zeynep Sağar (Galatasaray Üniversitesi)
Ekip olarak kendilerine başarılar diliyoruz ve her birinin güzel işler çıkaracağını ümit ediyoruz :) Umarım bu staj onlar için özgür yazılım dünyasına açılan bir kapı vazifesi görür ve her biri ilerleyen yıllarda isimlerini özgür yazılım camiamızda sık sık duyacağımız geliştiriciler olurlar.
Diğer taraftan başvuran tüm adaylara ilgilerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Umarım bu sonuç onlara özgür yazılım konusunda daha çok çalışma ve daha çok öğrenme isteği olarak geri döner.
Son olarak bu kadar çok başvuru olması belki Türkiye'de hali hazırda özgür yazılım konusunda çalışan ya da bunun üzerine yatırım yapmak isteyen şirketlere de stajyer alımı konusunda cesaret verir diye ümit ediyorum. Eğer stajyer almayı düşünürseniz bu konudaki deneyimlerimizi paylaşmaktan keyif duyarız.
Comments
DOC :) docx gelmedimi hiç
Gidin vista ve office 2007 kurun adam olsun makine
Sayın Meren bey, üniversite ayrımı yapmadık demişsiniz, fakat sonuçlara bakınca pek de öyle görünmüyor :)
@bilge: Adi daha cok duyulmus universitelerin bosuna oyle olmadiklarini, oralarda okuyanlarin daha basarili ogrenciler arasindan secildigini, dolayisiyla buyuk ihtimalle daha zeki ve/veya daha arastirmaci ve/veya kendini daha iyi ifade edebilen ogrenciler olduklarini hic dusundunuz mu?
staja alinacak ogrencileri secmek icin oldukca yogun bir emek sarfedilmis bu belli. secenlere, secilenlere ve bizlere hayirli olsun.
yazida gecen ufak bir bolumede deginmeden gecemeyecegim.
\"Bu yıl olmuş ve öğrencilerine \"Pascal\" öğretmeye devam eden, \"Visual Basic\", \"Delphi\" ile ödev veren öğretim elemanlarına/öğretim üyelerine söyleyecek pek bir söz bulamıyorum açıkçası\"
su at gozluklerinden kurtulun artik. insanlari yanlis yonlendirmeyi de birakin. bu dusuncelerinizi umarim yeni stajyerlere bulastirmazsiniz. dunyada sadece sizin kullandiginiz ya da ihtiyac duydugunuz programlama dilleri yoktur ve her universitenin de ogrencilere isletim sistemi yazabilecek potansiyel programcilar gozuyle bakmasi da beklenemez. bu paragrafi okuyan kisi bu paragraftan ne anlar diye hic dusunulmeden yazilmis bir paragraf bu. herkes isletim sistemi yazacakca problem yok ama herkes isletim sistemi yazarsa o isletim sistemlerinin varolma nedeni olan diger porgramlari kimler yazacak ?
bahsi gecen dillere laf atiyorsaniz oncelikle pardus un icerisinden lazarusu kaldirin (gecen seneki senlikte masaustunde lazarus vardi ve uzun bir muddet minciklamistim kendisini) ve lkd seminerlerinde insanlara kylix, lazarus gibi modasi gecmis teknolojileri anlatarak zamanlarini bosa harcamayin.
ilk basta da soyledigim gibi her ogrenci isletim sistemi yazacaksa bu dillerden uzak durun ama aramizdaki bazi ogrenciler daha degisik projelere imza atacaksa (ornegin sinan karaca tarafindan delphi kullanilarak yazilmis ve birkac ay once piyasaya cikan delphi 2007 nin install araci olarak kullanmayi tercih ettigi installaware urunu gibi) bu dili cekinmeden kullanabilirler.
sonuc olarak dil bir aractir sadece. amaciniz neyse ona en uygun olan dili bulup kullanmaniz gerekir. isinize yarayan dili kullanip digerlerini ise \"ise yaramaz bes para etmez\" seklinde nitelendirmek hic hos degil.
saygilar....
Kocaelinden kimse yok galiba en çok başvuru ondan gelmesine rağmen.taşra ve diğer (iyi olmayan) üniversitelere öncelik tanımanızı beklerdik.Sağlık olsun.
Yorumcuya da bişey söylemek isterim.Adı üstünde staj arkadaşlar bu işe girmiyor kimse.Kendini ifade edemeyen bir öğrenci teknik anlamda hiçbir şey öğrenmese belki kendini ifade etmeyi öğrenebilir veya araştırma yapmaya alışarak bu şekilde çalışmayı öğrenebilir bu staj döneminde.özgür yazılımdan bahsediyoruz sadece.
Sırayla cevap vermeye çalışayım yazılanlara.
sickprincess: "Kim hangi projeyle uğraşacak yazacak mısınız? Kabul edilmeyenler, bu sayede, kalan projelerle ilgilenebilirler."
Muhtemelen belli oldukça insanlar kimin hangi proje üzerinde çalışacağından haberdar olur. Öte yandan herhangi bir projeye ayıracak vakti olanlara her zaman önerebileceğimiz bir şeyler var, kapımız her zaman açık.
bilge: "Sayın Meren bey, üniversite ayrımı yapmadık demişsiniz, fakat sonuçlara bakınca pek de öyle görünmüyor :)"
Öyle görünmüyor, fakat öyle gerçekten :)
Hüseyin Coşkun: "Kocaelinden kimse yok galiba en çok başvuru ondan gelmesine rağmen.taşra ve diğer (iyi olmayan) üniversitelere öncelik tanımanızı beklerdik."
Bu konuda bir insiyatif ortaya koymak pek sağlıklı olmazdı diye düşünüyorum. Biz mi insanlara fırsat vermeli miyiz, yoksa kendisi için bir fırsat yaratma başarısı ortaya koymuş olanlar mı tercih edilmeli? Bireysel tercihlere dayalı kriterler ile verilen kararların doğru olmayabileceğini hesaba katmak gerekli belki de.
sadettin polat: "su at gozluklerinden kurtulun artik. insanlari yanlis yonlendirmeyi de birakin. bu dusuncelerinizi umarim yeni stajyerlere bulastirmazsiniz. dunyada sadece sizin kullandiginiz ya da ihtiyac duydugunuz programlama dilleri yoktur ve her universitenin de ogrencilere isletim sistemi yazabilecek potansiyel programcilar gozuyle bakmasi da beklenemez."
Yanlış anlamışsınız. Ben pascal, visual basic, delphi *öğretilmesine* saçma derken ne "bunların yerine python öğretilmeli" ne de "üniversiteler öğrencilerini işletim sistemi yazacak şekilde yetiştirmeli" dedim. C için, C++ için, Java için, LISP için neden bunu söylemiyor olduğum bir ipucu verir diye düşünmüştüm, belki açıkça ifade edersem düşünceniz değişir: bana göre akademik bir kurum öğrencilerine bir şirketin ürününü ders olarak öğretemez, öğretmemelidir (öğrenci isterse bu alternatifleri kendisi öğrenir elbette, fakat bu akademik eğitim prosedürünün bir parçası olamaz). Bana göre bunu yapanlar ya cahildir ya da kötü niyetlidir; bunun "at gözlüğü" ile ya da "herkes benim doğru bildiğim yoldan gitmeli" yaklaşımı ile bir ilgisi yok. Örneğin Visual Basic öğrettiğiniz bir öğrencinin Visual Basic ile yazdığı uygulamaları kullanmak isteyebilecek insanların platform olarak tek bir alternatifi var, Visual Basic öğretilmiş ve bu geliştirme ortamında uzmanlaşmış bir kişi para kazanmak için insanların Microsoft ürünlerini kullanıyor olmasına muhtaç. Büyük şirketlerin sundukları araçlar ile, kendilerinin menfaat savaşını farkında olmadan verecek insanlar ortaya çıkmasını sağlamaya çalışmalarına anlam verebiliyorum, fakat buna alet olan akademisyenleri affedecek değilim. Kızgınlığım buradan geliyor, kesinlikle "neden benim beğendiğim şeyi anlatmıyorlar" gibi bir çıkış noktası yok :)
Herkese teşekkürler,
Selamlar.
sayin A. Murat Eren simdi daha aciklayici olmus. tesekkurler. yalniz yine yanlis olan bir konu var. delphi bir firmanin (CodeGear) urunu olabilir ama pascal hicbir firmanin tekeli altinda degildir :)
http://www.gnu-pascal.de/
http://en.wikipedia.org/wiki/Pascal_programming_language
http://en.wikipedia.org/wiki/Free_Pascal
sadettinpolat: "yalniz yine yanlis olan bir konu var. delphi bir firmanin (CodeGear) urunu olabilir ama pascal hicbir firmanin tekeli altinda degildir :)"
Aslında kıvırıyormuşum gibi duyulacak ama Pascal öğretilmesine kızmamın sebebi diğerlerinden biraz farklı, karışıklık için özür dileyip o mevzuyu da netleştirmeye çalışayım :)
Bence Pascal gerçekten öğretmek için kötü bir programlama dili. Pascal'ın neden kötü bir programlama dili olduğunu uzun uzun anlatabilirim, fakat Internet şuracıkta dururken boşuna yazmama gerek yok.
Öğrencilere en şatafatlı zamanının 1980-1990 arasında yaşamış ve bu gün pek bir ağırlığı kalmamış olan Pascal'ın öğretilmesinin sebebi ne olabilir? Eğer algoritma dersinde araç olarak kullanılıyorsa en basitinden öğrencileri söz diziminin anlamsız karmaşası ile boğmayacak bir dil tercih edilebilir, eğer gerçek dünyaya hazırlık için tercih ediliyorsa çok daha "gerçek dünya dili" olan bir programa dili tercih edilebilir. Örneğin şu listeyi az önce http://freshmeat.net'ten aldım, freshmet'e gönderilen projelerden kaç tanesi hangi programlama dili ile yazıldığını gösteriyor, gerçek dünya dilleri ile ilgili bir ispattan ziyade küçük bir gösterge olsun diye yer vermek istedim:
C 8580
Java 5469
C++ 4618
PHP 4118
Perl 3733
Python 2738
Sh 967
Tcl 491
Ruby 401
Objective C 365
C# 287
Assembly 250
Scheme 143
PL/SQL 94
Lisp 87
Fortran 85
Delphi 84
OCaml 79
Haskell 72
Ada 68
Pascal 62
(...)
Ne yazık ki Pascal öğretenlerin çok büyük bir kısmı (belki istisnalar çıkar diye böyle söylüyorum, yoksa benim karşıma bir istisna çıktığı için değil) son 10 yılda başka bir programlama dili öğrenmeye vakit ayırmadıkları, günümüz problemlerinin çözümü için daha gerçekçi alternatifler olmayı başarmış dilleri incelemeye değer görmedikleri ve Pascal dışında bir dil bilmedikleri için Pascal öğretiyorlar. Bunu yapanların ya tembel olduğunu düşünmekten yine kendimi alamıyorum, bu tembel insanlara üniversitelerde gelecek neslin emanet ediliyor olması fikrine katlanamıyorum. Pascal ile ilgili temel rahatsızlığım budur ve öğrencilerin yakınmaları ile kafamda yer etmiş bir mevzudur efendim.
Selamlar.
Merhaba,
Barış Bey'in blogunda bahsettiği "Seri port platform bağımsız FTP" projesi konusunda biraz nüktedan bir cümle gördüm. Hangi okul olduğunu biliyorum ve gizli kalması sanırım iyi olur diye düşünüyorum, hatta bayaa bir önceden yani Pardus Projesi Stajyer almadan önce görmüş bayaa düşünmüş, bir anlam veremyip gülüp geçmiştim.
Sizin aklınıza gördüğünüzde ne geldiğini, ilk tepkiizin ne olduğunu merak ediyorum sadece. Umarım bu konuda beni aydınlatırsınız.
Acımasız görünebilir ama bence doc gönderen adayları elemeliydiniz, yani ben bu kadar cahillik görmedim. İnsan daha linux 'un felsefesini bilmeden staj yapayım diyor. Sizin seçtiklerinizden doc gönderen arkadaşlar varsa pardus stajından çok şey öğrenecekleri kesin.
Pascal (Delphi) bence ölmekte olan bir dil. Okullarda kullanılmasının nedeni herhalde bir RAD aracı olması nedeniyle ekrana yerleştirilen görsel nesneler ve bu nesnelere iliştirilen basit kod parçacıkları ile bir şeyler yapılabilmesi. Ancak bu yüzden nesneye dayalı programlama ve MVC (model, görünüm ve kontrol kodlarının ayrımı) gibi programlama pratiklerinin oluşmasını da engelliyor. Bilgisayarın başına geçince ilk olarak sadece "sürükle bırak yapabileceğim bir şey yok mu" diyenler gerçekten bilgisayar mühendisi olabilir mi? Bu söylediklerim Delphi veya .net ailesindeki RAD araçlarını programlayanları kötülemek için değil eğitim sisteminde kullanımlarının uygun olmadığını açıklamak içindi..
2007 Programming Community Index:
http://www.tiobe.com/tpci.htm
30+ yıllık programcı ve 27+ yıldır eğitmen olarak ben de cevap yazmak istedim.
1976'da Fortran öğrenerek başladığım "bilgisayarcılık"ta sonrasında onlarca dil ile program yazan, komple projeler geliştiren, ve Fortran, Ada, Pascal, C, PHP, vb. birçok dili öğreten bir kişi olarak şu noktalara dikkat çekmek istiyorum:
(1) Yazılım endüstrisi hangi yöne doğru gidiyorsa o yöne yönelmekte yarar var.
(2) Özgür yazılım çok önemli. Yazılımcıların bu konuda inisyatif kullanıp, iş dünyasındaki ve devlet kurumlarındaki yazılım projeleri ile ilgili kişileri bilgilendirmesi çok önemli.
Bu bağlamda, Pascal gibi modası geçmiş bir dil (ki 1995-1996'da ODTÜ'de Pascal programlama dersleri verdim) üzerinde ısrar etmek anlamsız.
Web uygulamaları çığ gibi büyümekte. PHP + MySQL kullanarak yazılım geliştirme projeleri çok büyük hızla artmakta.
Bir de "at gözlüğü" gibi suçlayıcı ifadeler son derece çirkin.
Lütfen yazdıklarımıza dikkat edelim.
evet sizin de dediginiz gibi bunlar sizin dusunceleriniz. saygiliyiz. kim hangi dili daha yararli buluyorsa kullanmakta ozgur sonucta.
"C için, C++ için, Java için, LISP için neden bunu söylemiyor olduğum bir ipucu verir diye düşünmüştüm"
aslinda ipucu verdi ama diger listede c# in yer almamasi aklimi karistiran sey oldu...
Selamlar,
Bu Pascal konusunda bende meren hocama katılıyorum , yeni değişen sisteme göre sanırım böyle bir durum yok gibi görünüyor ama tam bilmiyorum sonuç olarak ama bende bu sene ilk yarı dönem boyunca pascal gibi bir dille cebelleşmek zorunda kaldım ben Python veyahut Java gibi dillerle ilgilenmeyi ve onlara zaman ayırıp öğrenmeyi kendimi geliştirmeyi seviyorum ama bunu pascal gibi bir dille yapabileceğimi düşünmüyorum. Ve hatta şu anda Pascal öğrendikten sonra Delphi'ye geçtik ve şu anda bu yazıyı yazarkende delphi dersindeyim ubuntu makınemde yazıyorum bu gönderiyi.. Gerçekten sevmiyorum pascal'ı... Öğretilmesi de doğru değil benim fikrimce daha uygun bir dil seçilebilir..
iyi çalışmalar
Onur
Keşke okul bitmiyo olsaydı da başvuruda bulunsaydım, umarım bir şekilde, akademik kariyer sürecimizde sizinle karşılaşacağız, ileride kobilere dönük yatırımlarda biz de safımızı belli edeceğiz, destekleyeceğiz.
Saygılar.
sadettinpolat: "aslinda ipucu verdi ama diger listede c# in yer almamasi aklimi karistiran sey oldu..."
Haklısınız. Bu şekilde anlamanıza biraz da ben neden olmuşum ("iyi ki yorumları açmışım" dedim içimden bu yanlış anlamanın düzelmesinden sonra).
Selamlar.
Pascalın direk delphi kullanımı ile ilişkisi kurulmuş. Öğretim planlarında genellikle pascal programlamaya giriş dersi olarak okutuluyor. Yani programlama bilmeyen bireylerin programlama nedir bu konuda bilgi sahibi olmalarını sağlamak için. Delphi ile ilişkilendirilmesi A. Murat Erenin belirttiği gibi belli bir firmanın ürününün kullanımına yönelinmesi anlamına gelir ki bu akademik ortamda yapılmaması gereken birşeydir ki genelde yapılmıyor zaten. Ama "sahipsiz" pascal dilinin öğretilmesi de pek mantıklı değil çünkü pascal cidden ölü bir dil. Öğrenciler direk c yi öğrenemez şeklinde bir yargı da geçerli değil çünkü c++ dan başlayan arkadaşlarım var ve cidden önemli bir yol katettiler programlama konusunda.(gerçi düz programlama şeklinde başladılar, nesne kullanmadılar ama olsun) Artık müfredatta algoritma mantığı gelişimini zedelemeyecek şekilde dengeli bir şekilde nesne tabanlı programlamanın da detaylı olarak gösterilmesi gerekiyor ki önce pascal öğretip sonra c öğretmek süreci daralttığı için bence bir kayıp.
Atom dizimi konusuna gelince, açın dört-beş tane düşük düzeyli-nesnesiz dili (c, pascal, basic, fortran gibi) ve karşılaştırın. begin-end yerine {} yahut farklı kelimeler (next gibi) koymak, parantez koymak-koymamak, tek tırnak-çift tırnak kullanmak, indis işareti olarak () yahut [] kullanmak gibi farklardan başka pek fark yok diller arasında. Hepsinde for, while, while-do, if elsif else, birer g/ç komutu var temel olarak. Bir tek kütüphane kullanımı ve değişken tanımlamaları değişebiliyor.
Eğer istenen öğrencinin mantığının farklı yollarda da çalışmasına zorlanmasıysa, lisp-c-assembly-java-php (veya eşdeğer kombinasyonlar) çok daha mantıklı olacaktır pascal, visual basic gibi derslerin verilmesi yerine.
Dolayısıyla orada bulunan "Bu yıl olmuş ve öğrencilerine "Pascal" öğretmeye devam eden, "Visual Basic", "Delphi" ile ödev veren öğretim elemanlarına/öğretim üyelerine söyleyecek pek bir söz bulamıyorum açıkçası." cümlesine katılıyorum.
A. Murat Eren : "size katılmakla beraber tercihlerde Ankaradan bu yana (Doğuya) geçil(e)memiş.Pardus diyoruz Ulusal işletim sistemi diyoruz.Bunlar havada kalıyor o zaman böyle olunca.Fazla uzatmak istemem ama kendine fırsat yaratmış gençler zaten kendilerine bir fırsat yaratmış sizin bahsettiğiniz okullarda okuyarak.Siz kendine fırsat yaratamayanlara fırsat olsaydınız daha iyi olurdu diye düşünüyorum.Sağlık olsun.İyi çalışmalar.Şimdiden herkese.
Hüseyin Çoşkun bey, başvuruların hangi üniversitelerden geldiğinin listesi var yazı içerisinde. Ankara'dan daha doğuda yer alan kaç üniversite olduğuna baktınız mı?
Bu başka bir soruna işaret ediyor. Bizim bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok ve yapılabilecekleri burada tartışmanın hiç bir verimi olmayacak ne yazık ki.
Öte yandan Pardus, dışarıda olan ve Pardus'tan bir şeyler almak isteyen insanlara stajyerlerden daha az yardımcı olacak değil. Pardus açık bir proje.
Selamlar.
Sevgili özgür yazılıma gönül vermiş insanlar,
öncelikle bu kadar insanın başvuru yapmasına biraz şaşırdım ama bir yandanda hak verdim çünkü aralardada karşılıklı olarak dile getirilen programlama dili eğitimi meselesi en başta geliyor eğitim sistemimizde ve hatta akademik eğitim çevresinde. Çünkü bize eğitim vermek isteyen insanlar tam olarak biliyorlarmı bu dilleriki bize öğretsinler. bunu en başta kendimize sorarak başlayabilirdik muhabbete. bir arkadaşımız "taşra" diye bahsetmiş. asıl bu olaylara bu yakıştırma gitmemiş.
velhasılı kelam bizim üniversitemiz bazı insanlar tarafından kendi illerine üniversite yaptıracaz bizi seçin sevdasına elimizden alındı ve biz şu an ara geçişte kaldık. eğitim sistemimizde hala pascal ve delphi görüyoruz evet bu bir kayırma bunuda kimse inkar etmiyor ki bu dersleri veren öğretim görevlisi bile kullanamıyor bu dilleri ve bize öğretmeye çalışıyor. "bir anı: bir derste menü seçenekleri arasında aradığını bulamayan bir öğretim görevlisiyle hafif latife etmiştim ve 2 yıldır acces gibi bir dersten kalıyorum :D"
ha bütün öğretim görevlilerini de suçlayamayız bu durumdan. bazı hocalarımız açık görüşlü ve bu dillerin ölü olduğu her isteği karşılayamadığının farkındalar. bütün sınıfın delphi kullandığı araştırma ödevinde beni serbest bırakan hocalarımız da var. ama sorunları bir iki kişiyle çözemeyeceğimizin sizde farkındasınız tabiki. bilgisayarlı muhasebe öğretmenlerinin kod yazma işini bıraktığı zaman olabilecek bir işte değil bunlar bizim gibi açık kaynak ve özgür yazıllım meraklılarının uzmanlaşarak birilerine ders verebilecekleri duruma geldikleri zaman elbette türkiyedede bazı derebeyliklerinin sonu gelecektir.
"şunuda söylemededen geçmek istemedim her nekadar yazılımla ilgili olmasada bilgisayar öğretmeni olmuş ve lise gibi yeni yeni yazılama başlayan beyinleri eğitmeye başlamış bir arkadaşımız cdrom standartlarından habersiz bir şekilde onu satan kişiyle polemiğe girebiliyor. ve bunu devlet sınavla değerlendirip o işin başına getirdi."
Pardus linux gercekten guzel bir yapida 10 senedir freebsd kullanmaktayim. O nedenle secimim gentoo linux oluyor haliyle ( portage yuzunden ) pardusa boyle birsey eklemeniz ve organize etmeniz mumkun mu?
Zaman icinde goreceksiniz tum package management systemlerin binary formda olanlari cokecek. Cunku yazilimlar kompleks lestikce insanlarin statik ve dinamik linklemeleri ve dependency tree leri karmasik hale gelecek.
O nedenle BSD tabanli sistemler make config opsiyonu ile gercekten fark yaratiyorlar. Bunu pardus ta da gormek isteriz.
seçilen kişler hep üniversiteli, biz 2ci sınıf gibi kaldık. ama belkide üniversiteliler daha çok işlerine yaricak daha bilgili kişiler. keşke bende girebilseydim. bu yazı dillerini bilmiyorum ama sonuçta staj, öğreneblridim :D
evimin camından tübitak gözükmekte ve anibal'ın mezarındaki ağaçlar. bekle beni tübitak şimdi olmassada elbet gelijemmm
A. Murat Eren, Freshmeat gibi linux agirlikli bir sitede de pascal ile yazilim gelistirenlerin cogunlukta olmasi beklenemez, gercek veriler icin sokaga ya da kurumlara cikip Turk yazilimlarini incelemenizi oneririm.
ClausJohn: "A. Murat Eren, Freshmeat gibi linux agirlikli bir sitede de pascal ile yazilim gelistirenlerin cogunlukta olmasi beklenemez (...)"
Bence de beklenemez. Neden beklenemez diye bir düşünün isterseniz.
OpenOffice varken cins microsoft ürünlerine ne hacet :) office 2007de çok karıştırmışlar.. ne nerde bulana kadar imanım gevrediydi valla. :)




Kim hangi projeyle uğraşacak yazacak mısınız? Kabul edilmeyenler, bu sayede, kalan projelerle ilgilenebilirler.