Yaklaşık bir ay süren ve 20 Nisan'da sona eren staj başvuru sürecinin ardından staj başvurularını sonuçlandırdık. Değerlendirme süreci Barış'ın da söylediği gibi hayli yoğun ve yorucu oldu. Kimi adayların fikirlerini ve motivasyonlarını defalarca okuduk, gönderdikleri örnek projeleri inceledik, insanların kendilerini ifade etmekte güçlük çekebileceğini de hesaba katıp Internet'ten kendileri hakkında fazladan bilgi bulmaya çalıştık ve 170 başvuru arasından adil bir seçim yapmaya gayret ettik.
Gelen başvuruların çok büyük bir kısmı zaten daha öncesinde de tahmin ettiğimiz gibi üniversite öğrencilerine aitti. Bununla beraber bir miktar lise öğrencisi de stajı başvuruları ile ilgi gösterdi. Öğrenciler adına gelişmeleri takip edip onları yönlendirmeye çalışan Lise öğretmenlerine kendi adıma teşekkür etmek istiyorum. Salihli Kız Anadolu Meslek Lisesi, St. Georg Avusturya Lisesi, Beyoğlu Teknik Lisesi, Robert Koleji, Tuzla Anadolu Teknik Lisesi, Trabzon Yomra Fen Lisesi ve Çankaya İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nden birer, Bucak Endüstri Meslek Lisesi'nden iki, Lüleburgaz Anadolu Teknik Lisesi'nden ise üç başvuru elimize ulaşan tüm başvurular arasından değerlendirmeye alınmıştı.

Cinsiyet dağılımı beklediğimiz gibi erkek baskın idi. Bu konuda olsa olsa pozitif ayrımcılık yapacak insanlar olduğumuz için ve değerlendirme açısından neredeyse hiç bir etkisi olmamasına rağmen sadece istatistiksel bir bilgi olarak not almayı uygun görmüştüm.

Gelen başvuru e-postaları çoğunlukla CV, kaynak kod ve niyet mektubu gibi ek materyaller içeriyordu haliyle. Dosya formatlarına gösterilen itinanın belirleyiciliği başta bir tartışma konusu idi. Örneğin "doc" uzantılı başvuruları değerlendirmeye dahi almaksızın geri çevirmek bile gündeme gelmişti. Sonuçta Pardus'un savunduğu değerler ve amaçları hakkında bu kadar bilgisiz olan ve en ufak araştırma yapmadan başvuru yapan kişiler ile ilgili ön yargısız davranmak pek kolay olmayacaktı. Fakat neticede bu başvuruları da kabul etmeye ve böyle bir sebeple insanları elememizin doğru olmayacağına kanaat getirdik. Yine de tablo son derece hazin idi.

Kimi zaman bir satır kodun bin satır kelimeden daha belirleyici olabileceği mottosundan yola çıkarak başvuru sahiplerinin daha önce yaptıkları projelere ilişkin örnek kodlar göndermelerini bekledik. Bizce bu hem bir cesaret örneği hem de başvuru sahibinin kendine güvenini gösteren bir nokta idi. Kod örneği göndermeyenleri elemedik ya da bu durum onlar hakkındaki değerlendirmemize büyük bir eksi olarak yansımadı, fakat başvurular arasında sadece gönderdiği kod örneğinin bize anlattıkları, cümlelerinin önüne geçenler oldu. Çoğunluğu bilgisayar mühendisliği 2 ve 3. sınıflardan olan bu kadar öğrencinin daha fazla örnek kod göndermesini beklediğimizi ve sonucun bizi bir miktar hayal kırıklığına uğrattığını da ifade etmeliyim.

Elbette başvuru sahipleri başvuruları içerisinde hangi programlama dillerini bildiklerinden de bahsetmişlerdi. Belli programlama dillerine dair bilginin belli üniversitelerden gelen öğrencilerle bağdaşması bir süre sonra o üniversitelerde bir sorun olduğuna dair bir his ile dolmamıza yol açmadı değil. Bu yıl olmuş ve öğrencilerine "Pascal" öğretmeye devam eden, "Visual Basic", "Delphi" ile ödev veren öğretim elemanlarına/öğretim üyelerine söyleyecek pek bir söz bulamıyorum açıkçası. Muhtemelen işleri başlarından aşkın olduğu için içine eleman yetiştirdikleri meslek dalının sunduğu ve beklediği yeni şeyleri bir 10 yıldır filan takip edememişler.
Bu öyle bir kısır döngü ki "Bu programlama dilini özellikle tercih etmenizin sebebi nedir?" diye sormayan öğrenciler, daha sonra başka öğrencileri yetiştiriyor, kimse kimseye "ya yol al, ya da çekil başkaları geçsin" demiyor. Asıl üzüntü verici olan ise bir noktada öğrenciler dışında herkesin haklı olması (çünkü onlar halâ gençler ve önlerinde Internet var; çok doğru olmayan bir şeyi bilmeyerek öğrenmeye devam ediyorlarsa bu gerçekten onların suçu). Her neyse. Bu apayrı bir konu. Başka bir zaman.
Hangi programlama dillerinin eğitimini aldıklarını ya da kendi başlarına öğrendiklerini ya da ödevlerinde kullandıklarını başvuru sahipleri şu şekilde ifade etmişlerdi:

Başvuruları değerlendirmeye alınan üniversite öğrencileri toplam 46 faklı üniversiteden geliyorlardı. Üniversitelerin isimleri ya da statüleri hiç bir şekilde değerlendirmelerimiz esnasında pozitif ya da negatif bir etki ile gündeme gelmedi.
Yaklaşık 250 başvuru arasından seçilen 170 başvurunun 2 günlük değerlendirmesinin ardından şu on isim üzerinde uzlaştık:
- Fatih Aşıcı (İstanbul Teknik Üniversitesi)
- Gökçen Eraslan (Anadolu Üniversitesi)
- İşbaran Akçayır (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi)
- Uğur Çetin (Yıldız Teknik Üniversitesi)
- Aslı Okur (Münih Teknik Üniversitesi)
- Bertan Gündoğdu (Bilkent Üniversitesi)
- Ozan Çağlayan (Galatasaray Üniversitesi)
- Murat Ongan (Ortadoğu Teknik Üniversitesi)
- Denis Kürov (Yıldız Teknik Üniversitesi)
- Zeynep Sağar (Galatasaray Üniversitesi)
Ekip olarak kendilerine başarılar diliyoruz ve her birinin güzel işler çıkaracağını ümit ediyoruz :) Umarım bu staj onlar için özgür yazılım dünyasına açılan bir kapı vazifesi görür ve her biri ilerleyen yıllarda isimlerini özgür yazılım camiamızda sık sık duyacağımız geliştiriciler olurlar.
Diğer taraftan başvuran tüm adaylara ilgilerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Umarım bu sonuç onlara özgür yazılım konusunda daha çok çalışma ve daha çok öğrenme isteği olarak geri döner.
Son olarak bu kadar çok başvuru olması belki Türkiye'de hali hazırda özgür yazılım konusunda çalışan ya da bunun üzerine yatırım yapmak isteyen şirketlere de stajyer alımı konusunda cesaret verir diye ümit ediyorum. Eğer stajyer almayı düşünürseniz bu konudaki deneyimlerimizi paylaşmaktan keyif duyarız.



