Burdur'un Bucak'ında düzenlenen "Bucak Bilişim Günleri 2007" etkinliği sona erdi. Linux Kullanıcıları Derneği'nin yakın tarihli diğer seminerleri ile ilgili bilgi burada. Diğer taraftan Pardus ile ilgili önümüzde şu seminerler var, ilgilenenlerin dikkatine:
- 6 Nisan 2007 // Ege Üniversitesi,
"Pardus Projesi",
"Nasıl Pardus Geliştiricisi Olunur" (A. Murat Eren)
- 13 Nisan 2007 // Karaman Meslek Yüksekokulu
"Pardus Nedir?" (İsmail Dönmez)
- 17 Nisan 2007 // Tuzla Anadolu Teknik Lisesi
"Pardus Projesi" (Görkem Çetin)
- 25 Nisan 2007 // Dokuz Eylül Üniversitesi
"Pardus Projesi",
"Nasıl Pardus Geliştiricisi Olunur" (A. Murat Eren)
Bucak'a dönecek olursak, söze "inanılmaz bir kalabalık vardı" diyerek başlamak istiyorum sayın seyirciler. Seminerleri organize eden Hikmet Tolunay Meslek Yüksek Okulu 600 adet katılım belgesi hazırlamıştı. Salona girmeden önce dışarda gördüğüm kalabalığın üstüne bir de içerde bekleyen insanlar eklenince ilk seminer olan "Linux Nedir" seminerini 600'ün üstünde insan dinledi.

Her seminerde olduğu gibi bu seminerde de "ne arıyorum ben burada, bu adam kim ve ne anlatıyor" modunda etrafa bakan ve kuvvetli bir 'gönülsüzlük'/'emrivaki gelmişlik' elektriği yayan bir kitle vardı elbette. Onlara ulaşmak pek mümkün olmadı.
"Linux Nedir" seminerinin bitiminin ardından "öğleden sonraki seminere kadar ne yapacağız" diye düşünmeye hazırlanıyordum ki bu seminer organizasyonunun Bucak ayağındaki bir numaralı ismi Mehmet Süleyman Yıldırım beni tuttuğu gibi kendisinin de öğretmenlik yaptığı meslek lisesine götürdü. Bilgisayar bölümünde okuyan bir grup öğrenci ile lise yemekhanesinde ayaküstü bir sohbet düzenlenmiş oldu böylece.

Bu 45 dakikalık sohbet Bucak etkinliğinin benim açımdan en doyurucu ve keyifli kısmı idi açıkçası. Pardus'u bilen bir kaç genç için beklenmedik bir sürpriz oldu kesinlikle. Sorular sordular, elimden geldiğince yanıtlamaya çalıştım. Kabuklarını kırmaları ve çok daha hızlı yol almaları için ne yapmaları gerektiğini kendi deneyimlerimden yola çıkarak anlatmaya çalıştım v.s. Fena halde ilgi ile dinlediler. Hep üniversitelere yönelik seminer çalışmaları düzenliyoruz, fakat biraz da bu gençlerin "nasıl yapmalıyız, nereden başlamalıyız" sorularına cevap verebilecek seminerlere ağırlık vermek gerek belki de. Henüz bilmiyor olmayı bir gurur meselesi haline getirip yanlış yaptıkları şeyleri savunmaya çalışmayacak yaşta olan bu gençler çok daha "açıklar" üniversiteli abileri/ablalarına göre. Bunu göz önünde bulundurmak gerekli diye düşünüyorum artık. Evet, liseler için bir şeyler yapmalı.
Pardus Projesini anlatmak için Bucak MYO'ya döndüğümde ilk seminere nazaran çok daha az insan vardı salonda. Fakat ilk seminere göre çok daha fazla ilgi ile dinlediler. Seminer sonunda belki 15 soru soruldu. Hesapta daha büyük olması gereken etkinliklerde bile bu kadar soru sorulmazken Bucak'taki ilgi beklediğimin çok üzerinde idi. Umarım devamı gelir.

Bucak'ta iken aklıma Boran Pulhaoğlu ile Bilgi Üniversitesi etkinliğinde, Mustafa Akgül ile iki önceki Linux Şenliği'nde etkinliklere katılımın her sene düşüyor olmasına dair yakınmalarla dolu ayaküstü sohbetlerimiz geldi. Bu etkinlikler sinek avlarken Gölcük'te, Bucak'ta yüzlerce insanı salonlara sokan şeyin ne olduğunu merak ediyor insan tabi.
Şenlik yaklaşıyor bir yandan. Kafa kafaya verip katılımın düşük olmasının sebebinin ne olduğunu düşünen, katılımın artması için neler yapılabileceği hakkında fikirler oluşturmaya çalışan birileri vardır umuyorum. Yoksa yine biz bize bir şenlik/konferans yapmış olacak, birbirimize seminer verip duracağız.



