PiSi Paketçileri! 2007/02/12

Bazılarınızın zaten bildiği gibi Pardus Wiki Türkçe dışındaki dillerde yapılacak katkıları kucaklayacak yeni bir yapılanma ile karşınıza çıkmak üzere.

Ben de "PiSi ile nasıl paket yaparım?" ya da "bu işin içinde neler döndüğü hakkında nasıl fikir sahibi olurum?" diye düşünenler için hazırladığım "PiSi ile Hello World Paketi Yapalım" belgesini güncelledim. Özellikle paketçilerinden ya da PiSi'yi takip edenlerden ricam, belgenin Sorular kısmına göz atmaları ve orada yanıtlanabilecek diğer soruların neler olabileceğine dair belgenin "Tartışma" kısmında beni yönlendirmeleri. Ayrıca tümünü okuyup önerilerini esirgemeyenlere de şimdiden teş ekkür ederim. Bu belgenin belirli bir olgunluğu aştığına inandıktan sonra İngilizce'ye çevirmeyi düşünüyorum.

Ayrıca belki bazılarınız "Pardus Geliştiricisi Adaylarına Tavsiyeler" isimli belgeye de göz atıp öneri ve hatta katkıda bulunma nezaketi ve cesaretini göstererek bendenizi onura boğarlar.

Her neyse. Bildiğiniz gibi şu günlerde -eğer her şey yolunda giderse kısa bir süreliğine- Türkiye'deyim efendim. Bir çok kıymetli insanı gördüm, bir çoğunu henüz göremedim, bir çoğunu ise göremeden döneceğim. Fakat inanın bir sürü fotoğraf çektim.

Fotoğraf ile iligli obsesif bir kimse olarak Amerika'da "aa İstanbul fotoğrafları da çekmişsindir sen, göstersene?" diyenlere hep "ehem. aslında ben öyle her gördüğünün fotoğrafını çeken bir kişi değilim, bir tarzım, takip eden bir kitlem filan var yani, anlatabildim mi?" türünde açıklamalar yapıp, bir yandan da içimden "hakikaten yahu, zamanında çekseydim şimdi 'ben de, bu şehrin delilerindenim işte' diye gösterirdim insanlara" diye üzülürdüm. Yıllarca yaşadığım şehire ait bu kadar fotoğrafı insanlarla paylaşıyor olmam bir yere kadar kabul edilebilir olsa da "ee daha fazla yok mu, şöyle 'kaygısız', 'relax tarafından', ortamı filan görelim hesabı" diyenlere gösterecek bir arşive sahip olmayışım tek kelime ile, ayıptı. Tüm bu düşüncelerin etkisi ile bu sefer gerçekten acımadım, yer yer varlığını gösteren yetersiz ışık dahi durduramadı beni. Yumdum gözümü bastım deklanşöre (Doruk görse bu halimi gözleri dolardı). Mesela Barış ile Martı'nın Boğaz üstünde göz göze gelişlerini bile kaçırmadım, daha ne diyeyim anlatmak için:

 

Bu arada buraya kadar okuyup yukarıda rica ettiğim şeyi unutmamışsınızdır umarım.