Bana sorarsanız hayat 80'li yıllarda çocuk olanları hep daha çok sevdi. İnsanlığın en janjanlı zamanını sıcak sıcak yaşadık, kaçırdıklarını ise yaşamış kadar olmalarına olanak veren bir teknolojinin kucağında büyüdü azıcık daha şanslı olanlarımız (bence şimdiki gençler bu teknolojinin içine doğuyor olan bitene bizim gibi kıymet biçemiyorlar, bizden yaşlılar ise bu günlere gelene kadar olan bitenden fazla ders çıkardıkları için farklı bir tad, doku yakalıyorlar).
Yine janjanlı bir dönemdeyiz, ve yine en büyük keyfi 80'li yılların çocukları alıyorlar bence izlediklerinde. Steve Jobs'ın "We're going to make some history together today" sözleri ile başladığı konuşmasından derlenenen metni okurken bir süredir kafamda dolaşan düşünceler duruldu. Pardus'un temel, yazısız sloganlarından birisi olduğuna inandığım "sadece var olanı bir araya getirmek ve onu pazarlamak varolmaya devam etmek için yeterli olamaz" önermesinin pratik sağlaması ile ilgili tüme vardım bir kez daha. Bu sıralar bu önermeyi doğrulamak için olmasa da büyükçe bir deve, uflaya puflaya çöküyor.
Steve Jobs'ın konuşmasından derlenen yazıda geçen şu cümleler beni bir başka etkiledi (şimdi apar topar, çabuk çabuk yazıyorum, uygun bir vakitte en azından seçtiğim cümlelerin Türkçe çevirilerini de koymayü düşünüyorum):
"We have been very lucky to have brought a few revolutionary user interfaces to the market -- the mouse, the click wheel, and now Multi-Touch. Each has made possible a revolutionary product, the Mac, the iPod, and now the iPhone"
(...)
"iPhone runs OS X! Why would we want to run such a sophisticated OS on a mobile device? It's got everything we need. Mulittasking, networking, power management, graphics, security, video, graphics, audio core animation... It let us create desktop class applications and networking, not the cripled stuff you find on most phones, these are real desktop applications."
(...)
"From Google what we have on the phone is google search built right into the browser and google maps. We've been working closely with them (...) We've got Yahoo search built right in, and we've got Yahoo IMAP email services (...) We'll be selling iPhone through our own stores and Cingular stores."
Eric Schmidt (Google): "If we merge the companies we can call it Applegoo -- but I'm not a marketing guy. You can actually merge without mer ging. Each company should do the absolutely best thing they can do every time, and he's shown it today."
Jerry Yang (Yahoo): "We're really proud of Yahoo to be partnering with Apple."
Stan Sigman (Cingular / AT&T;): "It's a real honor for Cingular to be partnering with Apple -- it's AT&T.; Days ago Cingular became a p art of the new AT&T...;"
Apple bu günlere şans eseri gelmedi değil mi? Apple gerçek anlamda icat etti, üretti. iPhone da daha önceki icatları gibi bir efsane olacak; Linux Gezegeni'nde yazan insanların tepkilerine bakınca "oldu bile" demek işten bile değil.
Telefon deyip geçmeyin. Apple'ın bu piyasaya girmesi, tek başına da değil, Google ile, Yahoo ile, Cingular ile girmesi çok büyük bir olay gerçekten..
iPhone ile insanlar OS X deneyimini yaşayacaklar. Apple'ın OS X'i ve tüm artılarını bize bu boyutta bir cihaz içerisinde sunabiliyor olması da rastlantı değil sonuçta, Apple aynı zamanda bir donanım devi, değil mi? Örneğin bu sene Apple'ın dizüstü bilgisayarını tercih edenlerin %50'si daha önce Mac kullanan insanlar değillermiş. iPhone'u kullanım ve işlevsellik anlamında sundukları ya da telefon kullanımına getirdiği yeni anlayış yüzünden kullanmaya karar veren ve kaçınılmaz şekilde, sırf içerdiği yaratıcı kullanışlılık fikirleri ile gönüllerini bu cihaza ve bu şirkete kaptıran insanların yüzde kaçının bir sonraki dizüstü bilgisayar tercihleri bir Apple ürününden yana olurdu? Hali hazırda bir çok kişinin hayatının elzem bir parçası olan cep telefonunun öğreteceği tatlı Apple alışkanlıklarının etkisi ile bir kaç satır yukarıdaki %50 (tam bir satır sayısı vermek isterdim fakat, ekran çözünürlüğünüze ve yazıtiplerinize göre değişeceğinden veremiyorum) ne kadar artardı acaba?
Apple'ın daha önce yaptıkları bu konuda yapacaklarının da teminatı en nihayetinde. Bildiğiniz gibi 2001 yılında Apple, iPod'u duyurdu. iPod kimsenin gözünde bir diğer MP3 çalıcısı olmadı. Tasarımı ile devrim yaratan bir sadeliğe ve güzelliğe sahip olmasının yanında dijital müzik endüstrisinde bir takım şeylerin değişmesini, şekillenmesini sağlayan bir ürün oldu. Peki Microsoft ne yaptı? Müzik çalabilen bir tuğlaya Zune ismini verdi. Sonuç? Piyasanın zar zor elde edilmiş %2'lik bir dilimi: fiyasko.

Microsoft da bunu ilk kez yapmıyor. Daha önce de sırf Sony'nin PlayStation'ı tozu dumana katıyor ve oyun dünyasını domine ediyor diye ortaya XBox'ı atıverip tüm velvelesine rağmen PS2 karşısında piyasanın %14'ünde kalmasına benziyor bu. Örneğin Nintendo oyun kontrolleri ile ilgili devrimi ile hem PS2 hem de XBox'ı geride bırakabilir; bırakamazsa da yeni bir fikir ile ortaya çıkan düşse bile yerden bir avuç toprak ile kalkar bence. Her neyse..
- Sn. Gates, Apple'dan bir telefon geldi.
- Ne diyorlar?
- Bir şey demiyorlar efendim, fakat telefon süper.
- Yine mi.
Yeni bir şey yapmak, bir şey icat etmek değil muhakkak başarının kriteri, fakat lütfen yani, herkesi de aynı kefeye koymak mümkün mü? Microsoft insanlığın önüne, 'yeni' olan, insan denen canlının aslında ne kadar özel olduğunu hatırlatan ne koydu diye düşünüyorum ve aklıma bilişim ahlakının en başından itibaren tamamen yanlış temeller üzerinde yapılanmasına neden olduğuna inandığım pazarlama ve tekel stratejilerinden başka pek bir şey gelmiyor. Bu elbette olaya biraz taraflı bakmamdan kaynaklanıyor ama neden Apple için bunları söylemiyorum acaba? Neden kimse daha çıkmadan Vista'yı sevmemeye başladı? "Anti-popülarizmin popülerliği" diye cevap verebilecek sivri zekâlı dostlar bir kez daha düşünsünler :)
Yaratıcılığı ve özgün fikri out-source eden başarılı pazarlama şirketinin devesi artık yoruldu gibi geliyor bana. Diğer taraftan büyükler "Deve yerine deve çöker" derler. Özgür yazılımın penceresinden bakınca bizim için değişen çok bir şey yok. Biz kendi işimize bakacağız. Tüm sempatime rağmen Google'ı, Apple'ı, Microsoft'tan tamamen ayırmayan birden fazla şey var neticede..
İlla "buraya kadar gelmişken bir ders çıkarmadan gitmeyelim" derseniz, "yaratıcı düşüncenin kıymetinin er geç hak ettiği yere gelmesini sağlayan kuantum sıçramalar tam da sahalarda görmek istediğimiz türden hareketlerdir" diyebilirim size. Öte yandan bu blogdan Steve Jobs ve saz arkadaşlarına tavsiyem, Gürer'i dahi telefon sahibi edecek bir ürün çıkardıkları zamana saklasınlar bu tantanalarını. Siz de lütfen adamları şımartmayın.



