T-Shirt Alın, Kahve Fincanı Alın.. 2006/07/31

İnsanları pek iyi anlayamadan yıllar geçirdim bu dünya üzerinde. Bir bu kadar daha, hatta belki daha fazlasını da geçiririm.

Fakat bazen bıçak kemiğe dayanıyor.

Ortadoğu'dan son İsrail saldırılarında 22'si çocuk 37'si çocuk 55 sivilin bombalanan bir bina içerisinde hayatını kaybettiği haberleri geliyor. Ayrıca yine İsrail'in vurduğu ve Lübnan'a ait petrol rezervlerinden denize akan ağır petrolün, Akdeniz'in tarihi boyunca yüzleşeceği en büyük çevre felaketi olacağı söyleniyor. Tartışmaya mahal vermeyecek kadar ciddi bir çevre ve insanlık dramı almış başını gidiyor resmen.

Ben de bu sırada "haydi bir eşeklik edeyim de Greenpeace.org'a bakayım" dedim. Ortadoğu'da oluk oluk kan akarken, petroller denizlere karışırken filan bizim Greenpeace'in anasayfasında bununla ilgili bir haber olur herhalde diye düşündüm. Gerçekten de vardı. Bir de siz bakın diye üşenmedim ekran görüntüsünü aldım:

 

Göremediniz mi? Aşağıya bakın, sola. Orada "Peace in the Middle East" yazan bir banner göreceksiniz. Greenpeace'in anasayfasının %1.86'sını oluşturan bir temenni banner'ı hemen orada işte; "kahve fincanı, t-shirt, ouşın difendır rozeti filan alarak hem bize Güney Kaliforniya Süt Yılanı'nı korumaya devam edebilelim diye para sağlamaya hem de dünyada barış ve yeşili koruyan bir oluşumun parçasıyım diye hava atmaya ne dersiniz?" banner'ının hemen altında :(

Bir de banner'a tıklarsanız arkasında yazan "Let's start with a nuclear weapons free zone" başlıklı, hippivari ve 'kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayayım' kılıklı mesajlarını okuyarak savaşı nasıl lanetlediklerini ve kınadıklarını okuyabilirsiniz.

Neredeyse 20 gündür her iki tarafta da akan sivil kanların hesabını Greenpeace böyle soruyorsa, dünyanın kalan kısmının sessizliğine ses çıkartmak, yaklaşık olarak bir Greenpeace t-shirt'ü giyip İstiklal caddesini amuda kalkıp Kara Şimşek müzikleri mırıldanarak geçmek kadar anlamlı olur herhalde.

Pek üzülüyorum. Bir mevzuyu misyon edinerek yola çıkmış insanlar için işlerini yapmak ne kadar zorsa benim gibiler için de konuşmak o kadar kolay işte. Halbuki ne suçu var Greenpeace'in değil mi.