
Gerçekten hoşbulduk!
Bu gün yukarda afişini gördüğünüz etkinlik kapsamında bir Pardus sunumu yapmak üzere Erkan Tekman ve Barış ile beraber Gölcük'te idik. Öncelikle bu harika etkinlik için başta TÜBİDER Kocaeli Şube yönetim Kurulu başkanı Fikret Bulat ve Sistem Bilgisayar Genel Müdürü Yusuf Koçak olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür etmek istiyorum.
Etkinlikte Gölcük Belediye Başkanı, askeri erkan, emniyet müdürlüğü personeli, öğretmenler, öğrenciler, bilgisayar sektörü insanları ve hatta Barış'la hazırladığımız sunum içerisindeki bir resimden dolayı duyduğu rahatsızlığı ayağa kalkıp dile getiren ilçe müftüsü bile vardı. Bu günün kısa bir özeti ve bize gösterdikleri ile ilgili blog entry'miz şu andan itibaren başlamıştır:
Fikret Bulat ile buluşup etkinlik alanına gittikten sonraki ilk işimiz Kongre ve Sergi Sarayı'nın ortasına konulmuş olan 8 adet bilgisayara hızlıca Pardus kurmak oldu. 700Mhz ve 128Mb bellek sahibi makineler, biz işe başladıktan 30 dakika sonra Pardus koşturmaya başlamışlardı bile.

Sonrasında seminer saatini beklemeye koyulduk ve salon yavaş yavaş dolmaya başladı. Salon hiç yer kalmayana kadar dolmakla kalmadı, bir çok öğrencinin ayakta kalmasına da neden olacak bir doluluğa ulaştı. Şu fotoğraf seminerin başlamasına 10-15 dakika kala çekildi (sonra bir daha çekmeye fırsatım olmadı):

Bu gün ne Linux Kullanıcıları Derneği şenliklerinde, ne Bilgi'nin etkinliklerinde, ne de herhangi bir üniversitede "bir seferde" yakalayamadığımız bir kalabalığa konuştuk: 400'e yaklaşan seyirci sayısı ile Gölcük bizi çok etkiledi, şaşırttı ve sevindirdi (bu yoğunluktan nasibini Linux Kullanıcıları Derneği etkinlikleri de Bilgi'nin etkinlikleri de alır, yoğunluktan yeni etkinliklere gerek bile duyulur umarım). Gölcük'te hep sorduğumuz standart sorularımıza gelen yanıtlar da hayli etkileyici idi, örneğin salonun neredeyse beşte biri daha önce Linux'u duymuş, dörtte biri de Pardus'tan haberdardı, hiç azımsanmayacak bir katılımcı da daha önce Pardus kurup denemişti.
Bu gün Fikret Bulat "Ekonomik Kurtuluş Mücadelesi'ni bu gün, Gölcük'te başlatıyoruz" dedi konuşmasının bir yerinde. Kendi kendine ve ismen ya da simâ olarak tanıdığımız açık kaynak kodlu camianın neredeyse tamamen dışında bir grup tarafından organize edilmiş olan bu etkinliğin profesyonelliği ve katılımın yüksekliği Pardus'un özgür yazılım kültürünü insanlara nasıl büyük bir hızla tanıttığının bir göstergesi. Bizlerin yıllardır değişik yöntemlerle yapmaya çalıştığımız şey şu anda kendi kendine büyüyor, kendi kendini tanıtıyor. Bunun, Türkiye'de özgür yazılımların yaygınlaşmasını hedeflemiş olan ve bunun için çalışan her tür oluşumun menfaatine olduğunu düşünüyor ve tüm özgür yazılım savunucuları adına çok seviniyorum. En başından beri hedeflediğimiz şey özgür yazılım kullanımının Türkiye'de yaygınlaşması değil miydi? Artık sevinebilirsiniz, çünkü şu anda bir yerlerde kendi kendine yaygınlaşıyor. Orta vadede Pardus'un, üzerinde yükseldiği değerlere olan borcunu ödemeye başlayacağına hep beraber tanık olacağımıza inanıyorum; Pardus'un yaygınlaşması ile ilgili herkesin farklı bir motivasyonu da olsa, nihayetinde kazanan özgür yazılım ve Türkiye olacak.
Proje şu anda çok hareketli. Aramıza her gün yeni geliştiriciler katılıyor, her gün Pardus Gönüllüsü Programı'na yeni insanlar başvuruyor, uzun zamandır hayata geçirme planları yaptığımız çizgi üstü projeler ayaklanıyor. Bizden bağımsız şekilde, dışarda şekillenen projeler de cabası (bir yerlerde birileri Pardus çözümleri sunuyor, birileri kendi işletmesini bu sisteme geçirmenin yollarını arıyor, kimi kurumlardaki ilerici insanlar entegrasyon projeleri yürütüyorlar).
1.0'dan, hatta Çalışan CD'den önce günlüklerimizde yazdıklarımıza şöyle bir göz attım. "Güven" dışında söylediklerimizi doğrulayıcı neredeyse hiç bir argüman sunmaksızın güzel günler göreceğimizi yinelemişiz. Bu proje içinde, herkesin gözü önünde, PiSi gibi bir paket yöneticisi, ÇOMAR gibi bir yapılandırma altyapısı geliştirildi, Türkçe ile ilgili kritik sorunlar giderildi, 600'den fazla uygulama paketlendi. Hepsinin bir arada çalıştıklarını gördüğümüz güzel günler, gerçekten geldi, insanlar Türkiye'de daha önce hiç duymadıkları kadar "Linux", "Özgür Yazılım", "GPL" lafı duydu. Şu andaki tabloya bakınca ve Gölcük'teki insanları düşündükçe gayet yineleyesim geliyor, çünkü bu gün gerçekten biraz daha iyi anladım ki -daha- güzel günler -de- göreceğiz.



