Timescape.. 2005/12/23

Son zamanlarda olanları yakalamak hayli güç oldu. Bildiğiniz gibi Pardus'un RC1 sürümünü FTP sunucumuza koyduk. Şu sıralar da ekip olarak Acıbadem ofisimizde toplanmış 1.0'a, yani 26 Aralık'a hazırlanıyoruz. Umuyoruz ki her şey güzel olacak ve beklentileri karşılayacak bir 1.0 ile çıkış yapacağız.

Geçenlerde, pesimist olduğunu söylemenin haksızlık olacağına inandığım, fakat optimist olduğundan da bahsedemeyeceğimiz kadar realist olan Doruk'un "Özgür yazılım sürümü 2.0, Pazarlama sürümü 1.0 olan sağlam bir dağıtım geliyor" dediğini gördüm blog'unda, pek bir hoşuma gitti nedense ;) Şu anda gerçekten iyi durumdayız, 1.0'ında "iyi durumda" olan bir dağıtımın sunduğu altyapı üzerine bir kaç yıl sonrası ile ilgili hayaller kurmak fazla vakit harcanmadığı taktirde gayet keyifli bir aktivite (bu arada hemen aklıma gelmişken bu parantez içinde Barış Özyurt ve Bahadır Kandemir'in kıvrak zekalarını öpmek istiyorum).

Barış ile beraber geçen akşam Teknoloji TV'de Serhat Ayan'ın yönettiği yaklaşık iki saatlik bir canlı yayına katılıp Pardus hakkında sohbet ettik, insanların çeşitli şekillerde ulaştırdıkları sorularına yanıt vermeye çalıştık. Bu gün de benim Doğuş Üniversitesi'nde bir seminerim vardı. Pek keyifli idi, yüksek bir katılımla geçen seminerin ardından yaptığımız ayaküstü sohbetler neticesinde bundan sonra seminer konusunda Linux Kullanıcıları Derneği'nin yakasını bırakmayacaklarına dair söz aldım denilebilir. Serhat Altıntaş ve Mehmet Ali Ertürk'e güzel organizasyon ve ilgilerinden ötürü teşekkür ederim; seminerin notları da buradan temin edilebilir. Bu da seminer sonrasından bir fotoğraf:

 

Yine geçenlerde, ne zaman olduğunu tam olarak kestiremediğim bir akşam Kadıköy'de Passiflora isimli cici grubun konserinde idim Duygu ve Duygu'nun jazz gitaristi yetenekli kardeşi Fatih ile. Davul'da Volkan Öktem, bass'ta Eylem Pelit, piyanoda Serkan Özyılmaz, tenor saksafon ve yan flüt'te Levent Altındağ, gitarda da Erdem Sökmen üstad vardı. Bir sürü pasaklı eleştiri ile Duygu'cuğun kafasını konser boyunca şişirdiysem de ortaya yaptıkları Latin-Jazz karışığı gerçekten daha fazla insan tarafından dinlenmeyi hakeden bir kalitede idi bence.

Daha sonrasında bir akşam da Eylem Pelit ve Volkan Öktem ile Barınak Gönüllüleri'ne destek için düzenlenen bir organizasyonda karşılaşmak çok hoştu, aynı organizasyonda bir de İstanbul Drum Circle'ı dinlemek tek kelime ile süper bir raslantı idi; kesinlikle müthişlerdi.

Bu arada diskimi karıştırırken yıllar önce Özer Özgeneci ile bunu kayedettiğimiz sıralarda kaydettiğimiz bir diğer minik çalışmamızı buldum, haydi paylaşayım dedim. Hakikaten yıllar olmuş ve artık "yaşlanıyoruz" muhabbetleri geyik olmaktan çıkmaya başlamış. Süper adaletsiz. Neyse.