Yazmazsam duramayacağım: Hoş ve Boş 14 July 07, Saturday @ 14:17

Ekin'ciğim yanımda olsa nasıl söylenirdi kim bilir, onun sıklıkla kızacağı kadar sık yaptığım biçimde 10 dakika bile izlemediğim bir programla ilgili yorum yapacağım şimdi :) ama programın tanımını, yöntemini okudum, özetlerine TV'den baktım, üzerine yapılan yorumları okudum ve yapacağım açıdan değerlendirme için yeterince fikir edindiğimi düşünüyorum.

Bu konuyu gündeme getirerek, bilöker okuyan ama bu konudan uzak durmayı başarmış herkesin hayatına küf tadı ile katkıda bulunduğum için özür dilerim, ama tüm toz-duman içinde gözden kaçan bir noktaya mesleki bir müdahaleyi çok gerekli görüyorum.

Güzel ve Dahi adıyla yayımlanan programın çıkardığı yaygara çok ancak bence bilgisizlikten ölmek tıbben mümkün olsa handiyse doğamamış olmaları gerekiyor gibi görünen bir grup kadının zekası üzerine yapılan tartışmalar hedefi ıskalıyor. Programın kadını aşağılamak için (NTV'de neredeyse böye bir soru sordular çok güldüm) "zekası düşüklerden" seçilmiş kadınların kitle iletişim araçlarında temsili eleştiri konusu edilecekse bu programa kadar beklemeye gerek yok, TV izleğinin büyük bölümü kadının toplumdaki rolü ve birey olarak ona sunulan olanakların sınırları açısından ayrımcı ve sorunlu... Bu programda alttan alttan yapılan iğrenç pazarlıksa aslında şu şekilde formüle ediliyor, ki benim midemi bulandıran asıl bu:

Akıl timsali çocuklarımız, yetiştirdikleri kızlar memleketin cumhurbaşkanını tanıyamazlarsa tam tepelerine çıkıp popolarını burunlarına soka soka dans etmesine seyirci kalıyor. Sonrasında da hanım kızlar bu soruları doğru yanıtlasın da yarışmayı kazanabilsinler diye onlara yardımcı oluyor. Nacizane yönetmenlik eğitimimde dramatik çatışma denen kavramdan üç kuruş bir şey anladıysam bu programın çatısı şu çelişkinin seyirciye yansıtılabilmesi üzerine kurulu:

"Akıllı ama abaza" gençler, yarışmayı kazanabilmek için "hoş ama boş" kızların entellektüel birikimlerini arttırmak zorundalar. Ancak ortadaki asıl sorun çiftler arası rekabet değil. Ömrü boyunca hesap cetveli, teksir kağıdı ve fibonacci eğrisiyle haşır neşir olmuş çocuklar, kızların poposunun silüeti ile yarışmayı kazanmak arasında bir seçim yapmak zorundalar... Bundan daha heyecanlı bir seçim düşünebiliyor musunuz?!

Yani yarışmanın özgün tasarımı bunun üzerine kurulmuş en azından... ama yurdum insanının bu yarışmanın sözleşmesine imza atabilen temsilcileri arasında fibonacci'yi makarna markası sananlar çoğunlukta olduğu için kanımca bir seçim de yapmak zorunda kalmadan doğaları gereği popo seyretme yönünde ilerlemeye devam edecekler. Çünkü bakınız "dahi"lerimizin bilgi düzeyi ne alemde asıl:

Yarışmada Adolf Hitler'in ismini bilemeyen kıza hayret edenler, ondan sorumlu dahi arkadaşın bu konudaki önerilerini duysalar neler hissederdi acaba... Dahi oğlumuz, hanım kızımıza Hitler'i şöyle tarif etmiş: "Bir Alman generalidir. Yahudileri öldürdükten sonra tüm dünya ona savaş açtı, o da işler kötüye gidince intihar etti." Vay vay vay... İkinci Dünya Savaşı nedir, Nazizm nedir falan ne gerek var ki... Biz yanlış anlamışız bilginin özüne ulaşmayı. Gerçi Hitler'in askeri kariyeri Birinci Dünya Savaşı sırasında yaptığı zorunlu askerliğinde aldığı onbaşı rütbesiyle sınırlıdır, giydiği üniforma askeri değil, imparatorluk üniforması, Führer simgesidir ama bunların o kıza faydası yok, o "Alman komutan" dese yetecek yarışma için tabii...

Bu arada yarışmanın yüzsüz, paragöz yarışmacısına üç cümlem var:

1) Nimet Çubukçu'ya "Bu ülkede töre yüzünden kadınlar öldürülüyor, benimle uğraşacağına onlarla uğraş" diye akıl vermekle olmuyor, sen de git madem farkındasın töre programı yap o zaman!

2) Geek sözcüğünün ülkemiz dil ve kültüründeki (hani çeviri sadece dilbilimsel bir şey değildir) karşılığı İNEK'tir... Hani İnek Şaban var ya... İşte onun gibi... Sen o sıfatı amerikan temsiliyetine çok yakıştıramadığın için "dahi" diye çevirmek lüksüne sahip değilsin, ya ingilizce nedir onu bilmiyorsun ya da hiç dayak yememişsin derler adama.

3) Sen bu programı paran olmadığı için yapıyorsan gel, insanlık onuru adına ben sana her ay yatacak yer, yemek falan vereyim daha fazla rezil olma!



Tags: Genel 

Comments

#1   gkmngrgn commented 14 July 07, Saturday @ 14:51

yazın için tebrikler koray. gerçi hangi programdan bahsediyorsun bilmiyorum, televizyon izlemeyeli yıl oldu. ama böyle programlar olduktan sonra da televizyon izlemeyi gereksiz buluyorum (zaten hep vardı). kabul ediyorum ki televizyon gerekli bir icat; fakat insanlara "neden televizyon izliyorsun?" diye sorduğumuzda "dünyayla iletişimde olmak için" cevabını alıyorsak bu çoğunlukla yanlış cevaptır. neden, çünkü televizyon yayıncılığı gazete çıkarmak veya internet -haber, bilgi, paylaşım- sitesi yapmak kadar basit bir olay değil ki, bir televizyon programı yapılırken öncelikli amaç dolayısıyla para kazanmak oluyor. Amaç böyle olduktan sonra, her ne kadar izleyici memnuniyeti düşünülüyor olursa olsun, televizyon programlarının izleyicilere sağlıklı bilgi sürdüğü zaten pek doğru olamaz. Para sağlıklı olan herhangi bir şeyi genellikle bozar (örnek, windows).
diğer taraftan, türkiye'de izleyicilerin beklentileri de genellikle böyle saçmalıklara yöneliktir. onun için ben de bu tür programlara tepki göstermenin en iyi yolu olarak, o programları izlememeyi ve senin yazdığın gibi yazılarla tepkileri dile getirmeyi uygun görüyorum.
eline sağlık.

#2   Mustafa Günay commented 14 July 07, Saturday @ 19:31

Bir "acınacak halimize gülüyoruz" vakâ sı daha yaşıyoruz kanımca. Gerçi 50000 tane TV kanalı arasında "Akıllı ama abaza" gençleri ve bilimum saz arkadaşlarını TV ye bağlayacak ve "HOŞ" zaman geçirtecek program bulmak zor şu devirde!..
Can TANRIYAR'ı saygıyla selamlıyorum buradan "kim, kiminle, nerede, ne işler çevirmiş" programlarını başlatarak bu tarz "sapıklıklar"a ön ayak olduğu için!..

Not : İşyerinde duymuştum ve adını söylediklerinde bende gerçekten ciddi ve güzel bir yarışma diye kafamda canlandırmıştım her ne kadar hayallerim yıkılsada Teşekkürler erken uyarı için :D

#3   Serkan Çalış commented 15 July 07, Sunday @ 01:49

Efendim, programı izlemeyen ancak sadece bir kere göz ucuyla görme gafleti içerisinde bulunan (kendi evimde değildim) ben bile etrafımdan okuduklarımla içerik hakkında az çok malumat sahibi oldum. Fekat, Koray bey sizinki kadar güzel yorumlayanını ve gerekli olan tokatlamayı yapanını görmemiştim, ancak bu kadar güzel olabilir bir yorum. Ellerinize sağlık. Ancak bizim millete müstehak mıdır nedir, böyle Fear Factor, BilmemNe Star gibi ne idüğü belirsiz programlardan sonra "isterük isterük" diye bağırır olmuşuz sanki.Adamlar da değerlendiriyor, "böyle millete böyle program" gibisinden. Umarım akıllanırız.

#4   Enver commented 15 July 07, Sunday @ 12:27

Like many of his era, Tesla, a life-long bachelor, became a proponent of a self-imposed selective breeding version of eugenics. In a 1937 interview, he stated,

“[...] man's new sense of pity began to interfere with the ruthless workings of nature. The only method compatible with our notions of civilization and the race is to prevent the breeding of the unfit by sterilization and the deliberate guidance of the mating instinct [...]. The trend of opinion among eugenists is that we must make marriage more difficult. Certainly no one who is not a desirable parent should be permitted to produce progeny. A century from now it will no more occur to a normal person to mate with a person eugenically unfit than to marry a habitual criminal.[96]”

In 1926, Tesla commented on the ills of the social subservience of women and the struggle of women toward gender equality, indicated that humanity's future would be run by "Queen Bees". He believed that women would become the dominant sex in the future.[97]

http://en.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla

İyi eğlenceler,

#5   Ertuğrul Erata commented 18 July 07, Wednesday @ 15:39

Programı seyredemediğimiz için bu acaaip görünüleri kaçırmışız. Ne yazık.
Bu konuda şunu söylemek lazım bir yığın saçma sapan yarışmanın yanına bir tane daha eklenmiş o kdar diye düşünüyorum. Saatlerce araba tutmak , biri bizi gözetliyor vs gibi yarışmalar ne katıyor bize. Ancak tv başında daha fazla uyuşma, günlerce falan şunu yaptı geyiği falan.
Bir tek derdi tv olan arkadaşlar için iyi eğlenceler iyi seyirler

#6   buket commented 24 July 07, Tuesday @ 01:58

Yazınızı okuduktan sonra youtube'da mutlaka vardır deyip programın adını yazdım ve baktım.
'nası yani?' dedim içimden.Bu kişiler alkollümü?,Bişiler mi içirmişler? Neden kolay soruları bilemeyince aptal aptal kahkaha atıyolar? çok mu komik?
Biz okulda bu tür öğrencilere 'kaynaştırma' diyoruz ve rehberlik araştırma merkezine gönderiyoruz.kaldı ki kaynaştırma dediğimiz öğrenciler dahi bu kızlardan daha 'DAHİ'.
Ama bu arkadaşlar hem hemcinslerini hem kendilerini sırf şöhret ve para uğruna küçük düşürmek için seçilmiş. Programın amacı da gündem yapmak. herkes amacına ulaşıyor bi şekilde. Olan model alma çağında olup onları izleyenlere oluyor yani ülkenin geleceğine.
Ben o doktor ve mühendislere, yani ineklere birşey demiyorum düşene de bir tekme ben atmayayım diye. Ama kimileri akıldan yoksun, kimileri mantık ve iradeden. Üzüldüm onlar adına... Hepsi benim neslimden nede olsa... yazık...

Post a comment (max. 3000 character)

Your name: Comment: