Oy moy yok size... 07 July 07, Saturday @ 01:24

Seçim heyecanı sardı memleketi, bir yanda siyasi partiler birbirlerine girişti, öte yanda yılların aşılamayan baraj sorununa karşı bağımsız adaylar formülüne sığınan ama kanımca eline yüzüne bulaştıran sol hareketler memleketin _kendilerince_ gündemine ilişkin bıdır bıdır anlatıyor, hatta yer yer atıp tutuyorlar...

Bugün oturdum, meclise en çok girme olasılığı olduğu söylenen 5 partinin seçim beyannamelerine, yani iktidar oldukları takdirde yapmayı önerdikleri icraatları içeren belgelerine baktım. Hani olur ya, memleketi idareye talip insanlar oturup da yazılım sektörüne ilişkin fikirlerinde belki özgür yazılım konusuna değinmişlerdir diye bir ümit vardı içimde... Tüm parti programlarında biyoteknoloji, nanoteknoloji, uzay teknolojileri var (ezber kokuyor). Her parti hem word hem pdf biçiminde (ilkine .doc demeleri gerektiğini birileri söylemeli) beyanname yayınlamış...

Bir yanlış düzelterek başlayayım: Ne kadar korka korka inanmış gibi yapsam da inanamadığım bir ihtimal olan bu 5 isimden birine aslında bakamadım. Çünkü onun, Genç Parti'nin bir web sitesi yok! Haliyle görüşleriyle ilgili bir fikrim yok. Siber seçmen gibi davranacağım ama ulaştığım sonuç: bu adamların bir görüşü yok...

Efendim reklam panolarını benim nedense bunca yıllık iktidarlarına tanıklığım sırasında bir türlü göremediğim bir takım başarılarla(!) süslemiş iktidar partisi AKP seçim bildirgesinde bilişim sektörünün önemine yaptığı vurguyu takiben "hindistan, çin gibi ülkelere yönelen sermayenin Türkiye'ye getirilmesi" ile ilgili bir takım parantezler eşliğinde yeni tekno-kentler vaad etmiş ancak içerikte bir ayrıntı göremiyoruz. Birileri onlara o ülkelere giden sermayenin köle yaratmaktan başka bir işe yaramadığını, bu güne dek övüne övüne satış yaptıkları yabancı sermayenin de son 10 yıl boyunca Türkiye'de en çok finans sektörüne girdiğini ve içler-dışlar çarpımı derken paraya para katıp gittiğini, istihdama HİÇ katkıda bulunmadığını söylesin. Kim salak yerine konuyor anlayalım.

Başmuhalif parti CHP de bilişime vurgu yapmaya çalışmış, mealen denilmiş ki, "bu alanda yatırımları teşvik edecek yeni bazı kanuni düzenlemelerin yanı sıra kamu alımlarında yerli yazılımları tercih ederek bu konuda insan yetişmesine katkıda bulunacağız... ". Yazılımı yazıldığı ülkeye göre değil de, standartlara, ilkelere göre seçmelerini tercih ederim. Keşke "kamuda özgür (açık kaynak kodlu) yazılımları tercih ederek ülkenin bu alanda tasarruf ederken nitelikli insan gücünü arttırmayı hedefliyoruz" deselerdi. Sonuçta yurt dışındaki yazılım şirketlerine mevcut ifadeyle de kışt deniyor özünde...

Demokrat Parti Bilim, Teknoloji ve Yenilikçilik başlığı ile değindiği beyannamesinde maalesef bilgisayar/bilişim teknolojilerine pek yer vermemiş. Ben de bu incelemede ve yaşamımda kendilerine yer vermiyorum.

MHP çağı yakalayabilmek açısından Bilim, Teknoloji ve İletişim Bakanlığı kurulmasını vaat ediyor. Bunun ardından ar-ge yapmak üzere çeşitli yatırımlara işaret ederken lafın içini genel olarak çok doldurmuyor. Devlet/kamu hizmetlerinin elektronik ortamda eksiksiz sunulabilmesi ve her vatandaşa vatandaşlık bilgilerinin taşınabildiği akıllı kartlar dağıtmak gibi bence göz boyamaya yönelik görünen, altı boş olan ama hiç değilse diğer partilerden daha somut duran önerileri de bulunuyor.

Bağımsız adaylara gelince... Bu iş benim açımdan tutmadı. Ankara'da yaşıyorum, bağımsız olarak aday olan ancak DTP+Sol partiler çatısı tarafından desteklenen adayın kim olduğunu öğrenmek için google'da mesai harcamak zorunda kaldım. Oysa İstanbul'dan aday olanları gayet ayrıntılı biçimde öğrenebildim ve .net platformu kullanarak yaptıkları site ile hangi ezilenin hakkını, hangi araçlarla, enstürmanlarla koruyacakları konusunda ciddi şüpheye düştüm. Ne tuhaf bir ülke...

Çevre Mühendisleri Odası'nın benim bu yazıyı yazmama ilham veren bir incelemesi var. Onlar da siyasi partileri çevre konusundaki düşünceleriyle masaya yatırmışlar... Google'dan, arayarak buna benzer incelemeler bulmak olası. Kadın hakları açısından, çocuk hakları açısından partilerin karneleri STK'lar tarafından nasıl oluşturulmuş görebilirsiniz...

Ben tüm bu değerlendirmelere baktıktan sonra şuna karar verdim, EVET diyeceğim bir aday göremiyorum. Trainspotting filminin girişi geliyor aklıma: Yaşamı seç. Bir meslek seç. Kariyerini seç. Bir aile kurmayı seç. Dev ekran bir TV seç. Çamaşır makinesi, araba, cd çalar ve elektrikli mutfak aletlerini seç. Sağlıklı yaşam, düşük kolestrol, diş kapsayan sigorta seç. İyi bir mortgage sözleşmesi seç. Arkadaşlarını seç. Rahat kıyafetler ve uygun çanta seç. Üç parça bi takım elbise seç. Kendin-Yap ürün seç ve Pazar sabahı ne bok yediğini düşün. Yaptığın kanepeye otur ve abuk subuk kafa ütüleyen TV yarışmalarını seyrederken abur cubur tıkın. Hepsinin sonunda çürümeyi, huzurevine tıkılmayı ve kendi yerine geçirmek için peydahladığın veletlerin bencilliğinden ibaret olmayı seç. Geleceğini seç. Yaşamı seç.

RENTON diyordu ki, "ben seçmemeyi seçtim. başka bir şey seçtim". İşte ben de, sevgili dünya nereye gidiyor bi-haber olan siyasetçilerimize bir yanıt vermek istiyorum. Yaşamının on yılından fazla bir süreyi kendine bir özel hayat kurmayı adam gibi beceremeyecek, ailesine dilediği gibi zaman ayıramadığı için pişmanlıklarla dolu biçimde ama yaşadığı ülkeyi baştan sona gezmiş, gittiği her yerde bilgisini insanlarla paylaşmayı önemsemiş bir "gönüllü"den, gelecek dediğiniz gençlerden biri olarak diyorum ki: Bu seçimde başka bir şey seçiyorum ben. Ne uydurduğunuz sahte tehlikeler ne de bir bok becermişsiniz de sayesinde olmuş gibi davrandığınız, tek adam sultasına fiyakalı bir isimden başka bir şey ifade etmeyen istikrarınız, ne milli beraberlik gazlarınız bana sökmüyor. Herkese ait olduğuna inandığım dünya mirası, çevresiyle, bilgi birikimiyle, hayalleriyle eşit olarak paylaşılsın diye uğraşan ben, hiç birinizden beklediğimi bulamadığım için siz de benden beklediğiniz o evet yerine bunu alacaksınız. Hayırlı olsun!



Tags: Genel 

Comments

#1   Enver ALTIN commented 09 July 07, Monday @ 12:23

10 puansın.

#2   Süleyman Bostancı commented 21 July 07, Saturday @ 03:51

Koray Bey, şu yazmış olduğunuz yazıdaki her satır keşke yanlış olsaydı ama ne yazık ki doğru... Benim de naçizane ekleyceğim şudur sizin yazınıza: Bu bahsini ettiğiniz siyasi partiler benim aklımı, zihnimi karışrıtırdı feci şekilde (kime oy vereyim ona mı buna mı diye kıvrandım durdum uykularım kaçtı) hatta karıştırmakla kalmadılar beni deli ettiler. Onlar benim aklımı karıştırdırdılar Allah da onların aklını bin kez karıştırsın benden kat be kat fazla deli olsunlar diyeceğim budur.

Post a comment (max. 3000 character)

Your name: Comment: