Güzel bir haftasonunun ardından... 25 June 07, Monday @ 12:20

Bir sene önce, hem üyesi olduğum özgür yazılım listelerinde hem de bilöker'de dyne:bolic dağıtımından bahsetmiştim. Son iki günümü, bu dağıtımın ana geliştiricisi Jaromil'yle (Denis Jaromil Rojo) bolca sohbet fırsatı bulduğum bir etkinlikte geçirdim. :)Jaromil Rasta Coder

Yine bilöker'de defaeten bahsi geçmiş hatta Pardus-Video seminerlerinde Affan Taner tarafından gösterimi yapılan Elephant's Dream filminin yapımcısı Netherlands Media Arts Institute / Montevideo TBA direktörü Heiner Holtapples ve Jaromil, KozaVisual grubunun davetiyle, Ankara'da bulunan Hollanda Yüksek Öğretim Enstitüsüne konuk oldular. Görsel sanatlar, video gösterimleri, dijital kültür tartışmalarının yapıldığı konuşmalar, sunumlar ve film gösterimlerinin yanı sıra dyne:bolic ve özgür yazılımların sanat üretiminde nasıl bir rol oynayabileceği üzerine bir de workshop düzenlendi.

Blender, Gimp, Inkscape gibi görüntü ile ilgili bilinen yazılımların yanı sıra özellikle yayın ve ses üzerine bir çok alternatif sunan dyne ile internet radyosu yayını yapmak için hazırlanan MuSE gibi olanaklar ve genel anlamda GNU/Linux'un sistem olarak sundukları çoğu konuya tamamen yabancı sanatçılar için oldukça ilgi çekici oldu.

Benim için yeni ve ilgi çekici olansa komut satırına ayrılan yarım saatin yeni kullanıcılara "bakın bu da bir araç, en az arayüzler kadar işinize yarayacak güzel özellikler var" diye anlatılabilmesi, bundan korkulmaması da mümkün diye tadını çıkartmak, dağıtımın sayfasından da görülebilen bir çok sosyal projenin özgür yazılım ruhu ile sahip çıkılarak, hacker kültürünün bir parçası olarak tanıtılarak yaşama geçirilmesi oldu.

Özellikle özgür yazılım çevrecidir, çünkü eski bilgisayarları işe yarar hale getirerek tehlikeli atıkların doğaya bırakılmasını yavaşlatır yaklaşımı beni can evimden vurdu. Olayı hep ekonomi üzerinden anlatmak _çünkü Türkiye'de kimse çevre için bir şey yapmaz diye düşünmek_ bir süre sonra öyle düşünmeyi de öğretiyor ve korkunç bir yabancılaşma yaratıyor.

Aslında neredeyse tüm GNU/Linux geliştiricileri yaşamlarında eğlenceli, sosyal sorumluluk içeren, sanatsal ya da bir şekilde bilgisayarla ilişkisi olmasa da kendi dünyası içinde bütün hale gelen ilgi alanlarına sahip, ama bunları bir arada bir Linux nasıl işinize yarar seminerine dönüştürmek çok keyifli bir fikir. Bu konudaki zenginliğimizi az kullandığımızı düşünmeme ciddi ciddi neden oldu (gerçi ben bunu kısmen meren ve fotoğraf ile denemeye çalışmıştım, sonuçlarına tanık olanlar niye çok ısrar etmediğimi tahmin eder).

Aralarda lafı geçince hemen adresleri kenara yazılıverilen güzel, bakılası işler arasında BricoLabs ağı ve Idiki özellikle uğramanızı önereceğim iki adres.

Son olarak da kişisel tatmin ve gelişim dışında bu etkinlikle ilgili en heyecan verici deneyimim, Jaromil'nin konuşmasının sonunda insanlara "Özgür yazılım yerel dinamikler yaratmaktır, sömürgeleştirmeye inat kendi kültürünü korurken küresel bir paylaşımda bulunmaktır. Size bugün anlattıklarım GNU/Linux dünyasının içeriğidir, ben bunları dyne ile yapıyorum, sizin de size ait, rahat kullanacağınızı düşündüğüm bir çözümünüz var, Pardus kullanmanızı öneririm, hepiniz için güzel bir fırsat olur" demesinin ardından yaptığım mini Pardus sunumu oldu.

Aynı dili konuşmak, yaşadığınız mahalledeki insanlarla aynı dili konuşmakla hiç ilgisi olmayan  bir şey... Dünyanın ilgisiz iki noktasında doğmuş, internet öncesinde BBS'lerle "sesimi duyan var mı?" diye aramaya başlamış ve özgür yazılımda aradığını bulmuş iki insan, ikisi de sonradan öğrendikleri bir dili kullanarak anlaşmak zorunda oldukları halde, birbirlerini, ana dillerini konuştukları insanlardan daha iyi anlayabiliyorlar...

Arrivederci il mio fratello. Era piacevole essere in contatto con te, e spero di rivederci al piu' presto... :) 



Tags: Genel  Pardus 

Comments

Post a comment (max. 3000 character)

Your name: Comment: