PackageKit ve PiSi
24 October 07, Wednesday @ 15:54
Pardus 2008 hazırlıkları son sürat sürerken PiSi'nin efendisi Faiksan PiSi-DB branchında [Branch merge edildi] PiSi 'nin bilimum sorunlarını çözüp, yeni özellikler ekleyip, API'yi adam edip, DB'yi hızlandırıp, kodu temizleyip, düzgün testler yazarken dışarda da olup bitenden de geri kalmayalım derdine düştük ekipce.
Henüz duymadıysanız DBUS/ConsoleKit/Policykit triosu üzerine yerleşen ve paket yöneticisinden/dağıtımdan bağımsız çalışan PackageKit nedir/ne yapar/ne işe yarar diye araştırmak için bu an, güzel bir an olabilir.
Dün PackageKit 0.1.1'in duyurulması ile artık PiSi-DB branchında ikamet etmekte olan PiSi'de PackageKit'in desteklediği paket yöneticileri arasına girdi. Gerek PiSi'nin yeni API'sinin temizliği/kolaylığı, gerekse PackageKit kullanmanın avantajları birleşince (yerel cache mekanizması, transaction desteği, en önemlisi PolicyKit ile yetkilendirme ve ConsoleKit ile süreçleri takip etme) backend'i yazmak, gerekli PackageKit değişikliklerini yapmak, bunları dağıtıma entegre etmek işleri hallice hızlı şekilde bitti.
Henüz daha işi tam olarak bitmemiş olsa da Pisi-Cli'nin sunduğu paket kurma/kaldırma/güncelleme/sorgulama işlemlerinin büyük bir kısmını yapabiliyor;
Eylemlerimiz sürecek, bizi izlemeye devam edin :)
Tags:
Genel
Gezegen
,
Comments:
4
Yaprak Dökümü
29 September 07, Saturday @ 17:34
Günlük girdilerimi tee eskilere gidip okumaya başladım bugün. 23 Eylül 2004, Perşembe saat 19:15 sularında demişim ki;
Bu gece saat 12:30'da Ulusal Dağıtım Geliştirici Ekibi'nin bir parçası olmak amacıyla İstanbul'a Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü'ne doğru yola çıkıyorum.
1 Ekim 2004 tarihinde ise Gürer Özen ile TÜBİTAK/UEKAE bünyesinde bulunan Pardus projesinin resmi olarak birer çalışanı olmuşuz. Şaka değil tamı tamına 3 sene geçmiş, harika bir ekip/harika anlar/harika işler/harika insanlar ile birlikte 3 harika sene...
Önce Meren, sonra Barış, arkasından Mehmet ve şimdi Gürer Pardus projesine/özgür yazılım habitatına verdikleri katkıları TÜBİTAK çalışanı olarak devam ettirmemeye karar verdiler.
Her biri ayrılırken her birimiz aynı hisleri yaşadık. Önce üzüldük/içimiz burkuldu, sonra onlar için sevindik, sonra kendimiz için üzüldük, ekibin o eski tadı kalmayacak dedik, biraz zaman geçmesini bekledik alışmak için. Etrafta başka kimsenin anlayamayacağı acayip şakalar yapılmayacaktı, saçma muhabbetlere saçma sapan cevaplar verilmeyecek, en zevzek olduğumuz anda muhabbet bir anda "ya şimdi onu şöyle yapsak daha iyi olacak" diye 180 derece dönmeyecek veya en azından biz artık hayatımda gördüğüm (ki gittikleri yerlerden sadece benim görmediğimi anlamışsınızdır heralde) en değerli/yetenekli/işini bilen mühendisler ile bir arada olamayacaktık. Kadim dostlarımızı özleyecektik...
Meren pek sevgili yingemiz Duygu ile amerikanya sınırları içinde kendini nanoteknoloji, biyoteknoloji ve diğer şeylere verecek başımıza birde doktorası dikilecek, Barış kobacan bir animasyon şirketinde kobacan yazılım mühendisi olarak eğlence sektörüne girecek, Mehmet yanına zemberek kodlarını da alarak Google'a kaçarken, Gürer yelkenli teknesi ile dünya turuna çıkacaktı.
Ama böyle olmadı :), Meren/Barış/Mehmet ve Gürer bu ekibin halen çok değerli birer parçası, belki ofis saatleri içinde fiziksel olarak görüşemiyor olsak da halen hep beraberiz, halen bizden başka kimsenin anlamadığı şakalar yapıp eğleniyor, halen bir anda nereden çıktığı belli olmayan teknik tartışmaların ortasında buluveriyoruz kendimizi ve halen çok eğleniyoruz ve bir ömür böyle olmaya da devam edeceğini biliyoruz :)
Ne diyelim Gürersan, seni de çok özleyeceğiz, rüzgarın bol olsun...
Tags:
Genel
Gezegen
Facebook
,
Comments:
1
libgpod: 1, Apple: 0
25 September 07, Tuesday @ 00:04
2007-09-24 Jorg Schuler <jcsjcs at users.sourceforge.net>
** code courtesy of Christophe Fergeau **
* src/itdb_itunesdb.c (mk_mhbd): write extended header needed for new iPod Nanos (3G Video) and iPod Classics.
src/itdb_sysinfo.c
src/itdb_device.c
src/itdb_device.h: Code to parse SysInfoExtended and SysInfo for the FireWireGUID. You must either copy the iPod description XML file to Device/SysInfoExtended or add a line 'FirewireGuid: 000A27....' to Device/SysInfo. You can get your FirewireGuid by using the tests/test-fw-id test program.
* src/sha1.c
src/sha1.h
src/itdb_sha1.c
src/itdb_sha1.h
New files for obscure hash generation code.
* src/Makefile.am: added new files.
* tests/test-checksum.c
tests/test-fw-id.c
tests/Makefile.am: test programs to retrieve the
FirewireGuid and calculate/write the obscure hash.
Tags:
Genel
Gezegen
,
Comments:
0
Farm çalışıyor, dünya küçülüyor...
24 September 07, Monday @ 09:38
buildfarm ~ # ccache -s
cache directory /root/.ccache
cache hit 1831972
cache miss 1525861
called for link 221076
multiple source files 843
compile failed 36414
preprocessor error 68396
bad compiler arguments 13
not a C/C++ file 108243
autoconf compile/link 317652
unsupported compiler option 39148
no input file 235282
files in cache 2547817
cache size 78.4 Gbytes
max cache size 80.0 Gbytes
Tags:
Genel
Gezegen
,
Comments:
0
Norah Jones...
02 August 07, Thursday @ 00:28
Şuradan da anlayacağınız gibi hakkında ufak bir ölçek problemi edindiğim Norah Jones 14. Uluslararası İstanbul Caz Festivali kapsamında İstanbul'da bir konser verecekti ve biletleri daha 3. gün tükenmişti ve ben öyle alık alık etrafa bakıyordum. Bu alık bakışlarımı havuz kenarında sergilediğim bir anda, daha önce bilet bulamadığım konserin merdiven biletlerinin konser saatinden birkaç saat önce satışa sunulacağını okudum gazetede (yazarın notu: Aynı gazetede seyahate çıkınca yanınıza okumak için hangi kitabı alırsınız sorusuna "Simyacı" diye cevap veren gerzek ünlünün neden "Küçük Prens" demediğine gülerken gördüm mevzu bahis haberi). O anda bin atlı çocuklar gibi şenlendik, pek nefis bir haberdi bu.

Bu sabah deniz/kum/güneş ile alkol ve kızları da arkamda bırakarak İstanbul'a doğru yola koyuldum. Yol yorgunluğunu at/duş al/hazırlan çık falan derken yola koyulup saat 20:00 gibi Cemil Topuzlu Harbiye Açık Hava Tiyatrosundaki merdiven bileti için uzuuuuun kuyruğa girecektim ki, arada bir arkadaşıma rastlayıp, "Aaaaa bizde de fazla bilet var, ekti bizimkiler" anını yaşayıp sanırım yukardaki beni seviyor diyene kadar.
Konser tek kelime ile "MUHTEŞEM" idi. Hakkında cümle kurmak gerekirse klasik gitar ile başladı, piyano ile devam etti, klavyeye geçti, piyanoya geri döndü arada sağ eli ile zil/sol eli ile piyano çaldı, elektro gitarı kaptı, klasik gitara geri döndü ve o ulvi sesi, inanılmaz yorumu ile sanatçı nasıl olunur dersi verdi. Bir ara tüm grup sahneyi terk etti ve piyanosu ve sesi ile tek kişilik orkestra nasıl olunur örnekleri sergiledi, şirinliği, çat pat Türkçesi, inanılmaz sahnesi, harika grubu ile yaklaşık 2 saat 15 dakika boyunca buralardan uzaklarda bir yerlere götürdü ve orada bıraktı. Bu kadar güzelliğin üzerine bir de hallice kaliteli bir seyirci vardı mekanda, şarkıları beraber söylediler, tempo tuttular, şarkı nerede başladı nerede bitti anlarını kaçırmadılar.
Herşeyi ile 4x4'lük bir konserdi, düzenleyenlere, katılanlara, emeği geçenlere teşekkürü bir borç bilir fazla mesai yapan kımıl zararlılarını zehirlemesi için İstanbul Büyükşehir Belediye'sine bırakır, genelde her konser sonrasında yaşadığım "yavrum ait olduğun/kullanman gereken klavye 104 tuşlu PC klavyesi değil" hissiyatını da yanıma alır denize/güneşe/kuma doğru yelken açarım...
Tags:
Genel
Gezegen
Facebook
,
Comments:
3
Deja Moo: The feeling you've heard this bullshit before.
12 July 07, Thursday @ 22:06
Bir kere ilişkimiz eskisi gibi yürümüyordu ki, her şeyden önce o iyice nazlanmaya, çok daha fazla ilgi istemeye başlamıştı. Durup dururken anlamsız kıskançlıklar, ufak tefek problemler yüzünden çıkan büyük kavgalar, hızıma yetişememe, gereksiz tavırlar, dediğimi yapmamak için özel çabalar, ne olduğu belirsiz ama kadınca ince mesaj kaygıları, ihtiyaçlarıma cevap verememe falan derken canıma tak edeli bayağı bir zaman olmuştu aslında.
Fakat halen çok çekiciydi, ona her baktığımda gördüğüm o ışığı, gerçekten göz kamaştırıcıydı. Nedense ondan kopmaya yeterli cesaretim yoktu ama bu ilişkinin artık bana zarar vermeye başladığını da fark etmiyor değildim. Her gece yattığımda türlü planlar yapıyordum kafamdan. Biran önce yeni birini bulmalı ve yeniden sevmeye çalışmalıydım, acı ama gerçek, alışveriş merkezlerinde/cafelerde falan karşılaştığım diğerleri bir türlü beni cezbedemiyordu, bir şeyleri eksik gibiydi hep. Birinin çok zeki değildi, diğeri ile eğlenemiyordum, kalanların dış görünüşü beni hiç etkilemezken bir sürüsü ise çok yapmacık geliyordu gözüme. Çözüm yoktu sanki, çok sıkılmıştım bu ilişkiden ama aldatmak mesela bir seçenek değildi. Hem aldattığımı falan duysa, aman allahım, herhalde benle ilgili her şeyi bir çırpıda siler atar ve bir daha yüzüme bakmazdı. O zaman ne yapardım ki, çaresiz, tek başıma...
Bir süre daha bu ilişki bu şekilde bir aşağı bir yukarı devam ettikten sonra bir gün aldı beni karşısına, o da anlamış olmalıydı sonunda, "yollarımızı ayırmamız gerekiyor" dedi bana. "Artık senle ben eskisi gibi "biz" değiliz, senin istediklerin/arzuladıklarını ben yapamam, sense benim istediğim o eski çocuk değilsin, değiştin. Beni böyle kabul etmek yerine gün geçtikçe zorluyorsun, yapamayacağımı tahmin ettiğin onlarca şeyi yapmaya zorluyorsun beni ve tahammülsüzsün bir kere. Eskiden ben hazırlanırken saatlerce bekleyen sen beklemekten bile sıkıldın, ben böyleyim ve değişemem/senden de değişmeni isteyemem, iki uygar insan gibi yollarımızı ayıralım, güzel birer anı olarak kalalım birbirimizin hayatında daha fazla yıpratmayalım birbirimizi" dedi. "Bana izin ver ben artık annenin evine geri döneyim, orada yeni bir hayata başlayayım" dedi.
Şaşırmıştım, hatta şok olmuştum, ama doğru kararın bu olduğunu da içten içe biliyordum. Uzun süre beraber yaşadığımız bu ilişkide onu seçtiğim için mutluydum ama aynı zamanda, kendine saygısını hiç kaybetmemişti bir kere, son anına kadar başı dik ve onurluydu.
Bir süre geçti, biz ayrılığa alıştık falan derken bir anda, hiç ummadığım bir anda ben ne olup bittiğini bile anlamadan kendime eski sevgilimden daha ufak tefek ama neredeyse onun kadar alımlı ve güzel, ama kat ve kat hızlı, bir o kadar akıllı, kaprissiz, kıskançlık yapmayan, ihtiyaçlarıma tam olarak cevap verebilen ve en önemlisi beni anlayan yeni bir sevgilim oldu. Halen eski sevgilimin yüzüne baktığımda saçtığı o ışığı arıyor olsam da, biliyorum ki yeni sevgilim ile de en az eskisi kadar mutlu olacağım.
Hayat bazen çok garip...
Tags:
Genel
Gezegen
Facebook
,
Comments:
6
Pardus 2007.2 Caracal caracal
11 July 07, Wednesday @ 23:46
Pardus 2007.2 Caracal caracal sunucularda yerini aldı! Başta KDE 3.5.7 olmak üzere yüzlerce hatanın çözüldüğü, bir sürü yeni özelliğin eklendiği, onlarca yeni paketin depolara girdiği, geniş donanım desteği ve kolay kullanımı sabit olan 2007 sürümünün yeni bakım sürümü bugün duyuruldu.
Listelerdeki heyecan, her geçen gün sayıları artan kullanıcılarımız, gün ve gün aramıza katılan katkıcılarımız ve hepiniz; Çok özelsiniz ve iyi ki varsınız!
Tags:
Genel
Gezegen
Facebook
,
Comments:
0
Sürüm Adayı: 2007.2 RC
22 June 07, Friday @ 23:50
Pardus 2007.2 RC (Sürüm Adayı)16 Mart 2007'da yayınlanan
Pardus 2007.1 Felis chaus için bugüne dek yapılan güncellemeleri/hata düzeltmelerini/yeni paket ve özellikleri içeren sürüm adayı
Pardus 2007.2 RC ve
Pardus 2007.2 Çalışan CD RC dosya sunucularında yerini aldı.
Yeni özellikler, iyileştirmeler ve
KDE 3.5.7 olmak üzere bir çok programın OpenOffice, k3b, X.org, kernel v.b.) en güncel sürümlerini getiren 2007.2 RC sürümünü denemek amaçlı indirmek için;
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2007.2-RC/ ve
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/calisan/2007.2-RC/
adreslerini kullanabilirsiniz.
Son olarak, bu sürümün bir deneme sürümü olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz.
Sürümün kararlı ve olabildiğince hatasız olması için çalıştık, yine de bu sürümü kurar ve denerken lütfen deneme sürümü bir yazılım kullandığınızı unutmayınız. Testlerinizde karşılaştığınız hataları ve iyileştirme isteklerinizi her zamanki gibi hata takip sistemimize (
http://hata.pardus.org.tr ) bekliyoruz.
Daha az problem yaşamanız için CD'leri DAO modunda ve en fazla 16x hızında yazmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.
İyi eğlenceler...
Tags:
Genel
Gezegen
,
Comments:
0
Deneme Sürümü: 2007.2 Beta (Kod Adı: Barış)
12 June 07, Tuesday @ 23:48
Bu
deneme sürümü değerli geliştiricimiz/dostumuz
Barış Metin 'e adanmıştır...
16 Mart 2007'da yayınlanan Pardus 2007.1 Felis chaus için bugüne dek yapılan güncellemeleri/hata düzeltmelerini içeren ara sürüm hazırlıkları kapsamında ilk
deneme sürümü olan
2007.2 Beta (Kod Adı: Barış) yayınlandı.
Yeni özellikler, iyileştirmeler ve KDE 3.5.7 olmak üzere bir çok programın (OpenOffice, k3b, kernel v.s. v.s) en güncel sürümlerini getiren
2007.2 Beta (Kod Adı: Barış)'yı denemek amaçlı indirmek için
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2007.2_Beta/ adresini kullanabilirsiniz.
Son olarak, bu sürümün bir deneme sürümü olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz :
Sürümün kararlı ve olabildiğince hatasız olması için çalıştık, yine de bu sürümü kurar ve denerken lütfen
deneme sürümü bir yazılım kullandığınızı unutmayınız. Testlerinizde karşılaştığınız hataları ve iyileştirme isteklerinizi her zamanki gibi hata takip sistemimize (
http://hata.pardus.org.tr ) bekliyoruz.
Daha az problem yaşamanız için CD'leri DAO modunda ve en fazla 16x hızında yazmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz.
Tags:
Genel
Gezegen
Facebook
,
Comments:
2