314 result(s) in 32 page(s)
Previous Page  - 4 / 32Next Page
Yangına körükle gitmek... 04 April 07, Wednesday @ 18:19

İstanbul acayip bir şehir, bir sürü acayip insan, bir sürü acayip şey yapıyor yaşamak için. Bende acayip bir adamım. Bu ikili birleşince ortaya bir sürü acayipliğin çıkmasına da artık şaşırmıyorum ya da şaşırmama şaşırıyorum diyelim.

Çenemin yaylarının doğum sonrası ilk nanosaniye itibari ile normal insanlardan hallice gevşek olması sebebi ile her taksiye bindiğimde içimdeki acayip taksici abi/amca ile konuşmam gerektiğini sanki devamlı kulağıma fısıldıyor ve ben önlenemez şekilde taksici abi/amca ile konuşmaya başlıyorum. Bundan pek de memnunum aslında, bir daha büyük ihtimal ile hiç görmeyeceğim bir insan ile tanışmış, belli konularda fikirlerini dinlemiş, bazen eğlenmiş bazen sinirlenmiş olarak iniyorum her bindiğim taksiden. Bazen o taksici abi/amca üzerimde o kadar büyük etki bırakıyor ki zaman zaman hatırlamak ihtiyacı duyuyorum falan (mesela Meren'in gelişini kutlamak için Asithane'ye giderken bindiğimiz taksici amcanın yolda durup bize muz alması, arkasından da türlü acayip bilmeceler sorarak her bildiğimiz soru için taksimetre ücretinden indirim yapması gibi)

Fakat bugün olan daha önce olmamıştı.  Ulusoy firmasından aldığım otobüs biletini açığa almak için bindiğim takside daha nereye gideceğimi söyleyeme fırsat bırakmadan şu diyaloglar gelişti.

Taksici abi: Merhaba, bir koku alıyor musunuz?

Ben: Hayır, nasıl bir koku almalıyım? (Tam bu noktada aklımdan Olasılıksız isimli kitaptaki hikaye geldi, Caine birşeyler olmadan önce acayip kokular duyuyordu, korktum :P)

Taksici abi: Nereye gideceğiz? 

Ben: Kadıköy/Rıhtım. Ulusoy önünde birkaç dakika bekleteceğim sizi

Bu diyalog sonrası ben ne kokmalıydı acaba diye düşünürken Acıbadem caddesine çıkmamızdan 30 saniye sonra sorularıma cevap buldum. Ön kaputun altından bir anda çıkan yoğun duman sonrası kokuyu ben değil yandan geçen arabalarda almış olmalıydı. Doğal olarak araba sağa çekildi ve inilip kaput açıldı. Yoğun duman dağıldıktan sonra gördükki sağda bulunan sigorta kutusu yanmış/erişmiş, alevler motorun diğer bölümlerindeki plastik aksamlara sıçramış ve yanmaya devam ediyordu.

Taksici abi motorun ailesi ile ilgili birkaç vecazda bulunduktan sonra bagaja doğru koşup bir şişe su alıp gelirken

Ben: Abi napıyorsun, bu alev su ile sönmez daha da büyür! Yok mu yangın söndürücün?

Taksici abi: Var ama eskidir, bilmiyorum

Ben: Yangına körükle gidilmez abicim

Taksici abi: Ne?

Ben: Hadi abi, hadi, tüpü çıkar...

diyaloğu ve arkasından neredeyse boyaları kazınmış yangın söndürme tüpü ile uğraşlardan sonra kurumaya yüz tutmuş birazcık köpük neyse ki durumu çok büyümeden kontrol altına almayı becerdi. Taksici abi Ümraniye'de bulunan servisi arayıp çekici araç istedi, bense bu noktadan sonra Kadıköy'e yürümenin daha olduğuna karar verdim.

Şimdi bu olanlara şaşırdığıma mı şaşırayım? 



Tags: Genel  Gezegen  Facebook   ,  Comments: 0
Beni benden alan yorumlar... 30 March 07, Friday @ 23:53

Slashdot okurken şu habere yapılan şu  değerli yorumlar beni benden aldı, paylaşayım istedim...

by badfish99 (826052) on Friday March 30, @02:16PM (#18546613)

As a mathematician, I'm always surprised by people who think that 4 and 4.0 should not be equal.

by zappepcs (820751) on Friday March 30, @02:21PM (#18546729)

As a mathematician, I'm always surprised by people who think that 4 and 4.0 should not be equal.

Well, one is just a number, the other is the SP version identifier that tells you when its safe to upgrade to a new version of windows.

by rootofevil (188401) on Friday March 30, @02:22PM (#18546733)

As a programmer, I'm always surprised by mathematicians who think that 4 and 4.0 should be equal.

by IMarvinTPA (104941) on Friday March 30, @02:33PM (#18546921)

As a programmer, I'm amused by both.

4 and 4.0 are equal by value but not in precision. 4 has one significant digit, while 4.0 has two. This is important because multiplying it by 1200 (which has two significant digits), yields two scientifically different answers. 4*1200 yields 5000 (5 x 10^3) while 4.0*1200 yields 4800 (4.8 x 10^3).

So, in the end, it depends, just like everything else.
by zippthorne (748122) on Friday March 30, @02:56PM (#18547315)

As an engineer, I'm also amused.

4.0 is definitely a 2 sig dig number, but 4 could be 1 sig dig or it could be "exact." You wouldn't say the 2 in 2*pi*r is only one significant digit, would you? Of course not, it would render any precision in pi or r meaningless.

Also, 1200 could have 2, 4, or be exact depending on the context. It's best to always use a notation that includes the fraction mark for non-exact quantities.
 

by twistedsymphony (956982) on Friday March 30, @03:51PM (#18548161)

Heh, thank you. As an engineer I was also going to make this point, I'm glad I'm not the only one who realizes that the number of 0s after a decimal carries with it some hefty implications in the manufacturing and engineering realm. Working for a bearing manufacturer I can tell you that the difference between a part with a diameter of 4.00cm and a part with a diameter of 4.00000cm is a few hundred dollars.



Tags: Genel  Gezegen   ,  Comments: 4
Pek değerli kullanıcı 12 March 07, Monday @ 19:36

Üzülerek belirtmek istiyorum ki soruların için kişisel e-posta atarak, cevap vermeyince bir daha atarak, arkasından Jabber'dan beni listene ekleyip gündüz/gece demeden ardı arkasına mesaj atarak bir yere varamayacaksın.

Hele hele "Sorunuzu lütfen daha açıklayıcı olarak, uyguladığınız adımlar ve çıkan problemleri de belirterek pardus-kullancilari e-posta listesine sorun, böylece bu sorunla ilerde karşılaşma olasılığı olan biri de liste arşivlerinden yararlanarak kendi sorununu çözebilir. Hem o listeyi okuyan binlerce kullanıcıdan biri sorunuzun doğru çözümünü hızla size ulaştırabilri. Eğer pardus-kullanacilari e-posta listesinden tatmin edici yardımı alamazsanız http://liste.linux.org.tr adresinde Türkiye Linux Kullanıcılar Derneği e-posta listelerine üye olarak oraya sormayı da deneyebilirsiniz." gibi gayet normal bir cevap aldığında bu içeriğe cevap olarak "Bende seni bir halt biliyor sanmıştım, win'in gözünü seveyim" yazacak özgüven ve ruh hali bozukluğuna sahipsen.

Öncelikle ben sandığın kadar acayip bir adam değilim, eğer dışardan öyle görünüyorsam hemen düzelteyim, ben de herşeyi bilmiyorum.

Ayrıca sen sorununu bile anlatamazken mistik güçlerimle durumu analiz edip sana doğru çözümü veremem ki. Veya benim de kendime has dertlerim var , ben bunları sana yazıyor muyum? Ya da nedir bu kendine müslümanlık durumu? Diğer canlılardan ne özelliğin var ki cevap vermeyince kılıcı çekip savaş alanına iniyorsun? Anlattığın sorunu Google denilen yüzyılın icadına yazmayı denedin mi? Denedin de nasıl sonuç alamadım, sen yazınca bende denedim ve ilk sayfada gelen en az 5 URL tam olarak bu sorunun çözümünü anlatıyordu. Okumaya mı üşendin? Üşendiysen ben mi okuyup özet çıkartmalıyım sana? Senin Microsoft firmasının güzel bir ürünü olan Windows işletim sistemi kullanıp kullanmamandan bana ne? Ya da kaba tabirle senin Pardus kullanıp kullanmaman sence benim için bir sorun mu? Sen kendi özgürlüğünü bırakıp, güvenliğini bırakıp, beraber birşeyler yapabilme zevkini bir kenara bırakıp neydüü belirsiz sistemler kullanacaksan veya onlar ile mutluysan hayatta sana mutluluklar dilerim, benim o noktada değiştirebileceğim birşey yok ne yazık ki!..

Pek değerli kullanıcı, evet hayatında ilk defa Linux işletim sistemi ile karşılaştığında afallaman doğal, bir sürü sorun yaşaman da doğal ama sağa sola çatmadan önce bir dur ve düşün. Senelerdir kullandığın sistemdeki virüs derdinden/spware temizliyecilerden/haftada bir bilgisayarı yeniden kurma sürecinden/o işletim sistemi için CD CD dağıtılan sürücüleri kurup sistemi çalıştırmaya çalışmaktan/lisanslı kullanıyorsan kendisin ~100$ ofisine ~200$ vermekten/lisanssız kullanıyorsan hırsızlık yapmaktan pek mi mutluydun? Orada hiç sorun yaşamıyor muydun? O zaman kime soruyordun? Kim yardım ediyordu sana? Hayatında hiç mesela bir Microsoft mühendisine e-posta atıp soru sordun mu? Cevap vermeyince mesela ne yaptın? Kimden destek aldın senelerdir/kim çözdü dertlerini?

Oysa yapman gereken o kadar basit ki, bir kere artık Linux dağıtımları gayet modern (hele hele Pardus) (evet bazı evrensel saçmalıklar var ama napalım o noktada sırtımızı darwin'e dayadık), bir sürü kullananı/kullandıranı/e-posta listesi/forumu/internette milyonlarca kaynağı mevcut. Biraz araştırma isteği, birazcık okuma alışkanlığı (ki bunlar her daim bünyeye yarar şeyler), derdini doğru tarif edebilme ile birleşince ortaya çıkacak sonuçlara sen bile inanamayacaksın.

Özgür yazılımların tadını çıkartmaya başladıktan sonra daha da içinde olmak isteyeceksin, önce hata gireceksin, sonra hata çözeceksin ve bu süreç senelerdir işlediği gibi işlemeye devam edecek, özgürce...

Saygılar



Tags: Genel  Gezegen   ,  Comments: 5
Everybody loves Raymond! 21 February 07, Wednesday @ 16:43

Faik'in bugün attığı bir e-posta ile çok gerekli olmayan insan ESR'nin artık fedora kullanmaktan vazgeçtiğini hayli hüzünlü bir şekilde öğrendik. Attığı e-posta, her zamanki gibi buram buram provokatörlük koksa, ve gene dünyanın büyük bir kısmının "eeee bize ne?" demesine yol açsa da İsmail'in şu yorumunu paylaşmadan geçemeyeceğim;

Gönderen: Ismail Dönmez <ismail _at_ pardus.org.tr>  (TUBITAK/UEKAE)
...

Tarih: 21-02-2007 15:37
...


On Wednesday 21 February 2007 15:32:39 Faik Uygur wrote:
> CC:
> lwn_at_lwn.net, editors_at_newsforge.com, sjvn_at_vna1.com, editors_at_linuxtoday.com

Eh.... paparazzi_at_startv.com eksik kalmış bi.

--
FFmpeg doxy @ http://cekirdek.pardus.org.tr/~ismail/ffmpeg-docs

Haa bu arada dinleyecek bir şeyler arıyorsanız Köprüler / İki Dünya'yı pas geçmeyin derim.



Tags: Genel  Gezegen 
Hojgeldin Mehmet, Yihuu! 20 February 07, Tuesday @ 15:54

Pek sayın Mehmet Dündar Akın daha önce UEKAE içindeki diğer projelerde görev alması sebebi ile haftada sadece 1 gününü ayırabildiği Pardus'a, bugünden itibaren, tüm zamanını ayıracak.  Kendisine tekrar hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz demeyi bir borç bilirim :P

Tags: Genel  Gezegen   ,  Comments: 3
Lezisss Pardus 20 February 07, Tuesday @ 14:21

Meren'in attığı bir e-posta ile gördüğüm bu galeriyi ivedilikle gezmenizi tavsiye ediyorum, gerçekten çok leziz çalışmalar var :)

My_Love_by_h2okerim.png 



Tags: Genel  Gezegen   ,  Comments: 0
Sizde mi derleyemediklerimizdensiniz? 09 February 07, Friday @ 16:04

Derleyiciler bilgisayar bilimlerinin herhalde en karışık/teorik ama üzerinde çalışması en zevkli/karışık konularından biridir. Kafası biraz çalışan her bilgisayar mühendisliği öğrencisinin mezun olmadan edindiği hayallerinden biri heralde bir dil ve o dil için bir derleyici yazmaktır, aynı IT sektöründe çalışan büyük çoğunluğun bir zaman sonra Kaş'a yerleşip salatalık yetiştirmek istemesi ya da her mühendisin bir gün danışmanlık şirketi açıp zengin olmak hayali ile yaşaması gibi.

Derleyicilerin bu kadar teknik ve karışık olmalarının en büyük sebebi bilgisayar bilimlerinde aklınıza gelebilecek neredeyse her türlü konsepti barındırmalarıdır. Düşünsenize en kaba hali ile kodu alacak, anlayacak, sentatik olarak doğruluğunu ispatlayacak, bir amaç için (hızlı çalışmak, az güç tüketimi, işlemci ailesine özelleştirmek v.s gib) optimize edecek, çalıştığı işlemci için özel süreçleri işletecek, ortaya, linkleme işlemlerini yapacak ya da yaptıracak, ortaya insan tarafından anlaşılır bir şeyi alıp makina tarafından anlaşılacak bir hale getirecek. Bunları yaparken yüzlerce farklı algoritma ve yaklaşım uygulayacak ve NP-Complete bir problem olan kod optimizasyonunu en optimum şekilde gerçeklemek için çalışacak.

Bu vizyona sahip olmayan biri için ise arkada olanların karışıklığının, mükemmeliğinin, büyüleyiciliğinin hiçbir önemi olmadan sadece program yaratan program olarak kalacak derleyici, üzücü bir hayat hikayesi...

Başka açıdan baktığımızda ise ne kadar şanslıyız aslında, derleyici alemlerinin kralına, GCC ailesine, ev sahipliği yapıyor, onu ya da ortaya çıkardığı güzellikleri her gün, her saniye kullanıyoruz. İstediğimiz an neler yapıyor acaba diye kaynak kodlarının içinde kayboluyor, binlerce döküman bulabiliyor/okuyabiliyor/deneyebiliyor ve genel kültürümüzü genişleyebiliyoruz.

Fakat bunları yapmak yerine işkembeden atmak istesek, konu hakkında tek fikrimiz yokken birşeyler biliyormuş gibi görünmek istesek neler olurdu acaba? Mesela hiç Redhat'in bir yerlerde gizli geliştirilen, kimsenin bilmediği bir GCC sakladığını ve dağıtımındaki paketleri bu derleyiciyi kullanarak hızlandırdığını ama kendi paketleri arasında dağııtığı GCC'yi kullanmadığını düşündünüz mü?

Bu kadar ince düşünmenizi engellemeye yardımcı olmak amacıyla Emre Sevinçlik yapıp bu girdimin sağını solunu linkler ile dolduracağım;

Öncelikle sizi derleyiciler ne türlü optimizasyonlar yapabiliyor isimli nefis makele ile başbaşa bırakacağım, buradaki her alt başlığı da okuyarak gerçekten fikir sahibi olduğunuzu düşündükten hemen sonra GCC özelinde neler yapabileceğinizi görmeniz için buraya alacağım sizi, arkasından linkerların dünyası ile tanışmanızı tavsiye edeceğim, onuda okuduğunuza inandıktan sonra mesela bintuils özelinde bu aralar nelerin yapılabildiğini anlatan bir makele için sizi oturduğunuz yerden kaldırıp şuraya doğru eşlik edeceğim.

Bunları okuduktan ve anladıktan sonra eğer halen "Top Secret GCC" hakkındaki yorumlarınız değişmedi ise sizi kendinizle başbaşa bırakacağım, ama yok konular ilginizi çekti ise ivedelikle bu kitabı satın almanızı ve Finite Automata ile başlayıp, veri yapıları, teoremler, analiz yöntemleri v.s ile devam eden halen ders çalışır gibi insanın eline kağıt kalem alıp sınava hazırlanırmış gibi takip ettiği acayip bir dünyaya girmenizi tavsiye edeceğim.

Dedim ya derleyicinin hikayesi acılı/hüzünlü bir hayat hikayesi diye...



Tags: Genel  Gezegen 
Pardus Geliştirici Toplantısı 2007 05 February 07, Monday @ 20:16

Pardus geliştiricileri dün TÜBİTAK - Marmara Araştırma Merkezi içinde bulunan TÜSSİDE isimli güzide mekanda buluşarak bir tanışma toplantısı düzenlediler.

Toplantının amacı teknik konuların tartışılmasından öte tanışma ve yakın gelecek ile ilgili planların konuşulması olmasına rağmen tüm gün boyunca gayet eğlendik, tanıştık, tartıştık...
 

geliştiriciler

Diğer fotoğraflar için buraya... 



Tags: Genel  Gezegen 
İyiki Doğdun Sakallı... 16 January 07, Tuesday @ 20:00

Parçası olmaktan gurur duyduğum Sakallı's Seven ekibinin başı, biricik sevgili insan, FCH'ın F'si , pek sevgili kuzenim, şen insan ve en önemlisi "Byteların, dakikaların, metrelerin ve watt'ın değerini bilen" Doruk Fişek'e nice nice yıllar dilerim, her birşey gönlünce/istediğin gibi olsun, yeni yeni görevlerde buluşmak dileği ile...



Tags: Genel 
Xen, systemtap ve Guild Wars 13 January 07, Saturday @ 20:19

Xen-3.0.4.1, 4 gün kadar önce duyuruldu ve tabiki Pardus depolarında yerini aldı. Yeni sürümde gelişmiş SMP desteği, linux ve windows hostlar için ACPI desteği, kexec/kdump desteği, framebuffer desteği gibi önemli özellikler var. Virtualization güzel şey, hele yeni bir toolchain'i sisteminizi bozmadan denemek/test etmek istiyorsanız :)

Ne kadar paranızın olduğunun önemi olmadan, hatta çok paranız olsa bile sahip olamayacağınız o kadar harika araçlar/insalar/projeler varki bu dünyada insan gerçekten yaşadığı/bunların bir parçası olduğu için seviniyor, özgür yazılımların güzelliği bu olsa gerek yoksa örneğin bu tadı yakalamak ve o anı yaşamak yerine boş boş konuşmak daha kolay olsa gerek.

Guild Wars: NightFall ise yeni takıntım, cedega'nın resmi olarak desteklediği bu oyunu yüzbinlerce kişi ile beraber oynamak gerçekten zevkli.

Haa bu arada, çok paranız varsa nouveau sürücüsünün yazılması için ya da Ardour projesinin sona ermemesi için kullanabilirsiniz, böylece aldığınız nefes boşuna yanmamış olur...



Tags: Genel  Gezegen  Virtualization 
Previous Page  - 4 / 32Next Page