İDCCVTOYGAWUKİUEHY*

TİB, Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hazırlar, 21. yüzyıla yakışır bir şekilde, İnternet üzerinden başvuru imkanı sunar...

Web programlama meraklıları için bir süpriz yumurta ile...

(Farketmeyenler için ipucu: CAPTCHA)

* İnsanlar Dışındaki Canlı/Cansız Varlıklar Tarafından Okunamayan Yazıların Güvenlik Amacıyla Web Uygulamalarında Kullanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çıkarsalardı, güzel olmaz mıydı?

Sonradan eklenen not: Bahsi geçen yasa ile ilgili bir yazı yazacağım, ama önce avukatımla konuşmalıyım.

Comments: 11

Artık Dayanamıyorum Sevgili Leyla...

O kadar alıştım ki ADSL bağlantısının saatlerce gidip gelmemesine, teknik destek için dakikalarca telefonda sıra beklemeye, arıza bildirdikten saatler sonra bile düzeltilmemesine, bu sefer "arıza bildirme" adımını atladım ve "bekleme" kısmına geçtim doğrudan...

Alışık olduğum kadar hazırlıklıyım da internetsiz kalmaya. Okumak istediğim belgeler ve henüz izlemediğim diziler bir kenarda beklemektedi, ve layık oldukları ilgiyi göstermek için yeterince vaktim vardı. Her ne kadar, aklım saatlerdir almadığım e-postalarda olsa da, Telekom'a olan tek taraflı duygularımı bir kenara bırakıp, yapmam gerekeni yapmalıydım...

Bir zaman sonra, izlediğim dizinin etkisiyle, Telekom'a haklsızlık ediyor olabileceğimi düşünerek telefona sarıldım. "1'e basın, 2'ye basın, ..." işkencesinin ardından 10 haneli "bu nasıl hizmet" numaramı girdim ve o an farkettim ki, ADSL modemin 4 ışığı da yanmaktaydı, yani internetsiz geçen saatlerim nihayet sona ermişti. Evet, belki de arıza bildirimi için telefon etmek gerçekten önemliydi. Belki de, ADSL destek hattında, telefon beklerken örgü ören teyzeler yerine, daha telefon bağlanırken "hatır sormayacaklarına göre kesin arıza vardır" diyen robotlar işe alınmıştı ve arızam, ben cızırtılı Vivaldi/Beethoven/Bach eserleri dinlerken çözülüyordu!

İçimdeki Telekom duyguları şekil değiştirirken, ve ıslıkla Vivaldi çalmaya devam ederken kapadım telefonu. Bilgisayara doğru bir hamle yaparken, dur, o da ne? İnternet yine gitti. İşte o an, patron bakarken çalışan, bakmazken keyif sürmeye devam eden işçi modeli canlandı beynimde. Ben ararken sorunu çözen TTNet robotları gerçekten vardı da, biraz fazla mı gelişmişti yoksa? Biraz bekledikten ve kendime geldikten sonra, tekrar başladım cızırtılı müzik karavanasına (ziyafet oluyor da karavana neden olmasın?). Derken, robot teorimin doğru olabileceğine inanmamı sağlayan birşey oldu ve ADSL modemimin 4 ışığının tekrar yandığını gördüm. Bu sefer, telefonu kapatmadan bilgisayarıma gittim ve e-postalarımı almaya başladım.

Telefonu kapamamla internet de gitti, odada duyulan cızırtılı "şey" de... 2 kere 10'ar dakika arıza bildirimi için sıra beklerken, devam ettim e-postalarımı okumaya ve başladım bu blog girdisini yazmaya. Şu an ahize bir kenarda, telefondan uzak durmakta. "Ahizeyi yerine koymayı unuttun" sinyalinin sıkılıp susmaya karar vermesinin üzerinden yarım saat geçti. "Ev telefonundan ulaşamayan cepten ulaşır" düşüncesi ile (iki kişi öyle yaptı şimdiye kadar) internetsiz geçen saatlerimin acısını çıkarıyorum, mutluyum, huzurluyum. Ahize açıkken bağlanan, kapalıyken bağlanmayan bir ADSL hattım var, ne güzel... Telekom'un 2008 süprizi bu olsa gerek...

Bu blog girdisinin ardından, ADSL modemime Leyla ismini koymaya karar vermiş bulunuyorum. Tıpkı ofisteki Samsung yazıcıya "Ziya", Jabber sözlük botumuza Cabbar, KMail'e Kamil ismini koyduğumuz gibi. O da hakediyor bir isme sahip olmayı, hayatımızın bu kadar içindeyken, bir ev dolusu insan günde onlarca kez "acaba bugün ne giymiş" dercesine ona bakarken...

Yorumlar sonrası gelen ek: Sorunun kablolamadan ve/veya splitterdan kaynaklanabileceği konusunda beni uyaran herkese teşekkürler. "Microsoft Samba'cılara döküman yollamış, bunu gezegende ne zaman duyuracaksınız?" ve "proje isimleri neden İngilizce?" (evet, hâlâ bu soruyu soranlar var) sorularını ADSL ile ilgili bu blog girdisine yorum olarak girme becerisine sahip yaşam formuna selamlar. Yorumu onaylamadığım için okuyamayacaksınız; birşey kaybetmediniz, endişeleriniz yersiz..

Comments: 7

Coming Soon: Pardus 2008

Pardus 2008 comes with lots of new features, each feature deserves to be blogged seperately, this one is about our configuration manager COMAR...

(R)evolutions in FreeDesktop world effected Pardus, like many other distributions. Among all Pardus projects, COMAR was most effected one, probably. The RPC protocol used for service, process and client communication in 1.* releases replaced with DBus, and access control job transferred to PolicyKit.

D-Bus is a message bus system, a simple way for applications to talk to one another. In addition to interprocess communication, D-Bus helps coordinate process lifecycle; it makes it simple and reliable to code a "single instance" application or daemon, and to launch applications and daemons on demand when their services are needed.
PolicyKit is an application-level toolkit for defining and handling the policy that allows unprivileged processes to speak to privileged processes: It is a framework for centralizing the decision making process with respect to granting access to privileged operations for unprivileged applications. PolicyKit is specifically targeting applications in rich desktop environments on multi-user UNIX-like operating systems. It does not imply or rely on any exotic kernel features.

You can see User-Manager (which uses DBus to communicate COMAR) using PolicyKit to obtain authorization through authentication.

Comments: 4

2008 Yaklaşırken

Pardus 2008 birçok yenilik ile birlikte geliyor, her biri ayrı bir blog girdisi olmayı hakediyor, bu blog girdisi yapılandırma yöneticimiz ÇOMAR için...

Özgür Masaüstü (FreeDesktop) dünyasındaki gelişmeler, diğer dağıtımları olduğu gibi Pardus'u da etkiledi. Bu gelişmelerden belki de en çok etkilenen ÇOMAR oldu. 1.* sürümlerinde servis, süreç ve istemci iletişimi için kullandığı RPC protokolünü bir kenara bırakan ve DBus kullanmaya başlayan yapılandırma yöneticisi, erişim denetimini de PolicyKit'e bıraktı.

Aşağıdaki videoda ÇOMAR ile DBus üzerinden iletişim kuran Kullanıcı Yöneticisi'nin, PolicyKit kullanarak kimlik doğrulama yoluyla yetkilendirme (authorization through authentication) yaptığını görebilirsiniz.

Dileyen deneyimli kullanıcılar (ki onlar kodları nerede bulacaklarını ve nasıl derlemeleri/kurmaları gerektiğini bilirler) yeni ÇOMAR'ı ve arayüzleri yakından inceleyebilir. Biliyorsunuz, kodlarımız açık, Kasım 2004'ten beri...

Comments: 1

Content Aware Image Resizing

Bir resmi yeniden boyutlandırırken, resmin belirli bölümlerinin oranlarının korunmasını ya da bazı bölümlerinin otomatik olarak resimden çıkarılmasını istediğiniz oldu mu? Ya da, web tarayıcınızın penceresini yeniden boyutlandırırken resimler de paragraflar gibi otomatik olarak, içeriği bozulmadan, yeniden boyutlandırılsa dediniz mi?

Content Aware Image Resizing

Anlaşılıyor ki, birileri istemiş ve yapmış, hatta GIMP için açık kaynak kodlu bir eklenti bile yazılmış. Bitirme tezi olarak Flash'lı web sayfası hazırlayanlara selam olsun...

Tanıtım videosu

GIMP eklentisini kurmak için: pisi build http://svn.pardus.org.tr/pardus/playground/bahadir/gimp-lqr-plugin/pspec.xml && pisi install gimp-*.pisi

Not: GIMP eklentisi, Katman menüsündeki Liquid Rescale ile çalıştırılabilir.

Comments: 4

import that

Güzel, çirkinden
Açık, kapalıdan
Sade, alengirliden,
Alengirli, karmaşıktan
Düz, dallanmıştan
Seyrek, yoğundan iyidir.

Okunabilirlik önemlidir.
Hiçbir özel durum, kuralları bozacak kadar özel değildir.
Yine de pratik olmak, sadeliğin önündedir.

Hatalar, sessizce atlanmamalıdır,
Atlandığı açık bir şekilde belirtilmediği sürece.

Belirsizlik varsa, tahmin edilmeye çalışılmamalıdır.
Bir yol muhtemelen vardır, muhtemelen bir yol vardır.
(Ninja değilseniz, yol ilk bakışta belirgin olmayabilir.)

"Şimdi", "asla"dan iyi olsa da,
"Asla", "hemen şimdi"den daha iyidir.

Nasıl gerçekleneceği zor anlatılan her fikir kötüdür.
Kolayca anlatılanlar iyi olabilir.
Python kullanmak harika bir fikirdir.

Comments: 0

ÇOMAR'ı an, modeli hazırla...

Yavaş yavaş bir çok işi ÇOMAR'a devrediyoruz demiştim, bu konu ile ilgili eylemlerimiz devam sürüyor. Geçtiğimiz hafta, bir işi daha ÇOMAR'a yaptırmak için kolları sıvadık ve çekirdek modüllerinin yönetimi için kullanılacak ÇOMAR bacağını kodlamaya başladık. İşimiz bittiğinde, çekirdek modüllerinin yüklenmesi, kaldırılması, kara listeye ya da otomatik yükleme listesine alınması gibi işler ÇOMAR üzerinden yapılabilecek. Bu da, kullanıcıların "modül yüklemek", "modülü otomatik yükleme listesine almak" gibi kendi görev alanının dışında kavramlarla karşılaşmasını engelleyecek. Misal, VirtualBox uygulamasını kullanmak isteyen kullanıcının, "yetkili" kullanıcı hesabına geçip vboxdrv modülünü yükleme gibi bir ihtiyacı olmayacak. VirtualBox'ı çalıştıran kısayolun, bu işi ÇOMAR'a bildirmesi yetecek.

Her model gibi, bu model de, modelin sunduğu görevleri yerine getirecek bir arayüzün yazılmasını kolaylaştıracak. Ve, arayüz programcısının, ÇOMAR'ın sunduğu API dışında bir sistem bileşeni ile etkileşime girmesi (modül ayarlarının bulunduğu dosyaların yeri, otomatik yükleme listesinin yeri, modüllerin nasıl yükleneceği gibi -yine kendi görev alanının dışındaki- konular ile meşgul olması) gerekmeyecek.

Arkası yarın...

Comments: 0

Boot.Loader

ÇOMAR sistem modelleri arasına bir model daha eklendi: Boot.Loader. Bu sistem modeli, adından da anlaşılacağı gibi, önyükleyici (grub) ayarlarından sorumlu. Bu hafta test deposuna girmesi beklenen bu model ve bu modelin tanımladığı görevi yerine getiren (Grub paketinden çıkan) Boot.Loader betiği sayesinde, bir iş daha -olması gerektiği gibi- ÇOMAR'a devredilecek.

Bu işin ÇOMAR'a devredilmesi ile, çekirdek güncellemeleri sonrasında kullanılan update-grub betiğinin yetersiz kaldığı durumlar ortadan kalkacak, önyükleyici ayarlarını değiştirmek isteyen bir kullanıcının yönetici modunda çalışması ve önyükleyici ayar dosyasının formatı ile ilgili kafa yorması gereklemeyecek. Kısacası, bir sorun daha ortadan kalkacak:

"Çeşitli uygulamalar bir sistem içinde bir araya getirildiklerinde, birbirleriyle uyumlu çalışabilmeleri için ayarlanmaları gerekmektedir. Kurulan bir uygulamanın masaüstü menüsüne eklenmesi, açabildiği dosya tiplerini sisteme bildirmesi, yeni kurulan bir spam (istenmeyen eposta) filtreleyicinin mevcut eposta sunucusuna bağlanması gibi çok sayıda entegrasyon işlemi bulunmaktadır. Kullanıcı, bu ayarları yapabilmek için, kendi yapmak istediği işin dışındaki teknik konularda bilgi kazanmak zorunda kalmakta ve zaman kaybetmektedir." -- ÇOMAR Mimarisi

Ve, aşağıdaki gibi bir uygulamanın yazılması mümkün olacak:

Bootloader Manager v0.0.0

Eylemlerimiz sürecek, izlemeye devam edin.

Comments: 0

iPhone

Tahammül kalmadı artık, sakın geç kalma, erken gel... Bu akşam gün batarken gel.

Mümkünse hediye olarak gel.

Comments: 0

İstanbul

istanbul

Ben anlatmayayım be İstanbul seni
Sen kendin anlat
Galata Köprünü anlat
İrili ufaklı canlı kanlı balık tutanları
Karanlık köşelerinde büzülüp yatanları anlat
Öte yakanı beri yakanı
Yakasına kırmızı gül takanı
Tarihin koynunda yatanı anlat

(Fotoğraf: Bülent Dönmez, Şiir: Nuh Keniş)

Comments: 0

ms-compatiability.patch

Novell uyum çalışmalarına başlar...

--- kernel/panic.c.orig 2006-11-03 17:50:18.000000000 +0200
+++ kernel/panic.c      2006-11-03 17:51:22.000000000 +0200
@@ -77,6 +77,7 @@
    va_start(args, fmt);
    vsnprintf(buf, sizeof(buf), fmt, args);
    va_end(args);
+   setBackground(0, 0, 1.0);
    printk(KERN_EMERG "Kernel panic - not syncing: %s\n",buf);
    bust_spinlocks(0);
Comments: 0

Django'lu oldum

Django'lu blog uygulamamız burada.

Django 0.95 için Türkçe dil paketi ve düzeltmeler burada.

Getsuga tenshō!

Comments: 0
12 result(s) in 1 page(s)
Previous Page  - 1 / 1 -  Next Page